Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8560 E. 2023/12238 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8560
Karar No
2023/12238
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1036-2018/1036 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaya haldeyken, 08.12.2013 günü meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın tam kusurlu olduğunu, sigorta tarafından kısmi ödeme yapılmışsa da zararının tam olarak karşılanmadığını belirterek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesi kapsamında fazlaya dair hakları saklı kalarak 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, olayda davacının da kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun kabulü gerekirken usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; "... İtiraz eden vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak ve başvurunun kısmen kabulü ile 59.239,44 TL sürekli maluliyet tazminatının 09.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile davalıdan tahsili ile başvurana verilmesine ... " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyetin hatalı belirlendiğini, başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Medeni yargılama hukukunun temel amacı tarafların maddi hukuktan kaynaklanan sübjektif haklarını korumaktır. Konusunu da bu sübjektif hakların tanınması, bunların ihlali veya ihlal tehlikesi durumunda korunması oluşturur. Dolayısıyla hakkı ihlal edilen kişilerin başvurusuyla kişi ile Devlet arasında bir yargılama ilişkisi kurulmuş olur. Kişinin talebine göre bu ilişki dava ilişkisi, çekişmesiz yargı ilişkisi ya da geçici hukuki koruma ilişkisi niteliğinde olabilir. Medeni yargılama hukuku temelde bu ilişkiler üzerine kurulurken birtakım ilkeler de ortaya çıkmıştır. Medeni hukuk yargılamasına hâkim olan ilkelerden biri de taleple bağlılık ilkesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinde, Hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği düzenlenmiştir. Buna göre, hâkim tarafların talepleri ile bağlıdır. Kanunlarda gösterilen sınırlı sayıdaki istisnalar bir kenara bırakılacak olursa talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Fakat hâkimin duruma göre talep sonucundan daha azına karar vermesinin önünde engel yoktur. Taleple bağlılık ilkesinin taşıdığı ilk anlam; tarafın talep etmediği husus hakkında mahkemenin karar veremeyeceğidir. Buna göre tarafın neyi talep edip etmediği ve hâkimin ne hakkında karar verip veremeyeceği dava dilekçesine bakılarak tespit edilir. Bu tespitin konusunu, istenilen hukuki sonuç oluşturur. Bu itibarla hâkimin karar verme sınırı dava dilekçesi ile belirlenmiş olur. Talepte bağlılık ilkesinin taşıdığı ikinci anlam ise tarafın talebinden fazlasına mahkemece karar verilememesidir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut dava dosyanın fiziken ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinde davacı vekilince dosyaya ibraz edilmiş, bedel artırım dilekçesinin mevcut olmadığı tespit edilmiş ve dosya mahalline geri çevrilerek varsa bedel artırım dilekçesinin dosya içerisine alınması istenmiş, ancak davacı vekilince dilekçenin bulunamadığı bildirilmiştir, dosya içerisinde mevcut ve tahkim heyeti ile davacı vekili arasında yapılan e-posta yazışmalarının incelenmesinde ise davacı vekilinin 13.10.2017 tarihli e-posta yazısında,".. başvuru harcının ikmali gerçekleşmişse de sigorta vekili ile yaptığımız görüşmede hasar aşamasında davacıya yapılan bir ödeme söz konusu olduğundan güncellenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır... ek raporun akabinde bedel artırım dilekçemizin sunulacağını bilginize sunarız..." şeklinde beyanda bulunduğu, ancak İtiraz Hakem heyetince ek rapor alınmadan re'sen sigorta ödemesinin güncellenmiş değeri düşülerek tazminat hesabı yapıldığı ve tespit edilen miktarın da davacının sürekli iş göremezlik zararı olarak hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince usulünce verilmiş bir bedel artırım dilekçesi bulunmadığına göre davacının talebi 6.000,00 TL olup bu miktardan fazlasına tazminat olarak hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesi ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13'üncü fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2 nci maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de usul ve yasaya uygun düşmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8560, K. 2023/12238, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8560-e-2023-12238-k-25ae8e9caa25