Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8237 E. 2023/13613 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8237
Karar No
2023/13613
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/239 E., 2023/524 K. DAVA TARİHİ : 16.11.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu, tedavi ve diğer giderlerinin olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.500,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bozma ilamı sonrası dava değerini 80.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebi yönünden zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini, ayrıca davanın esastan da reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2017 tarihli ve 2016/933 Esas, 2017/229 Karar sayılı kararı ile davaya konu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında zararı meydana getiren eylem suç oluşturduğundan olayın, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımına tabi olduğu, davalı tarafın da yasal süre içinde zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2018/505 Esas, 2018/689 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.02.2021 tarih ve 2021/2062 Esas, 2021/1433 Karar sayılı kararı ile "...davalı ... ile davacı arasında gelişen süreçte davalı sigota şirketinin tutumu karşısında davacıya atfedilecek kusur bulunmaması, davacının şikayeti üzerine açılan ve müdahil olarak katıldığı ceza dosyasının henüz kesinleşmemesi dikkate alınarak davaya konu kazanın zamanaşımı süresinin KTK 109 uncu madde kapsamında 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına göre mahkemece, esastan yapılacak inceleme ile sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosya içeriğine uygun bulunan denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olan Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak ve sigorta poliçesindeki teminat limiti nedeniyle davanın kabulü ile 80.000,00 TL maddi tazminatın 18.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımından dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, müterafik kusur araştırması ve hatır indirimi yapılması gerektiğini, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, aksi halde faizin dava tarihinden itibaren işletilebileceğini belirtilerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan mülga Borçlar Kanunu'nun 46 ncı maddesi, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 88, 89 ve 90 ıncı maddeleri.

3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma gereği mahkemece alınan maluliyet ve hesap bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, olayda davacının müterafik kusurun ve hatır taşımasının bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8237, K. 2023/13613, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8237-e-2023-13613-k-1ded9ec6230a