Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9146 E. 2026/292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9146
Karar No
2026/292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/9 27... /1690 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/ 72... /72 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in müvekkili ... ile davalının müşterek çocukları olduğunu, Aile Mahkemesi tarafından kurulan şahsi ilişki gününde müvekkili ...'in davalı babanın yanına eğitim amacıyla gittiğini ancak davalının yaklaşık 2,5 yıl boyunca müvekkili ...'e şiddet uyguladığının tespit edildiğini, son olarak 04.02.2020 tarihinde gerçekleştirdiği yaralama eylemi nedeniyle ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkili ...'in doğumundan bu yana bulunan omurilikte kaymaya bağlı rahatsızlığının maruz kaldığı şiddete bağlı ilerlediğini ve siyatik sinir sıkışması teşhisi konulduğunu, görmüş olduğu fiziksel ve psikolojik şiddete bağlı olarak müvekkillerinin maddi ve manevi olarak zarar gördüklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere tedavi giderlerine ilişkin 1.000,00 TL maddi tazminat; müvekkili ... yararına 15.000,00 TL; müvekkili ... yararına 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, haksız açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 04.02.2020 tarihinde davacı ...'e yönelik kasten yaralama eylemi sabit olmakla beraber alınan bilirkişi raporuna göre davacı ...'de meydana gelen siyatik sinir sıkışması ile davalının darp eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, adı geçen davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ancak davacı anne yönünden manevi tazminat talebinin şartlarının oluşmadığı, maddi zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine; davacı ...'nın manevi tazminat talebi ile davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının haksız eylemine bağlı davacı ...'de meydana gelen psikolojik rahatsızlık, somut olayın özellikleri ve gerçekleşme şekline göre adı geçen davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, davacı anne yönünden manevi tazminat talebinin şartlarının oluşmadığı, maddi zararın ispatlanamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine; davacı ...'nın manevi tazminat talebi ile davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ...'in yaklaşık 2,5 yıldır uğradığı şiddetin karşılığında hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, adı geçende siyatik sinir sıkışması meydana geldiğini, maddi tazminata ilişkin belgelerin sunulduğunu, davanın ispatlandığını, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davacı ...'nın tüm; davacı ...'in maddi tazminata yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı ... vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminata takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Somut olayda; olayın oluş şekli, davacı ... üzerindeki etkileri, tarafların konumu, zararın ağırlığı ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Adı geçen davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ...'nın tüm, davacı ...'in maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı ...'in manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'e iadesine, Aşağıda yazılı harcın davacı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9146, K. 2026/292, T. 08.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9146-e-2026-292-k-5932a6ddaf08