Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9362 E. 2024/3117 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9362
Karar No
2024/3117
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/136 E. 2023/409 K. DAVA TARİHİ : 18.11.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 02.02.2008 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada davacının ağır yaralandığını, HMK 109 maddesi uyarınca kısmi açılan davada şimdilik 1.000,00 TL maluliyetten doğan alacağın ilk başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasından işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 02.06.2021 tarihli açıklama dilekçesi ile maddi tazminat miktarının 500,00 TL'sinin iş gücü kaybı, 250,00 TL 'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL'sinin bakıcı gideri tazminatı olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili 27.04.2023 tarihinde teminat limitleri dahilinde sürekli iş göremezlik tazminatını 92.684,02 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 5.490,78 TL, geçici bakıcı giderini 1.825,20 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zararın teminat kapsamında olmadığını, araçta yangın çıktığını ve yangının aracın bagajındaki iki adet mutfak tüpünün gaz sızdırması sonucu meydana geldiğini, aracın işletilmesinin yangın çıkmasına neden olmadığını, bu nedenle zararın teminat kapsamında olmadığını, davacının zararı ispatlaması gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinden sorumlu olmadıklarını, kusur oranının tespiti gerektiğini, ancak yasal faizden sorumlu olabileceklerini, mükerrer ödemeye sebep olunmaması için SGK 'dan maaş bağlanıp bağlanılmadığı, tazminat alınıp alınmadığının sorulmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/1439 Esas, 2015/826 Karar sayılı kararıyla; 02.02.2008 tarihli kazada malul kalan davacının tazminat isteminde bulunduğu,...Belediye Başkanlığı İtfaiye Müdürlüğü tarafından 04.02.2008 tarihinde düzenlenen raporda 66 SC 562 plakalı araçta meydana gelen yangının aracın bagaj kısmında bulunan 12 kilogramlık mutfak tüpünden sızan gazdan kaynaklandığının belirlendiği, kusur incelemesi yönünden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, Karayolları Motorlu araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları A.3 maddesinde teminat dışında kalan hallerin düzenlendiği, d bendinde "zarar görenlerin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında araçta veya römorklarda taşınan eşyanın uğrayacağı zararlardan dolayı ileri sürülecek talepler " şeklinde düzenlemelerin bulunduğu, bu haliyle araçtaki yangının bagajda taşınan mutfak tüplerinden sızan gazlardan kaynaklandığı, dolayısıyla sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay( Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 17.10.2018 tarihli, 2015/18038 Esas, 2018/9256 Karar sayılı ilamı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.;... Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanununda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesinde: “Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a)İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b)İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c)İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d)Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e)Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f)Manevi tazminata ilişkin talepler.”hükmü ile, zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış; burada örnekseme yoluna gidilmeyip; tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır. Somut olayda davacı, yolcu olarak bulunduğu araçta meydana gelen yangın nedeniyle ağır yaralanması sonucunda maluliyet durumunun oluştuğundan bahisle eldeki davayı açmış olup, davada araçta veya römorkda taşınan eşyanın uğramış olduğu zararlardan dolayı ileri sürülen bir talep söz konusu değildir. Kazanın aracın işletilmesi sırasında meydana geldiği göz önüne alınarak; LPG'nin ruhsata işlenip işlenmediği araştırılarak, araçta meydana gelen yangının mutfak tüplerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda uzman bilirkişi heyetinden açıklamalı, gerekçeli rapor aldırmak suretiyle yukarıda anılan hükümler çerçevesinde davacının varsa gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalıya sigortalı araçta yolcu olduğu, 02.02.2008 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde yaralandığı ve maddi tazminat isteminde bulunduğu, mahkemenin 29.09.2015 tarihinde verdiği ret kararının davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 17.10.2018 tarih ve 2015/18038 Esas, 2018/9256 Karar sayılı ilamı ile LPG'nin ruhsata işlenip işlenmediği araştırılarak, araçta meydana gelen yangının mutfak tüplerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun uzman bilirkişi heyeti tarafından açıklanması, davacının gerçek zararının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hususunda bozma kararı verildiği, İtfaiye Müdürlüğünün araçtaki yangınla ilgili verdiği raporda araçtaki mutfak tüplerinin yangına neden olduğunun belirtildiği, Emniyet Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar neticesinde araçtaki LPG montajının ve tescil kaydının kaza öncesi yaptırıldığının belirtildiği, kusur raporunda davacının kazaya etken davranışının olmadığı, yangının araç bagajında taşınan iki adet mutfak tüpünden gaz sızması neticesinde meydana geldiği ve işletenin %100 kusurlu olduğu, maluliyetin belirlenmesi amacıyla Adi Tıp Kurumu 2 İhtisas Dairesinin verdiği raporda kaza tarihinde geçerli olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre davacının %6,3 oranında sürekli iş göremezliğinin, 12 ay geçici iş göremezliğinin ve 3 ay geçici bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, aktüer rapor ile 5.490,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 219.209,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.825,20 TL geçici bakıcı giderinin belirlendiği, davacının 27.04.2023 tarihli dilekçesi ile teminat miktarı dikkate alınarak taleplerini toplam 100.000,00 TL olarak artırdığı, davacı vekilinin 09.03.2021 ve 27.04.2023 tarihli dilekçeleri ile davanın belirsiz alacak davası olduğunu ve dava dilekçesinde sehven kısmi dava olarak açıldığını beyan ettiği, tahkikat aşamasında dava türünün değiştirilemeyeceği, bu nedenle davanın kısmi dava, 27.04.2023 tarihli dilekçenin ise ıslah dilekçesi olarak kabul edileceği, olayda uzamış ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, kazanın 02.02.2008 tarihinde meydana geldiği, 27.04.2023 tarihinde ıslah yapıldığı ve davalının zamanaşımı definde bulunduğu ve dava dilekçesindeki aşan miktarların zamanaşımına uğradığı, davacının kaza tarihinde 12 yaşında olduğu ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davalının geçici bakıcı gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 750,00 TL'nin 06.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, dava dilekçesinde sehven HMK 109 yazıldığını, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, bedel artırımının reddedildiğini ancak tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.02.2008 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davanın kısmi dava olarak ikame edilmiş olduğu, davacının 26.05.2014 tarihinde davalıya başvuru yapmış olduğu, kaza tarihinde davacının 12 yaşında olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27. 03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9362, K. 2024/3117, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9362-e-2024-3117-k-c3d5b06deb1b