Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8955 E. 2024/6066 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8955
- Karar No
- 2024/6066
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1338 E. -2023/1070 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/541 E. 2019/334 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.05.2013 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan, davalının maliki olduğu, dava dışı ...’un sevk ve idaresindeki motosikletle alkollü olarak park halindeki araca çarparak maddi hasarlı ve yaralamalı kazaya sebebiyet verdiğini, sigortalı motosiklette yolcu olarak bulunan dava dışı ...'ün kazada yaralandığını, %20 maluliyetine binaen 16.09.2016 tarihinde 128.052,65 TL ödendiğini, maluliyet tazminatının az olduğundan bahisle dava dışı ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulduğunu, açılan 2016/34749 E. sayılı dosyada bilirkişi raporu alındığını, 81.504,36 TL geçici işgörmezlik ve 253.846,25 TL olmak üzere toplam 335.350,61 TL tazminat belirlendiğini, anılan tutardan daha önce ödenen 128.052,65 TL'nin faiziyle güncellenmek sureti ile mahsup edilerek bakiye 117.372,16 TL tazminat belirlenmesine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 17.04.2017 tarihli ve 2017/15064 K. nolu kararın malul vekili tarafından Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2017/4054 E. sayılı dosya ile ilamlı icraya konu edildiğini, fer’ileriyle beraber toplam 157.188,60 TL'nin ilgili icra dosyasına 10.05.2017 tarihinde ödendiğini ileri sürerek toplam 250.784,64 TL tazminat alacağının 117.372,16 TL'sine ödeme günü olan 10.05.2017 tarihinden itibaren, 128.052,65 TL'sine ödeme günü olan 16.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, bakiye 5.359,83 TL'lik faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillinin her ne kadar kazaya karışan aracın maliki olarak görünse de, esasen aracın işleteni olmadığını, kaza esnasında motosikletin dava dışı ...'un sevk ve idaresinde olduğunu, müvekkilinin söz konusu motosiklet üzerinde hiçbir zaman fiili veya ekonomik hakimiyeti bulunmadığını, müvekkilinin çalıştığı işyerinin sahibi olan dava dışı ...'in bazı özel sebeplerle kendi üzerine kayıtlı motosikleti müvekkilinin üzerine devrettiğini, kaza tarihinde motosikleti kullanan ...'un, davalının çalıştığı işyerinin sahibi olan ... isimli kişinin de kuzeni olduğunu, müvekkilinin aracın işleteni olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2019 tarih ve 2017/541 Esas, -2019/334 Karar kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, trafik kaydında davalı araç sahibi görünüyor ise de, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarından ve ihbar olunanın beyanından anlaşılacağı üzere araç üzerindeki fiili ve ekonomik hakimiyetin, dava dışı ...'in beyanı ile de sabit olmak üzere ...'e ait olduğu, bu hali ile davalının işleten sıfatını haiz olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2020 tarih 2020/276 E. 2020/250 K. sayılı kararı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 94 üncü maddesi gereğince sigorta ettiren davalının araç işleteninin devrini 15 gün içinde sigortacıya bildirmesi gerektiği, somut olayda işletenin değiştiğinin sigortacıya bildirildiğinin iddia ve ispat edilmediği, sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalının sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlü olduğu ve davalıya husumet düştüğü, davacının istinaf itirazının bu nedenle yerinde görüldüğü, bu durumda ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmesi nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın karara uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karsı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 31.05.2021 tarihli ve 2021/9661 E., 2021/2036 K. sayılı ilamı ile, ilk derece mahkemesince taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama sonucunda davalının işleten sıfatının bulunmadığından, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararını istinaf incelemesine tabi tutan bölge adliye mahkemesinin ise yargılamanın esasına ilişkin olan husumet konusunu inceleyip değerlendirme yaparak davacının istinaf başvurusunu kabul ettiği, eldeki davada ilk derece mahkemesince tarafların gösterdikleri delillerin hiç toplanmadığından veya hiç değerlendirilmediğinden bahsedilemeyeceği, dava dosyasının esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesine geri gönderilmesinin kanunda öngörülen gerektirici sebeplerinin bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince verilen kararın usuli anlamda bir geri gönderme kararı niteliğinde bulunmadığı, işin esasının bölge adliye mahkemesince incelenip karara bağlanması gerekirken, Kanun’da bulunmayan bir gerekçeyle dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmuş, davacı ... şirketinin, ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebilmesi için kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması gerektiği nörolog ve trafik uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 22.04.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak karıştığı trafik kazası nedeniyle kazanın oluşumunda Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesi uyarınca %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, dava dışı park halindeki karşı araç sürücüsünün ise etken kusurunun bulunmadığı ve kazanın münhasıran (salt) alkolün etkisi ile gerçekleştiğinin tespit edildiği, davalının, davacının ödediği miktardan değil kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu, maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu yazısında belirtmiş olduğu eksikliklerin tamamlanması amacıyla, dava dışı ...'ün en yakın Devlet Hastanesi, Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesine sevkinin sağlanması için ikametgahı mahkemesine talimat yazıldığı ancak kişiye ulaşılamaması nedeniyle talimat yerine getirilememiş olup bu defa tüm dosya evrakları, hastane belgeleri, tedavi evrakları bir bütün olarak eklenmek suretiyle Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulundan alınan 19.10.2022 tarihli raporla Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %47,2 oranında iş göremezliğin oluştuğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 677 gün olduğunun tespit edildiği ve hükme esas alınan ve yeterli kabul edilen aktüer bilirkişi raporu ile belirlenen tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılarak davacı sigortacının yaptığı ödemelerin davalı sigortalıdan rücuen tahsili isteminde haklı olduğu gerekçeleriyle; davanın kabulü ile 250.784,64 TL alacağın 117.372,16 TL'sine ödeme günü olan 10.05.2017 tarihinden, 128.052,65 TL'sine ödeme günü olan 16.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece dinlenen tanıklar ..., ... ve ihbar olunanın beyanlarında davalının motosikletin esasen maliki olmadığını, araç üzerinde mali veya fiziki hiç bir hakimiyetinin bulunmadığını açıkça belirttiklerini, kaza tarihinde motosikletin asıl sahibi olan ...'in evinin önünde bulunmaktayken bu kişi tarafından ...'a emaneten verildiğini ve bu kazanın meydana geldiğini, tahkim yargılamasında müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, tebligat gönderilmediği ve yargılamaya dahil edilmediğini, alınan bilirkişi raporlarına itiraz hakkını kullanamadığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, eldeki davaya delil oluşturan Sigorta Tahkim Komisyonunun 2016/34749 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarına itirazda bulunamadığını, davalı müvekkilinin işleten olarak yorumlanmasının maddi gerçekle bağdaşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından dava dışı zarar görene ödenen tazminatın alkollü araç kullanma sebebiyle sigortalısından rücuen tazminine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (d) bendi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesi ile 95 inci maddesinin ikinci fıkrası, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına dosya kapsamında nörolog ve trafik uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 22.04.2019 tarihli bilirkişi raporuyla kazanın münhasıran (salt) alkolün etkisi ile gerçekleştiğinin tespit edilmiş olmasına, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulunca düzenlenen 19.10.2022 tarihli raporla, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre dava dışı ...'ün %47,2 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğunun tespit edilmesine ve alınan aktüer bilirkişi raporu ile davacı ... tarafından dava dışı zarar görene yapılan ödemelerin tespit edilen tutarın altında kaldığının anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.