Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9166 E. 2023/14000 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9166
Karar No
2023/14000
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/957 E., 2023/1683 K. DAVA TARİHİ : 26.02.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/ İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/324 E., 2023/34 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçluları ...Mühendislk San ve Tic. A.Ş, ..., ..., ... ve ...İnş. San.ve Tic. A.Ş olan 21.11.2013 keşide 19.10.2017 vade tarihli 3.000.000,00 TL ve 29.07.2015 keşide, 19.10.2017 vade tarihli 4.500.000,00 TL olmak üzere toplam 7.500.000,00 TL tutarında iki adet bonodan kaynaklanan alacağın vadesinde tahsil edilemediğini, ...... İcra Müdürlüğü'nün 2017/30961 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçluların bilinen adreslerinde menkul haczi yapıldığını, alacağı karşılayacak miktarda menkul tespit edilemediğini, ancak davalı borçlu Oktay ve ...'in 23.01.2017 tarihinde Çankaya İlçesi, ...Mahallesi 28386 ada, 5 parsel nolu taşınmazdaki binanın 40 nolu bağımsız bölümü ile 28387 ada 1 parsel nolu taşınmazdaki binanın 59 nolu bağımsız bölümündeki 1/4'er hisselerini diğer davalı kardeşleri ...'e devrettiklerini, devirlerin alacaklıyı ızrar kastı taşıdığını, davalı alıcının borçluların taşınmazı alacaklılarını ızrar kastı ile elinden çıkardığını bilecek konumda olduğunu belirterek davaya konu edilen tasarrufların iptali ile ...... İcra Dairesi'nin 2017/30961 sayılı dosyasından müvekkili bankaya cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; hacizden itibaren geriye doğru 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, tarafların annelerinin vefatından sonra davalılara kalan arsa üzerinde yapılan binadan taraflara isabet eden bağımsız bölümlerde davalı ... ve dava dışı kardeşi ...'in oturmaya başladıklarını, davalıların bu gayrimenkullerden faydalanamadıklarını ve bu yüzden diş hekimi olup, maddi durumu iyi olan davalı ...'e satma fikri oluştuğunu, davalı ...'nin de bedelini ödeyerek diğer davalıların hisselerini satın aldığını, satın aldığı hisselere karşılık ... hesabına 26.11.2015 tarihinde 250.000,00 TL, ... hesabına 27.11.2015 tarihinde 150.000,00 TL, 30.11.2015 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere ödeme yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve dava ön şartları itirazında bulunarak, borçlu davalıların mal varlığının boçlarına yetip yetmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, devri yapılan taşınmazların miras hissesi olduğunu, annelerinden kaldığını, davalı ... tarafından bedeli ödenerek diğer hisselerin satın alındığını, 40 nolu bağımsız bölümde kendisinin, 59 nolu bağımsız bölümde diğer kız kardeşinin oturduğunu, miras hissesini satın almasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, satın alınan hisseler ve ödenen bedelin uyumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından borçlular adına düzenlenmiş kat'i aciz belgesi sunulmadığı gibi, 22.01.2018 tarihli haciz tutanağının İİK'nun 105. maddesi kapsamında geçici aciz belgesi olarak kabulünün de söz konusu olmadığı, davacı tarafın, kesin süre içerisinde kesin yada geçici aciz belgesi yada aciz belgesi yerine geçecek haciz tutanağını sunmadığı gibi, borçlunun aciz halinde olup olmadığının tespiti için icra dosyası kapsamında davacı tarafından haciz konulan taşınmazlar ve şirket hisseleri üzerinde kıymet takdiri hususunda gerekli başvuruları da yapmadığı, dava tarihinde ve sonradan verilen kesin süre içerisinde İİK'nun 277. maddesindeki aciz vesikasına ilişkin şartı yerine getirmediği, borçluların aciz halinde olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava şartının yerine geldiğini, haciz vesikasının dosyada mevcut olduğunu, 03.11.2022 tarihli duruşmada "Davacı vekiline davalı borçlular adına düzenlenmiş kati aciz belgesini sunması veya icra dosyası kapsamında davacı tarafından haciz konulan taşınmazlar ve şirket hisseleri üzerinde (haciz konulsun veya konulmasın) kıymet takdirinin yaptırılması için duruşma gününe kadar (02.02.2023) kesin süre verilmesine" karar verildiğini, ara karar uyarınca icra müdürlüğünden hacizli gayrimenkullerin takyidatlarının dosyaya kazandırılması talep edilip icra müdürlüğünce yerine getirildiğini, mevcut haciz ve uygulamalarından taraflarına borcu karşılayacak bir miktarın düşmeyeceğinin açık olduğunu, aksi durumun bulunması halinde kendilerine yeniden süre verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, kıymet takdirinin Mahkemece de yapılabileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının verilen süre zarfında aciz belgesini sunmadığı, davalı borçlunun aciz halinin usulünce ispat edilemediği ve inceleme tarihine kadar da belgenin sunulmadığı gerekçesiyle davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme İptal davasının koşullarından biri alacaklının elinde kesin (İİK.143) veya geçici (İİK.105/II) aciz belgesinin bulunması gerektiğidir. Kesin veya geçici aciz vesikasının bulunması, iptal davası için ön koşul ise de bunun davanın açılmasından önce alınması zorunlu değildir. Davanın açılmasından sonra alınabileceği gibi, temyiz aşamasında ve hatta bozmadan sonra karar düzeltme aşamasında bile alınıp ibraz edilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun haczi kabil malının bulunmaması halinde durumu tespit eden haciz zaptı da, geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilebilir. Davacının alacağına ilişkin başlatılan ...... İcra Müdürlüğü’nün 2017/30961 sayılı icra dosyasında 22.01.2018 tarihinde yapılan hacizlerde; borçluların haczi kabil malının olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Ancak; mahkemece davacı tarafın, kesin süre içerisinde kesin yada geçici aciz belgesi ya da aciz belgesi yerine geçecek haciz tutanağını sunmadığı gibi, borçlunun aciz halinde olup olmadığının tespiti için icra dosyası kapsamında davacı tarafından haciz konulan taşınmazlar ve şirket hisseleri üzerinde kıymet takdiri hususunda gerekli başvuruları da yapmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmişse de; borçlular adına kayıtlı olduğu belirtilen ... İli, ...İlçesi, 28383 Ada 5 Parsel ve 7 Parselde kayıtlı taşınmazların (üzerindeki davacının haczinden önce Anadolu Bank A.Ş. lehine olan 1.805.000 TL'lik haczin varlığı da dikkate alınarak), yine davalı borçluların ... Elektrik Aydınlatma San. İnş. ve Tic. Ltd. Şti’nin hissedarları oldukları, anılan şirketteki hisselerine davacı tarafından haciz konulup konulmadığı, haciz konulmuş ise değerleri yönünden mahkemece kıymet takdiri için bilirkişi raporu alınmadığından davacının alacaklarını karşılayıp karşılamayacağı, böylece aciz halinin gerçekleşip gerçekleşmediği de sabit olmamıştır. Bu durumda; mahkemece borçlu davalılar ... ve ... adına kayıtlı olduğu anlaşılan ... İli, ...İlçesi, 28383 Ada 5 Parsel ve 7 Parselde kayıtlı taşınmazların üzerindeki haciz ve ipotekleri de gösteren takyidatlı tapu kayıtları getirtilerek bilirkişi aracılığı ile kıymet takdirinin yapılarak, yine davalı borçluların ... Elektrik Aydınlatma San. İnş. ve Tic. Ltd. Şti’nin hissedarları oldukları, anılan şirketteki hisselerine davacı tarafından haciz konulup konulmadığı, haciz konulmuş ise değerleri yönünden bilirkişi raporu alınması ve ayrıca ... 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20864 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla eldeki davanın konusunu oluşturan ...... İcra Müdürlüğünün 2017/30961 sayılı takip dosyası ile tekerrür oluşturmayacak şekilde takip yapıldığı, anılan dosyada ipotekli iki taşınmazın alacağa mahsuben davacı bankaya 3.020.000,00 TL bedelle satıldığı anlaşıldığından mahkemece, öncelikle dava konusu takip dosyasındaki borç miktarı belirlenerek (ipotekli taşınmazların satış bedelleri de düşülmek suretiyle ilgili icra müdürlüğünden kapak hesabı sorularak) davacının icra dosyasına konu toplam alacağını karşılamaya yetip yetmediği yani davalı borçlunun aciz halinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken; mahkemece kıymet takdiri için keşif yapılmasına ve bilirkişi raporu alınmasına karar verilmeden, davacı tarafından haciz konulan taşınmazlar ve şirket hisseleri üzerinde (haciz konulsun veya konulmasın) kıymet takdirinin yaptırılması için duruşma gününe kadar kesin süre verilerek, daha sonra da kesin süreye rağmen kati aciz belgesi yada kıymet takdiri sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9166, K. 2023/14000, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9166-e-2023-14000-k-c2b39a62ab15