Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9200 E. 2024/2562 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9200
- Karar No
- 2024/2562
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/242 E., 2023/402 K. DAVALILAR : 1. ... 2. Güneş Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.05.2010 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 04.01.2009 tarihinde davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçla dava dışı Özay Altun yönetimindeki aracın çarpıştığını, çarpmanın etkisiyle aracın kontrolünü kaybederek yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, olayda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, davacının 20 yaşında ve... Üniversitesi Eğitim Fakültesi 1. Sınıf öğrencisi olduğunu, davacının sağ ayağının bilekten koptuğunu, 5 ay yatarak tedavi gördüğünü, birden çok kez ameliyat geçirdiğini ve kalıcı sakatlık meydana geldiğini beyanla şimdilik 1.760,66 TL maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (davalı Güneş Sigorta için sigorta poliçesindeki teminatlarla sınırlı olmak kaydıyla ) davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe hükümlerini tekrarla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sorumluluğun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı ... poliçe limiti ve dava tarihinden, davalı ... 04.01.2009 tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olmak üzere maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile 76.206,03 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Güneş Sigorta aleyhine açılan manevi tazminata ilişkin davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin 04.01.2009 tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Mahkemece davacı vekilinin temyiz talebinin süresinde yapılmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair verilen ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesinin 15.01.2019 tarih 2018/4574 Esas 2019/129 Karar sayılı ilamında; "...1-Gerekçeli kararın davacı vekiline 27.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince de 15 günlük yasal süresi içinde 12.05.2015 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın kaldırılmasına karar verildi. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi; 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56 (eski BK 47) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davacının davaya konu kazadaki yaralanması nedeniyle maluliyeti oluştuğunu iddia ederek tazminat isteminde bulunmuş; davacının kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyet oranı % 14,3 olarak ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmiş; mahkemenin hükme esas aldığı 02.06.2014 tarihli hesap bilirkişisi raporunda, davacının gelirine ilişkin dosyada belge bulunmadığı gerekçesiyle, davacının geliri asgari ücret olarak kabul edilmek suretiyle 76.206,03 TL tazminat hesaplanmıştır. Davacı tarafın, davacının kaza tarihinde... Üniversitesi'nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği öğrencisi olduğunu kazadan sonra eğitimini dondurduğunu dava tarihinden sonra ... Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde Zihinsel Engelliler Öğretmenliği öğrencisi olduğunu; yükseköğrenimine devam eden davacının elde edeceği gelirin asgari ücretin üzerinde olacağını ileri sürerek gelir konusunda emsal araştırması yapılmasını talep ettiği; ancak, bu yönde bir araştırma yapılmadan, davacının gelirinin asgari ücret olarak esas alındığı hesap raporuna göre tazminatın belirlendiği görülmektedir. Davacının, davanın devamı sırasında ... Üniversitesi Eğitim Fakültesi Zihinsel Engelliler Öğretmenliği öğrencisi olduğu, 19.06.2014 tarihli öğrenci belgesi ile anlaşılmakta olup, davacının üniversite mezunu olması halinde, asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceğinin kabulü gerekir. Mahkemenin davacının elde edebileceği gelir konusunda yaptığı araştırma yetersizdir. Bu durumda mahkemece; davacı vekili tarafından karar tarihinden sonra ibraz edilen belgeye göre de davacı Çumra-Yenisu Ortaokulu'nda 18.09.2015 tarihinde özel eğitim öğretmeni olarak atandığı da gözetilerek ilgili tarihe kadar gelirinin net asgari ücret olarak ve çalışmaya başlamasından sonraki dönem yönünden ise bordroları getirtilerek tespit edilen gelirine göre tazminat hesabının yapılması için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 4-Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Güneş Sigorta'dan tazminat talebinin sigorta poliçesindeki teminatlarla sınırlı olmak üzere talep etmiş; manevi tazminat talebinde bulunmamış olmasına göre, mahkemece davacının davalı Güneş Sigorta yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek bu nedenle davalı ... lehine ücreti vekalet takdiri doğru değildir. 5-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin içinde tedavi giderinin de bulunduğu, mahkemenin bu taleple ilgili herhangi bir hüküm tesis etmediği görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi gereğince, hakimin her bir talep yönünden olumlu ya da olumsuz karar vermesi zorunluluğu gözetildiğinde, anılan yasa hükmüne aykırı biçimde, davacı tarafın tedavi gideri talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmeyişi de doğru değildir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozulmaya uyularak davacının bordroları getirtilerek tekrar bilirkişi raporları aldırıldığı, mahkemece aldırılan 29.03.2022 tarihli denetime elverişli hukuka uygun bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bu doğrultuda davacının talebi ile bağlı olarak karar verildiği, davacı vekili tedavi giderlerine ilişkin olarak bozma öncesi ıslahında herhangi bir talepte bulunmadığından, tedavi giderleri yönünden feragat ettiğinin kabulü gerektiği, manevi tazminatın ise 25.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle davalı ... poliçe limiti ve dava tarihinden, davalı ... 04.01.2009 tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olmak üzere maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile 76.206,03 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm yerine getirildiğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının tedavi giderlerine ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL'nin 04.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozmadan sonra tahkikat işlemi olan bordro getirilmesi, aktüer raporu alınması vs gibi işlemler yapıldığından mahkemece ıslah için süre verilmesi gerekirken bozma öncesi yapılan ıslaha göre karar verilmesinin yerinde olmadığını, tedavi giderleri yönünden sarih ya da zımni bir feragat söz konusu olmadığını, manevi tazminatın az hükmedildiğini belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalının sürücüsü olduğu aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler ile bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından; davacı tarafın dava dilekçesinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan yaralanması ile ilgili kısmi alacak olarak 1.760,66 TL maddi tazminat talep ettiği, maddi tazminat kalemleri arasında tedavi gideri de bulunduğu anlaşılmaktadır. Dairenin 15.01.2019 tarihli bozma ilamı ile de; davacının tedavi gideri talep ettiği, mahkemece bu hususta olumlu olumsuz karar verilmemiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; bozma ilamı öncesi verilen ıslah dilekçesinde tedavi gideri talebinde bulunulmadığı, tedavi gideri yönünden davacı tarafın feragat ettiğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davacının tedavi giderine ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın tedavi giderine yönelik ıslah yapmamasının feragat olarak nitelendirilemeyeceği, talep daraltma gibi bir kurum olmadığı, davacı tarafın tedavi giderinden feragat etmediği gözetilerek HMK'nın 31 inci maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi doğrultusunda, davacı vekiline talep edilen tedavi giderinin miktarının açıklattırılması ve talebin değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile tedavi gideri isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.