Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8336 E. 2023/11138 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8336
- Karar No
- 2023/11138
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/640 Değişik İş - 2021/640 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/26683 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne-Davalının İtirazının Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/66754 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.09.2018 tarihinde davacı yolcunun bulunduğu ve davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın başka bir araç ve yayaya çarpması sonucu oluşan zincirleme trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, zararın karşılanması için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 04.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 11.05.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 69.537,46 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.809,36 TL’ ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenmesi gereken belgeler eklenmeden başvuru yapıldığından talebin usulden reddi gerektiğini, sorumluluğun kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusurun incelenmesini talep ettiklerini, başvurucu emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, özür oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi' nden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan bir gelir var ise bunun mahsubu gerektiğini, faizin güncel hesabın yapıldığı tarihten başlayacağını, soruşturma dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, başvuran lehine takdir edilebilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ ne göre belirlenen rakamın 1/5'i olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 69.537,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.809,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 74.346,82 TL’ nin 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekille temsil halinde vekile tebliğ zorunluluğunun bulunmasına rağmen kararın taraflarına tebliğe çıkarılmadığı gibi başvuran tarafından yapılan ıslah dilekçesinin de taraflarına tebliğ olmadığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, başvuranın komisyona başvurmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmasına ilişkin başvuru şartını yerine getirmeksizin işbu başvuruyu ikame ettiğini, başvuranın eksik evrak ile başvuru yaptığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin, kararını gerekçelendirmediğini, bilirkişi raporuna değinmekle yetindiğini, gerekçesiz karar yazılmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu iddiası kabul edilemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, maluliyet raporunun mevzuata aykırı olarak düzenlendiğinden hükme esas alınamayacağını, hesaplamaya Genel Şartlar gereği TRH-2010 Yaşam Tablosu ve teknik faizin % 1,8 olarak uygulanması gerektiğini, 3 aylık geçici iş göremezlik süresinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere geçici iş göremezlik ve rapor ücreti SGK' nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli bu giderlerden davalı şirketin sorumlu olmadığını, ceza soruşturma ve kovuşturmasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini, kazaya karışan aracın tescilinin hususi olarak yapılmasından dolayı tazminata yasal faiz işletilmesi gerektiğini başvuran lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ıslahın taraf kabulüne bağlı olmadığı, ıslaha karşı ileri süreceği bir itiraz var ise bunun İtiraz Hakem Heyetine karşı da ileri sürülebileceği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının tebliğ edilmediği bildirilmekte ise de süresi içinde itirazların ileri sürüldüğü bu nedenle karar ve ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğine ilişkin itirazların yerinde olmadığı, eksik evrak ile başvuru bulunmadığı, kusur oranının belirlenmesinde hata bulunmadığı, hesaplama yönteminde bir hata bulunmadığı, zaten Uyuşmazlık Hakem Heyetince yasal faize hükmedildiği, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, rapor ücretinin Türk Ticaret Kanunun 1426 ıncı maddesi gereği sigorta şirketinden istenebileceği, uzlaştırmaya ilişkin Hakem Heyetine sunulmuş bir delil bulunmadığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış maluliyet raporu olmaksızın başvuru yapıldığını, bu raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, kaldı ki raporun 18 aylık stabilizasyon süresi beklenmeden hazırlandığını, hesaplamanın TRH-2010 Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının SGK’ nın sorumluluğunda olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, maluliyet raporu ücretinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, başvuran lehine takdir edilebilecek vekalet ücretinin AAÜT' göre belirlenecek rakamın 1/5'i olabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.09.2020 tarihli raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 15.09.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.