Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8408 E. 2024/11248 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8408
Karar No
2024/11248
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2447 E., 2024/667 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 46. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/184 E., 2022/151 K. Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin hem sigorta başlangıç tarihinden hem de bu tarihe göre bulunacak yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25.02.1974 doğumlu olup 01.03.2012 tarihine kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinde muvazzaf subay olarak görev yaptığı, 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin bulunduğu, 26.09.2021 tarihinde Kuruma başvuru yaparak emeklilik aylığı tahsis talebinde bulundukları, Kurumun 52 yaş şartının yerine getirilmediğinden bahisle başvuruyu reddettiği iddiasıyla fiili hizmet zammı süresinin hizmet başlangıç tarihinden ve yaş haddinden indirilmesi gerektiği ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen emekli aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili hizmet zammı hususunda İdare Mahkemelerin görevli olduğu, Kurumun merkezinin Ankara'da bulunması nedeniyle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu, Harp okullarında okuyan öğrencilerin 18 yaş dolumundan sonra geçen sürelerin fiili hizmet süresinden sayıldığı, 18 yaş altında geçen sürelerin fiili hizmetten sayılmadığı, idarenin işleminin usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile mevzuat uyarınca 5434 sayılı Kanun'un 32 vd. maddelerinde düzenlenmiş “fiili hizmet zammının”, 506 sayılı Kanun'daki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı olduğu bu yönüyle birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilemeyeceği anlaşılmakla, yapılan hesaplamalarda davacının 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresi hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmediği, davacının emekliliğe hak kazanıp kazanılmadığı hususunda inceleme yapıldığında, yaşlılık aylığı koşulları bakımından 25 yıllık sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5600 prim günü koşullarının sağlanması gerektiği, davacının hizmet başlangıç süresi olan 15.10.1992 tarihine göre yapılan hesaplamada 25 yılın 30.11.2013 tarihinde dolduğu görülmekle, 25 yıllık sigortalılık süresi koşulunun sağlandığı, davacının doğum tarihi olan 25.02.1974'ten 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin indirilmesi sonucu doğum tarihi 10.04.1970 olarak bulunduğu, talep tarihi olan 26.09.2021 tarihinde 53 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hukuka uygun olduğu, rapora aykırı karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5434 sayılı Kanundaki fiili hizmet zammının 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerle birleştirilmesi halinde sigortalılık süresine eklenmesi, yani sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesi ve yaş haddinden düşülmesi gerektiği, kazanılmış hak ilkesine dikkat edilmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yaşlılık aylığı koşulları belirlenirken fiili hizmet zammı süresinin sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmemesi gerektiğine ilişkin kabul yerinde ise de davanın kısmen kabulü ile fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 46. İş Mahkemesi'nin 04.07.2022 tarihli, 2021/184 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi gereğince belirlenen yaş haddinden aynı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin indirilmesiyle yaşlılık aylığı koşullarının tamamlandığı, 10.04.2023 tarihini takip eden ay başı olan 01.05.2023 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.08.2023 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili hizmet zammı süresinin tamamının sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesi, hizmet süresine eklenmesi ve yaş haddinden düşülmesi gerektiği, kararın içtihatlara aykırı olduğu, kazanılmış hak ilkesinin ihlal edildiği ve uyuşmazlık konusu olmayan bir hususta uyuşmazlığın Mahkemelerce çıkarıldığı, davanın kabulü gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, davanın süresinde açılmadığı, görev ve yetki itirazları bulunduğu, Kurum işlemlerini doğrulayan içtihatlar bulunduğu, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin hem sigorta başlangıç tarihinden hem de bu tarihe göre bulunacak yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8408, K. 2024/11248, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8408-e-2024-11248-k-2e8564bb4ee5