Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9454 E. 2024/11918 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9454
Karar No
2024/11918
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1555 E., 2023/1806 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/688 E., 2023/22 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı.Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.12.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından davacıya 01.06.2015 düzenleme tarihli ve 15.12.2015 ödeme günlü 2.000.000,00-TL tutarında bono verildiğini, bononun ibrazına rağmen vadesinde ödenmemesi üzerine, müvekkili tarafından davalı hakkında Fatsa İcra Müdürlüğü’nde 2016/896 esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, borcun ödenmediğini, ancak davalı ...'nin tüm mal varlığını borçtan kurtulmak ve mal kaçırmak maksadıyla devrettiğini, davalıların akraba olduğunu, yapılan satışların muvazaalı olduğunu belirterek İİK m. 277 ve devamı gereğince dava konusu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kıymet takdiri yapılan 5 adet taşınmazın satışı yapılmadan eldeki haciz tutanağının geçici aciz vesikası niteliğine haiz olamayacağını, davacı ve diğer davalı ... arasında gerçek bir borç ilişkisinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalı ...'nun da kendi aralarında 21.01.2016 tarihinde dava dışı taşınmazların ...'na ve ...'na devri hususunda sözleşme yapıldığı, bu hususun davacı tarafından 22.10.2020 tarihli celsedeki beyanı ile doğrulandığı, tasarrufun iptali istenilen taşınmazların üzerinde ipotek bulunduğu, ipotek bedellerinin de eklenilmesi halinde taşınmazların satış tarihindeki değerleri ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunmadığı, takibe dayanak senetlerin ipotek borçlarının ödenmesi karşılığında ve tarafların arasında yapılan fındık ticaretine dayalı olarak verildiğinin beyan edildiği, davacının davalı ile kuzen olması nedeni ile davacının, davalı ...'nun zor durumda olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki ipotek borçlarının ödenmesine karşılık taşınmazların devrine ilişkin davacı ve davalı ... arasında sözleşmenin yapıldığı, sözleşme konusu taşınmazların devrinin gerçekleştiği, davacının anlaşma doğrultusunda alacağını aldığı, yine anlaşma kapsamında davacının ödediğini beyan ettiği kredilerin sözleşme tarihi öncesi döneme ait olduğu ve davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde sunulan 21.01.2016 tarihli sözleşme kapsamında kaldığı, sözleşmede açıkça Akbank AŞ ... şubesinde kullanılan BHC ve diğer kredi borçlarının ödenerek kapatılmasından dolayı kredi borçlusu ... Tarım Ürünleri ya da ... adına, alacaklı oldukları sıfatıyla bu kredilere dayalı veya bonoya dayalı takip yapamayacaklarının düzenlendiği ve bu hususun davacı tarafından kabul edildiği, bu nedenle davacının söz konusu kredi ödemesine yönelik takip yapmasının mümkün olmadığı, aralarındaki alacağın gerçek olmadığı gerekçesiyle davanın ön koşul yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosyaya sunulan gerek belgeler ve gerekse tanık ifadelerinden davalı ...’nun davacı ...’na, devredilen taşınmazlardan ve sonradan fiyatını kesmek üzere bıraktığı 30 ton emanet fındıktan dolayı borcu bulunduğunun ispatlandığını, davalı borçlunun borçlarını ödemek için sahip olduğu taşınmazlarını amcasının oğlu ...'na sattığını, davalı ...'nun borçları karşılığında davacıya 2 adet senet verdiğini, ..., bir taraftan bu senetleri kötü niyetli olarak ...'na verdiğini iddia ederken, diğer taraftan senetlerden biri karşılığında 5 adet dükkanı ...'na ve eşi ...'na devretmeyi kabul ettiğini, davacının ... Mah. 37 ada ve 8 parsel'de babasının üzerine kayıt ettirmiş olduğu bir arsa üzerinde bir müteahhit ile anlaşarak inşaat yaptırdığını, bu binada toplamda 27 bağımsız bölüm yapıldığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği, bunlardan 13 bağımsız bölümün (1,2,3, 4, 5, 12, 13, 14, 15, 20, 21, 26 ve 27 numaralı olanlar) ...'na ait olduğunu, fakat babası ... üzerine tescilli olduğunu, ...'nun, hala oğlu olan ...'ndan bu taşınmazları üzerine devretmesini istediğini, bu taşınmazları ipotek ettirip kredi kullanacağını, icra takibine konu edilen ikinci senet ile muvafakat belgesine konu olan birinci senedin dayanağının, davalı ...'na devredilen taşınmazlar ve davacı tarafından ...'na 4-5 yıllık fındığının emanet olarak bırakılması olduğunu, taşınmazların tamamının problemsiz olarak devredilmediğini ve 30 ton fındığın karşılığının da davacıya ödenmediğini, bu durumun ispat edildiğini, davalı ...'nun, davacıya 2 adet senet verdiğini, bunlardan birinin 1-2-3-4-5 nolu bağımsız bölümlerin devri karşılığında davalıya iade edildiğini, söz konusu bağımsız bölümlerin ... ve şirketi ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti.'nin kredi borcu nedeniyle Akbank'a rehinli olduğunu, muvafakat adı verilen belgede, davacının, kredi borcu nedeniyle davalıya takip yapmayacağını kabul ettiğini, ancak, bu kabulün, sebepten mücerret olan ikinci senedin takibe konulmayacağına dair bir taahhüt niteliğinde olmadığını, ilk senet karşılığı, taşınmaz devrine ilişkin anlaşmanın, ikinci senedi takibe koymaya engel olmayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'na verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9454, K. 2024/11918, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9454-e-2024-11918-k-3d2f059f14d5