Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11449 E. 2026/5020 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11449
Karar No
2026/5020
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/19 52... /2202

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 30.04.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 23.03.2020 tarihinde ...'ta herkesin görebileceği şekilde müvekkili hakkında hakaret içeren paylaşım yaptığını, davalının bu söz ve ifadeleri nedeniyle hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek TBK'nın 58. maddesi gereğince davalının kınanmasını ve kınama kararının yayınlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu eyleminin hukuka aykırı olması nedeniyle ceza yargılaması neticesinde cezalandırılmasına karar verildiği, kınamanın amacının fiilin kusurlu olduğunun tespiti ile bu hususun fiili işleyene bildirilmesi niteliğinde olduğu, bu kapsamda ceza yargılaması neticesindeki ceza ve hüküm ile somut iş bu davadaki talebin karşılanmış olduğu, eldeki davada davalının tekrar kınanmasında esasen davacının hukuki yararının mevcut olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, iş bu davadaki talebin davacı için zenginleşme aracı olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, kişilik haklarının ihlali sebebine dayanarak manevi tazminat talep etmeksizin sadece kınama kararı verilmesini talep edemeyeceği, davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 58. maddesinde hakime takdir hakkı tanındığını, kınama kararının tek başına talep edilmesini engelleyici bir düzenleme bulunmadığını, müvekkilinin kendisine tanınan hukuki himaye kapsamında zararın bu şekilde giderilmesi isteminde bulunduğunu, müvekkilinin bu konuda meşru bir yararının olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 23.03.2020 tarihinde ...'ta yapılan paylaşımda sarf edilen sözler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile kınama ve kınama kararının yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, TBK'nın 58. maddesine göre kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmadan doğrudan hakimin takdirine bırakılan kınama ve yayın talebinde bulunulmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11449, K. 2026/5020, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-11449-e-2026-5020-k-1fd2c56ad7d5