Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8247 E. 2023/10939 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8247
- Karar No
- 2023/10939
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/880 D.İş, 2021/880 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/36504 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine/Davanın Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/106195 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; bisiklet sürücüsü müvekkilline plakası tespit edilemeyen aracın 09.01.2020 tarihinde çarpması neticesinde davacının %18 oranında malul kaldığını, davacıya bir kısım ödeme yapıldığını ancak yeterli olmadığını, plakası tespit edilemeyen aracın tam kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 22.06.2021 tarihinde 95.805,44 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılmasını talep ettiklerini, kazanın ispatlanması gerektiğini, kusur incelemesi yapılarak, kask kullanılmadığı için kusuru bulunan davacıdan müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacıya 10.03.2021 tarihinde 21.483,00 TL sulh kapsamında ödeme yaptıklarını ve sorumluluklarının kalmadığını, uzlaşma olup olmadığının araştırılmasını, hükmedilecek faizin yasal faiz olması, vekalet ücretinin asliye mahkemeleri için hükmedilen oranın beşte biri kadar olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosyaya sunulan Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen raporda davacının %18 oranında engel oranı olduğu, kusur durumunun belirlenmesi amacıyla alınan raporda başvuranın kazanın meydana gelmesinde etken davranışı olmadığı, plakası tespit edilemeyen sürücünün ise %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, güncel Yargıtay içtihatları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu prograsif rant yöntemine göre alınan hesap raporunda, davalının yaptığı ödemenin yeterli olmadığı ve rapor tarihi itibari ile yapılan hesaplama ile 95.805,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı" gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 95.805,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplamada TRH Yaşam Tablosu ve %1.8 yönteminin kullanılması gerektiği, maluliyet raporuna, kusura itiraz ettiklerini, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücretine ilişkin talebin reddi gerektiğini, sürücünün belirsiz olduğunu, bu hususta açıkça tespit yapılmadan karar verilemeyeceğini, başvuran tarafa 10.03.2021 tarihinde 21.483,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin sulh kapsamında olduğunu, eksik evrak ile başvuru yapıldığını bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı def'ini tekrarladıklarını, uzlaşmanın olup olmadığının araştırılmasını, yasal faiz işletilerek, faiz başlangıç tarihinin başvurucu tarafından eksik belgelerin tamamlandığı tarih olması gerektiğini, vekâlet ücretinin beşte bir oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "tazminatın belirlenmesinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden başvurunun belirsiz alacak davası olarak açılmasında isabetsizlik olmadığı, zamanaşımı sürenin dolmadığı, kazaya karışan aracın tespitinin mümkün olmaması halinde davalının tazminattan sorumlu olduğu, dosyaya kusur raporu alındığı, sürücüsü tespit edilemeyen aracın kazada %100 oranında kusurlu olduğu, yaralanmanın kafa bölgesinden olmadığı bu nedenle kask nedeni ile müterafık kusur indirimi yapılması talebinin reddi gerektiği, dosyaya sulhe ilişkin belge sunulmadığını, şikayetten vazgeçme halinin tazminat davası açmaya engel olmadığı ayrıca başvuranın şikayetçi olduğu, yasal faize karar verildiği, vekalet ücretinin tam ve nispi oranda olması gerektiği" gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz aşamasında ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, bisiklet kullanan davacıya 09.01.2020 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının, tahkim başvurusu öncesinde davalıya gerekli belgeler ile başvuru yapmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına, alınan kusur raporu ile plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen sürücünün kazada asli kusurlu bulunmuş olmasına, kask takılmaması ile maluliyet arasında illiyet bağı olmamasına, kaza tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, dosyada uzlaşmanın varlığına ilişkin delil olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 09.01.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “...engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.