Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9920 E. 2023/12662 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9920
- Karar No
- 2023/12662
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/866 Değişik İş, 2021/866 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / Davalının İtirazının Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.10.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) davalı ... tarafından yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyet nedeniyle oluşan zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.07.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 37.793,84 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.590,00 TL, geçici bakıcı gideri talebini 990,35 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketine başvuru sonrası tıbbi evraklar istendiğini ancak bu evrakların tamamlanmadığını, eksik evrak ile başvuru yapılması halinde dava şartı yerine getirilmediğinden talebin usulden reddi gerektiğini, kusur konusunda inceleme yapılması gerektiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından belirlenmesi gerektiğini, yaptırdıkları medikal inceleme raporu ile maluliyet raporunun çeliştiğini, tazminat hesabının aktüer uzmanı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bir ödeme var ise bunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, ceza davası var ise bunun bekletici mesele yapılmasını, davacının kask ve koruyucu kıyafet giymemesi durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu, araçta istiap haddinin aşıldığını, bu nedenle de müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faizden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 40.374,83 TL toplam maddi tazminatın 16.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, müvekkili şirkete geçerli bir başvuru yapılmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporuna itiraz ettiğini, raporda uzman heyet teşkili sağlanmadığını, maluliyet oranlarının belirlenmesinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulunun görevlendirildiğini, bu kurumdan rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun medikal firma tarafından denetlendiğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulamadığını, skar dokusu arızasının maluliyet sebep olmayacak boyutta olduğunun tespit edildiğini, aradaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi'nde kaza tarihindeki mevzuata göre rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusura itiraz ettiğini, hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği semerelerin tespiti ve mahsubu gerektiğini, bu kapsamda Hazine Müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir uzmandan rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu, % 1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararından mesul olmayacağını, tedavi giderinin SGK sorumluluğunda olduğunu, başvuranın maluliyeti dikkate alınarak kask ve koruyucu ekipmanın takılı olmadığını, araçta istiap haddi aşarak seyahat ettiğini, ayrı ayrı müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, başvuru sahibi lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belirterek karar itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taleplerin süresi içinde ileri sürüldüğünü, zamanaşımı def' inin yerinde olmadığını, sigorta şirketine başvuru aşamasında sunulan evrakların yeterli olduğunu, maluliyet raporunun hükme esas almaya elverişli olduğunu, kusur raporunun gerekçeli olduğunu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğunu, kaza iş kazası olmadığından SGK' dan gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığını, progresif rant yöntemi ile hesap yapılmasında hata bulunmadığını, geçici bakıcı gideri ve ve geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olduğunu, kask durumunun Kaza Tespit Tutanağında belirsiz olması ve yolcu olunan motosikletin sepetli motosiklet olması sebebiyle istiap haddinin aşılmadığını belirterek müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğunu, vekalet ücretinin doğru belirlendiğini belirterek davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığını, usulüne uygun başvuru bulunmadığından bu başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, oranın ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini, sundukları medikal eksper raporu ile davacının sunduğu maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusur oranının da hatalı belirlendiğini, sigortalının kusurunun % 20 oranında olabileceğini, en doğru tesbit için dosyanın ATK’ya gönderilmesi gerektiğini, ceza dosyası ve diğer belgelerin değerlendirilerek rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, kaza nedeniyle elde edilen gelirlerin tespiti ile hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, hesabın aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, kaza sırasında davacının kask ve koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığının tesbit edilerek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yaralanma bölgesinin kask ve koruyucu ekipman kullanmadığını gösterdiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, belirterek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi düzenlenen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Moturlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Yine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen sigortalı araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; tescilsiz sepetli motosiklette sürücü ile birlikte 4 kişinin bulunduğu hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması ve yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT' nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.