Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8469 E. 2024/6054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8469
- Karar No
- 2024/6054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/56 E., 2022/551 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen muvazaalı işlemin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in diğer davalı...Mermer İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine Isparta 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/753 sayılı dosyasından takip yaptığını ve bu dosyadaki alacağının tahsili için davacı müvekkili ile davalı borçlu şirket arasındaki 14.04.2008 ve 24.04.2008 tarihli maden arama ruhsatlarına ilişkin tasarrufun iptali için Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/155 Esas sayılı dosyasından dava açtığını bu yargılama sırasında dava dayanağı takip konusu alacağın gerçek olmadığı iddialarının araştırılmadan davanın kabulüne karar verildiğini, oysa takip konusu alacağın gerçek olmadığı muvazaalı olduğunu davalı ...'in diğer davalıya borç verebilecek ekonomik gücü olmadığını, diğer şirketin sigortalı işcisi olduğunu belirterek, Isparta 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/753 sayılı takip dosyasının muvazaa nedeni ile iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2016 tarihli ve 2014/103 Esas 2016/672 Karar sayılı kararıyla davacının davalılar arasındaki takibin gerçek olmadığı muvazaalı olduğu iddiasının, Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/155 Esas sayılı dosyasında ileri sürdüğü ve iddianın kabul görmediği, kararın Yargıtay tarafından onandığı ve karar düzeltme isteğinin red edilerek kesinleştiği, o davanın savunması, bu davada ise dava sebebi olarak ileri sürdüğü hususun kesin hükme bağlanmış olması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekil istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.20217 tarihli ve 2017/381 Esas 2017/651 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin esasına yönelik istinaf isteminin aynı gerekçelerle reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 05.06.2018 tarihli ve 2017/4533 Esas, 2018/5858 Karar sayılı ilâmı ile; "...Somut olayda, ... tarafından borçlu...Mermer İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ve ...Mermer İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/55 Esas 2012/57 Karar sayılı dosyasında davacı şirket üçüncü kişi sıfatı ile alacağın gerçek olmadığı iddiasını ileri sürmüş isede karar gerekçesinde mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı, Dairemizin 2013/11972 Esas 2013/12603 Karar sayılı onama ilamında bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.Bu halde davacının bu iddasının yargılaması biten ve kesinleşen tasarrufun iptali davasında kesin hükme ulaştığından söz edilemez. Ancak güçlü delil nileğinde olabilirsede bunun aksini davacının ispat etme hakkı ve olanağı bulunmaktadır. Bu nedenlerle, üçüncü kişinin dayandığı ancak irdelenmeyen alacaklı ...'ın borçlunun iş yerinde çalışıp çalışmadığının sosyal güvenlik kayıtları da getirtilerek, dava dayanağı takip konusu alacağın gerçek olup olmadığı bir başka ifadeyle muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının yeniden ayrıntılı olarak taraf delilleri toplandıktan sonra, değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile kararın bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında ticaret faaliyet gösterdiğine dair herhangi bir ticari kaydının bulunmadığı, ekonomik açıdan işçi sıfatında bulunduğu, 01.02.2014 tarihinden itibaren de yaşlılık aylığı aldığı ve adına kayıtlı Gayrimenkul ve menkul malının bulunmadığı, bu şartlarda ...'ın dava konusu senette belirtilen parayı verebilecek bir güce sahip olmadığı, bu itibarla davalı şirketten alacağının bulunmasının hayatın olağan akışına göre mümkün bulunmadığı, davalılar arasında yapılan senedin ve bu senede istinaden yapılan icra takibinin muvazaalı olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve istinaf, ardından temyiz incelemeleri sonucunda kesinleşen dava 31.12.2013 tarihli dilekçe ile karar düzeltme yoluna gidildiği, ilgili dosyanın 11.02.2014 tarihli karar ile karar düzeltme talebinin reddiyle sonuçlandığını, davanın açıldığı tarihte Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dosya karar düzeltme aşamasında olup Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/155 E. ve 2012/57 K. sayılı dosyası ile görülen davanın henüz sonuçlanmadığı ve derdest olduğunu, bu durum HMK 114 üncü maddesine aykırılık teşkil ettiğini ayrıca davacı tarafın ne denli kötü niyetli olduğunu da gösterdiğini, yine HMK 114/1-i maddesi gereği daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasını dava şartları arasında sayıldığı somut olayda davacı tarafça Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/155 E. ve 2012/57 K. sayılı dosyası sonuçlanmadan iş bu dava açıldığından derdestliğin devam ettiğini; davalı ile davacı arasındaki ruhsat devrinin, hukuken tanınmayan, hukuksuz ve muvazaalı bir devir olarak tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı açısından bir zarar varsa bu zararın muhatabı doğrudan diğer davalı olacağı, zira davacının diğer davalı ile yaptıkları devir işleminin hukuksuz, haksız ve muvazaalı olduğu, hukuken geçersiz olduğu tespit edildiği, müvekkilini zarara uğrattıkları olgusunun da tespit edildiğini, dolayısı ile diğer davalı ve davacı arasındaki tasarruf, taraflar arasındaki ruhsat devri iptal olduğu, bu kararın Yargıtay onanmasından ve karar düzeltme safahatından da geçtikten sonra hukuken tanınmayan bir devrin iptali nedeni ile zarara uğradığını iddia eden bir davanın dinlenilebilirliğinden ve husumet açısından korunmaya değer bir menfaatinden söz edilemeyeceğini; diğer davalı...Mermer ile ...Mermer arasında ortakları arasında organik bağ olduğunun sabit olduğu, ayrıca davacı ... şirketinin ticari defteri incelendiğinde davacı şirket kurulduktan sonra 07.04.2008 tarih ve 2008/1 sayılı olmak üzere alınan ilk ortaklar kurulu kararı maden ruhsatlarının devri olup böylelikle ilk şirket kurucularının kendi aralarında anlaşarak...Mermer Şirketinin boşaltılıp, ...Mermer Şirketine aktarılması ve borçlardan kaçınmak istediği tespit edildiğini; ayrıca Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada dava şartlarından birisi de davaya konu tasarruftan önce mevcut kesinleşmiş bir icra takibinin olması ve bu takibe konu alacağın gerçek bir alacak olması şartının bulunmadığını; müvekkilinin yıllardır maden ocaklarında ve çeşitli işlerde çalıştığını, emeğimin çoğunluğunu da yurt dışında kazandığını, Abu Dabi'de çalışmasının karşılığı olarak ciddi paralar aldığını, bütün bu kazancını da diğer davalıya borç olarak verdiğini, diğer davalının yanında sigortalı olarak çalışmasının ise onların bir takım anlamadıkları yapamadıkları işlere yardımcı olmak ve bunun için kendini sigortalatma isteğinden ibaret olduğunu, davacı tarafın hukuken taraf olmadığı bir hukuki alacak borç ilişkisinde ve icra dosyasında da hiçbir hakkı ve menfaati bulunmadığı taraf sıfatı olmadığı halde salt kaybettiği bir davayı sonuçsuz bırakmak ve alacak hakkımızı atıl bırakmak adına hukukı hilelerde bulunduğunu belirterek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, BK'nun 19 uncu maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.