Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9422 E. 2024/8430 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9422
Karar No
2024/8430
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/562 E., 2023/1163 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/229 E., 2022/601 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı ... Ticaret A.Ş. vekili ve Fer'i Müdahil .... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... Ticaret A.Ş. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. .... ile davalı ... Ticaret A.Ş. vekili Av. ... ve Fer'i Müdahil Türkeyi İş Bankası vekili Av. ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 01.10.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı–borçlu ...’dan İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/12186 E.sayılı dosyasından alacaklı olduğunu, takibin davalı-borçlu adına kesinleştiğini, icra dosyasından 01.06.2016 tarihinde davalı-borçlu ...'ın evinde haciz işlemi yapıldığını ve yapılan hacizde haczi kabil malı bulunmadığının tespit edildiğini, ancak davalı - borçlunun kendi adına kayıtlı olan dava konusu 2 adet mağazasını davalı .... Tic. A.Ş.’ne satmak suretiyle devrettiğini, işbu tasarrufun iptale tabi olduğunu, davalı-borçlunun dava konusu tasarrufları gerçekleştirdiği tarihte davalı 3.kişi şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, dolayısıyla yapılan işlemin alacaklılara zarar verir nitelikte olduğunu bildiğini, tasarrufların gerçekleştiği tarihteki güncel değeri ile satış bedeli arasında bir mislini aşan düzeyde fark bulunduğunu belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dava konusu taşınmazları Yönetim Kurulu Kararı doğrultusunda davalı ...'dan iyiniyetle satın aldığını, aciz vesikasının dosyada bulunmadığını ve icra takibinin kesinleşmediğini, davalı borçlu ... tarafından ödeme emrine süresinde itiraz edilmiş olmasına rağmen icra müdürlüğünce takibin durdurulmadığını, bu nedenle davacının sunduğu haciz tutanaklarının da geçerli olmadığını, icra dosyasında davalı ...'ın haczedilmiş başka mal varlıkları bulunduğunu, dava konusu tasarrufun ticari işletmenin ya da işyerinde bulunan malların tamamı veya önemli bir kısmının devri niteliğinde bulunmadığını, müvekkilinin davalı-borçlu ...'ın mali durumunu bilmesinin olanaklı olmadığını, müvekkili şirketin satışın yapıldığı tarihte 128 adet hissedarı bulunduğunu, o dönem yönetim kurulu başkanı olan ...'ın tasarrufa konu taşınmazın satın alınması kararının alınma sürecinde hiçbir şekilde dahili olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının kesinleşmiş bir alacağının olmadığını, müvekkilinin icra dosyasında yasal süre içinde itiraz ettiğini, itiraza rağmen usulsüz olarak haciz talebinde bulunulduğunu ve haciz işleminin yapıldığını, davalı ... Ticaret A.Ş.'nin satış bedelini ...’ın banka hesabına yatırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ...'ın taşınmazı sattığı, davalı ... Ticaret A.Ş'nin yönetim kurulu başkanı olduğu ve yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde şahsi malı olan dava konusu iki adet mağaza niteliğindeki taşınmazını davalı şirkete sattığı, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan borçlu ...'ın mali durumunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul, ... ilçesi, 1664 ada, 9 parsel, A Blok, (64) ve (65) numaralı bağımsız bölümlerin davalı - borçlu ... tarafından davalı ... Tic. A.Ş'ye satışına ilişkin 12.11.2014 tarihli tasarrufun talep konusu olan İstanbul 7.İcra Dairesinin 2016/12186 sayılı dosyası ile takip konusu yapılan alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere İİK.277 vd.md.leri uyarınca iptaline davacı -alacaklıya dava konusu taşınmazda cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde;satışın gerçek bir satış olduğunu, alacaklıyı ızrar kastıyla gerçekleştirilmediğini ve ivazlar arasında fark olmadığını, ayrıca iptal isteğine konu taşınmazların satın alınmasına ilişkin toplantıya davalı ...'ın katılmadığı belirlenmiş olmasına rağmen, 128 üyesi bulunan bir dış ticaret şirketinin ...'ın mali durumunu bildiği şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazların alış tutarı ile rayiç bedeli arasında fark olmadığını ve satış bedelinin ödendiğini, dolayısıyla satışın gerçek bir satış niteliğinde olduğunun delillerle sabit olduğu halde, hatalı bir takım değerlendirmeler sonunda yazılı biçim ve şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip konusu kredi alacağının davalı borçlu ...'ın müteselsil kefil olarak imzaladığı 20.12.2013 günlü genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalı borçlu ile işlemde bulunan davalı ... Ticaret A.Ş'nin İİK'nın 280.madde hükmü uyarınca şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya uygun olan ve ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı ... Ticaret A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK.m.353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... Ticaret A.Ş. vekili ve Fer'i Müdahil .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3.Fer'i Müdahil .... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kayıtlarına 01.12.2014 tarihinde 1. dereceden ve 27.11.2017 tarihinde 2. dereceden ipotek tesis edildiğini, söz konusu ipoteklerin müvekkili bankanın ... Ticaret A.Ş.'ye kullandırmış olduğu kredilere ilişkin olup, lehine tesis edilen ipotekler nedeni ile mevcut olan rehinden kaynaklanan öncelikli ve kanundan doğan üstün hak sahibi sıfatı bulunduğunu, bankanın iyi niyetli ücüncü kişi olması sebebi ile Yerel Mahkeme kararına konu cebri icra yetkisinin banka ipoteklerinden sonra gelmek kaydı ile hüküm ifade etmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 69 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Ferî müdahil .... dava konusu taşınmaz üzerinde ipoteği bulunduğunu beyan ederek davalı ... Ticaret A.Ş. yanında müdahale talebinde bulunmuş olup mahkemece bu talep kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 69. maddesi (mülga 1086 sayılı HUMK'nun 57. Md.) uyarınca yargılama sonunda, hüküm ferî müdahil hakkında değil, taraflar hakkında verilir. Dolayısıyla feri müdahil kendisi adına hükmü temyiz edemez. Fer'i müdahilin davada taraf olmaması ve hakkında hüküm de tesis edilmemiş bulunmasına göre kararı temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazları devreden davalı borçlu ... devralan davalı 3.kişi ... Ticaret A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olup, İİK'nun 280/1 maddesi gereğince 3.kişi şirketin borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve aksinin de ispat edilememesine göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR A. Fer'i Müdahil .... Vekilinin Temyizi Yönünden; Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle Fer'i Müdahil .... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davalı ... Ticaret A.Ş vekili ve davalı ... vekilinin Temyizi Yönünden; Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Ticaret A.Ş.'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve .... Ticaret A.Ş.'ye yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde Fer'i Müdahil'e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9422, K. 2024/8430, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9422-e-2024-8430-k-b4a11dbf3e5e