Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9954 E. 2023/12857 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9954
- Karar No
- 2023/12857
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/595 D İş., 2021/578 K. HÜKÜM/KARAR : Davacılar itirazının kabulü davalı itirazının reddi/davanın kabulü 9 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacılar vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacılar itirazının kabulüne, davalı itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz dilekçesinin ve davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 19.11.2007 tarihinde davacıların eşi/babası in Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmayan minübüste yolculuk etmekte iken meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak eş için 40.000,00 TL, çocukların her biri için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, aracın hususi olup zorunlu koltuk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmadığını, aracın ticari amaçla taşıma yaptığı kabul edilse dahi şehir içi taşımaya ilişkin taşımacılık poliçesi yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, müteveffa emniyet kemeri takmadığından ve istiap haddinin aşılması nedenleriyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının hatır için taşındığnı, kusur oranı ve limitle sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hesaplamada sigortalı aracın %100 kusuru ve asgari ücretin esas alındığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8. teknik faiz kullanılarak başvuru sahibi eş için 49.911,97 TL, çocuk için 1.112,32 TL ve için 8.285,72 TL tazminatın hesaplandığı aktüer bilirkişi raporuna itibarla ve bu tutardan %20 hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle başvurunun kabulü ile müteveffanın eşi için 39.929,58 TL, çocuk için 889,86 TL, çocuk için 6.628,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.03.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; taşıma işletenin menfaatine olduğundan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; aynı talebe ilişkin olarak Komisyon'a başvuru yapıldığını, mezkur başvuru dosyası üzerinden 2019.i.21156 sayılı karar ile 80.000,00 TL aleyhe tazminata hükmedildiğini, bu karar temyiz edilmiş olmakla derdest başvurunun reddinin gerektiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan başvurunun reddinin gerektiğini, işbu başvuruya konu olarak sigorta kuruluşuna başvuru yapılmadığından usulü şartın yerine getirilmediğini, kazaya karışan araç hususi araç olup Zorunlu Koltuk Sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, aracın ticari amaçla taşıma yaptığı kabul edilse dahi şehir içi taşımaya ilişkin ZKTMMS yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, müteveffa emniyet kemeri takmadığından ve istiap haddinin aşılması nedenleriyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda, müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığı tespit edilmeksizin başvuran eşin yeniden evlenme olasılığı dikkate alınmaksızın hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tazminatın Genel Şartlarda belirtilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, temerrüde düşürülmediklerinden faizin komisyona başvuru tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın itirazının kabulüne davalının itirazının reddine, kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile eş için 49.911,97 TL, kız çocuğu için 1.112,32TL ve için 8.285,72 TL'nin 01.03.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... Hesabından alınarak başvuru sahiplerine verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; avans faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aynı talebe ilişkin olarak Komisyon'a başvuru yapıldığını, mezkur başvuru dosyası üzerinden 2019.i.21156 sayılı karar ile 80.000,00 TL aleyhe tazminata hükmedildiğini, bu karar temyiz edilmiş olmakla derdest başvurunun reddinin gerektiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan başvurunun reddinin gerektiğini, işbu başvuruya konu olarak sigorta kuruluşuna başvuru yapılmadığından usulü şartın yerine getirilmediğini, kazaya karışan araç hususi araç olup Zorunlu Koltuk Sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, aracın ticari amaçla taşıma yaptığı kabul edilse dahi şehir içi taşımaya ilişkin ZKTMMS yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, müteveffa emniyet kemeri takmadığından ve istiap haddinin aşılması nedenleriyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda, müteveffanın anne ve babasının hayatta olup olmadığı tespit edilmeksizin başvuran eşin yeniden evlenme olasılığı dikkate alınmaksızın hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tazminatın Genel Şartlarda belirtilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, temerrüde düşürülmediklerinden faizin komisyona başvuru tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Davalı vekilinin davacılar ile e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup davacılar ve için hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. 2. Davacılar vekili ile davalı vekilinin davacı eş 'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılar ile 'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2-a) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2-b) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.4 numaralı bendinde yer alan "7.288,56 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.