Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12933 E. 2025/7719 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12933
Karar No
2025/7719
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/66 E., 2023/304 K. Mahkemenin yeksizlik kararı Yargıtay 17. (Kapıtılan) Hukuk dairesinin 20.02.2014 Tarih 2014/538 -2118 Esas ve Karar sayılı kararı ile bozulması sonrasında yapılan yargılama sonucunda davanın reddine ilişkin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ..., ... ve ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçluların alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı ipotek borcunu da ödemek suretiyle satın aldığını, diğer davalıya ait olan taşınmazın 1/2 kısmının ... Bankasına olan 6 adet kredi borcu olmak üzere 6.300,00 USD olmak üzere toplam 37.800,00 USD'nin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin toplam olarak 344.800,00 USD dolarını ipoteğin fekki için ödeme yaptığını, taşınmazın gerçek değeri arasında bir nispetsizlik bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafından belirtmiş olduğu diğer şirketler ve isimler ile ilgili olarak hiçbir bağlantısı ve ortaklığı da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ..., ... ve ...'ya yapılan devrin gerçek bir satış olup satış bedelinin düşük olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. 3.Dahili davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; murisleri ...'nın dava konusu gayrimenkulün bedelini ödeyerek satın aldığını beyan ederek, davanın reddine, talep etmiştir. 4.Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/725 Esas, 2015/1060 Karar sayılı 11.11.2015 tarihli kararı ile ...'ın mirasını kayıtsız şartsız olarak reddettiğini, bu sebeple davaya davalı taraf olarak dahil edilmesi konusunda verilen kararın kaldırılması gerektiğini, reddi miras nedeniyle dosyada taraf sıfatının bulunmadığını belirterek taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen satışlarda ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı, satışların mal kaçırma amacı ile yapıldığının ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazların düşük bedeller ile satıldığını, borçluların hesap kat tarihlerinden hemen sonra devirlerin gerçekleştiğini, bunun mal kaçırma amacı ile yapıldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2.Bu tür davalarda, hakim İİK'nın 278-279 ve 280.madde koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini resen araştırır, taleple bağlı değildir. Somut olayda davalı borçlu ...'in ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain, 9 pafta, 2707 parselde kayıtlı, 654 m² betonarme bina ve arsa vasıflı taşınmazını 1/2 hissesini 01.10.2011 tarihinde 290.000,00 TL bedelle davalı ...'a satmış o da 20.07.2012 tarihinde davalı ...'na satmıştır. Bilirkişi taşınmazın satış tarihindeki değerini 750.803,00 TL olarak belirlemiştir. Davalı ...'un yaptığı ödemeler dikkate alındığında ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı sabittir. Ancak 15.09.2017 tarihli oturumda davalı tanığı olarak dinlenilen ...yeminli ifadesinde "... ben ... tanıyorum. ...den dolayı tanırım. 18-19 senelik arkadaşım olan ... ile birol 2011 civarında sanıyorum, yurt işine ortak olarak girdiler. Bu gayrimenkulü yarı yarıya aldılar. Daha sonra birolun işleri kötü gitmeye başlayınca borca batık duruma düşünce 1/2 hissesini satmak istedi. Bunun üzerine ... da yarısı kendisinin olduğu için parasını ödeyerek geriye kalan hisseyi aldı. Kaça aldığını bilmiyorum. Parayı ne şekilde ödediğini bilmiyorum. Daha soonra da burayı başka birine sattığnı biliyorum. Tek başına yurdu işletemeyeceği için sattı.." bu açıklamalar karşısında davalı ...'un borçlu ...'in İİK'nın 280/1 maddesi gereğince içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarını ızrar kastını bildiğinin kabulünü gerektirir. Davalı ... tarafından banka kanalı ile ödeme yapılmış olması kötü niyetini ortada kaldırmaz. Dördüncü kişi konumundaki ... yönünden ise anılan davalı yönünden davanın kabulü için kötü niyetinin ispatı gerekir. Dosya kapsamından anılan vakıf ile davalı ... arasında organik bir bağ olup olmadığı yönünde bir bilgi bulunmamaktadır. Yapılacak iş, ...'nın yönetim ve vakıf organlarındaki kişilerin kimler olduğu kuruluşlarından itibaren ilgili birimlerden sorularak, davalı borçlular ve ... ile bir bağlantıları olup olmadığı, borçlunun mali durumunu bilip bilemeyeceği araştırılarak, böyle bir durumun varlığının tesbiti halinde davanın bu taşınmaz yönünden kabulüne aksi durumda, davalı ...'un taşınmazın 20.07.2012 tarihindeki değeri kadar ve alacak ferileri ile sınırlı olarak tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.. V. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/12933, K. 2025/7719, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-12933-e-2025-7719-k-ab68add9d7d2