Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8026 E. 2023/14093 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8026
Karar No
2023/14093
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/486 Esas, 2023/21 Karar DAVACILAR : l-..., 2- A, 3-... vekilleri Avukat ... Savaşçı DAVALILAR : 1-NN (eski ünvan) ING Hayat ve Emeklilik A.Ş. vekili Avukat , 2-ING Bank A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 30.12.2014 KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında Ankara 11. Ticaret Mahkemesi'nde görülen tazminat davasında verilen görevsizlik kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Onama kararından sonra dosya Ankara 11. Tüketici Mahkemesi'ne gönderilerek yargılama yapılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi Fehmi Çetinkaya'nın 10.02.2014 tarihinde vefat ettiğini, geride davacılar kızı, oğlu ve eşinin kaldığını, murisin davalılardan ING Bank A.Ş. ile 11.12.2013 tarihinde Ankara Optimum Şubesi'nden 30.284,40 TL'lik genel toplamda 60 ay taksitle ihtiyaç kredisi kullandığını, murisin ölüm tarihi olan 02.10.2014 tarihine kadar 13 taksiti ödediğini geriye 47 taksit ödeme kaldığını, aylık taksit tutarının 504,74 TL olduğunu, kredi sözleşmesinin imzalanması sırasında ayrıca bir hayat sigortası başvuru formu ile murisin davalılardan ING Emeklilik A.Ş. arasında sigorta yapılmak üzere prim ödemesi yansıtıldığını, murisin 13. taksitten sonra 10.02.2014 tarihinde vefat ettiğini ve kredi borcunun mirasçılara sirayet ettiğini, hayat sigortasının 11.12.2013 tarihinde yani vefat tarihinden 2 ay evvel sona erdiğini ve yenilenmediğini, kredi borcu ödemelerine devam edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak bu durumun davalı ...'ın kendi kusuru olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin hayat sigortasının yenilenmemiş olmasında bir kusurlarının bulunmadığını, murislerinin üzerine düşen bütün sorumluluğu yerine getirdiğini, sigorta poliçesinin durdurulmasına yönelik bir talebinin ve beyanının bulunmadığını belirterek, 11.12.2013-11.12.2014 tarih aralığının teminat altına alınması gerektiğinin, 6.561,62 TL borçlu olmadıklarının tespitini ve 6.561,62 TL bedelin avans faiziyle iadesi ile bundan sonraki borçların taraflarına ait olmadığının saptanmasını istemişlerdir.

II. CEVAP Davalı ... (eski ünvan ING) Emeklilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada bahsi geçen poliçede lehtar olarak davalı ...Ş. Ankara Optimum Şubesi gösterildiği için tazminat alacağını talep etme hakkına ING Bank A.Ş. Ankara Optimum Şubesi'nin sahip olacağını, davacıların husumet ehliyeti olmadığı için davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile müteveffa arasında tanzim edilen poliçenin süresinin 11.12.2013 tarihinde dolduğunu, müteveffanın ölüm tarihinin ise 10.02.2014 olduğunu, müteveffanın öldüğü tarihte müvekkili şirketten bir poliçesinin bulunmadığını, müvekkilinin poliçe bitiminden sonra tek taraflı olarak poliçeyi yenilemeye yetkili olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın işbu davada husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava dilekçesinde çelişkilerin bulunduğunu, sigorta primlerinin emekli maaş hesabından tahsil edilmesinin mümkün olmadığını, kredili yıllık hayat sigortasının tarafının muris ile diğer davalı ... Emeklilik A.Ş. olduğunu, müvekkili bankanın sıfatı bulunmadığını, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Davanın açıldığı Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararı, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.10.2016 tarihli ve 2016/1683 Esas, 2016/8594 Karar sayılı ilamıyla onanmış, görevli olan Ankara 11. Tüketici Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/158 Esas, 2017/905 Karar sayılı kararıyla; davacılar murisi ile davalı banka arasında 11.12.2012 günlü 60 ay vadeli, ayda bir ödemeli, ödemesi 11.01.2013 tarihinde başlayan İhtiyaç Kredi Sözleşmesi ve buna bağlı olarak davalı sigorta şirketi ile de bir yıl süreli hayat sigortası tesis edildiği, davalı bankanın sunduğu ING Bank A.Ş. Kredi Grup Hayat Sigortası Başvuru Formunda, dain-i mürtehin olarak davalı bankanın gözüktüğü, prim ödemelerinin bildirdiği hesaptan veya kredi kartından tahsili için yetki verildiği, davacılar murisinin vefat tarihinde yürürlükte bulunan 17.01.2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin “İhtiyari sigortalar” başlıklı 6 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “İhtiyari sigortalarda, kredi süresi içerisinde yenileme sorumluluğu kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir.” hükmünün düzenlendiği, davalı bankanın sigorta poliçesinin yenilenmesi gerektiğine dair davacılar murisine bildirimde bulunduğu yönünde bir savunması bulunmadığı gibi buna ilişkin bir kanıt da sunmadığı, yönetmeliğin 6/2 ncı maddesi gereği de davalı bankanın kusuru bulunmadığı, davalı bankanın sigorta poliçesinin yenilenmesi gerektiğini davacılar murisine bildirmemekle yeni bir hayat sigorta poliçesi düzenlenmemiş olması nedeniyle tüm kredi borcunu sigortacının yerine davacıların ödemek zorunda kalmalarının davacıların zararına olduğu, zarar ile davalı bankanın bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi arasında illiyet bağı bulunduğu, sigorta poliçesinin yenileneceği tarihin de sigortalı tarafından takip edilip yenilenip yenilenmediğini kontrol etmesi gerektiği, davalı bankanın müterafik kusurlu olduğu ve %40 oranında kusurlu kabul edildiği, davalı sigorta şirketine yüklenebilecek bir kusur bulunmaması ve geçerli bir sigorta poliçesi bulunmaması nedeniyle bu davalı yönünden davanın husumetten reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 9.500,00 TL bedelin 10.02.2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı İng Bank A.Ş.'nden alınarak davacılara verilmesine, davalı .... hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı İNG Bank A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 2021/10173 Esas-2022/2554 Karar sayılı ve 15.02.2022 tarihli ilamı ile davalı İNG Bank A.Ş. vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "davacılar murisinin 11.12.2013 tarihinde davalı bankadan aldığı 5 yıllık ihtiyaç kredisi alımı sırasında, bankanın sigorta kuruluşu tarafından 11.12.2012-11.12.2013 dönemini kapsayacak şekilde hayat sigortası yapıldığı, sigorta poliçesi süresi bitiminden sonra yenilenmediği ve davacılar murisinin 10.02.2014 tarihinde vefat ettiği, muris Fehmi Çetinkaya'nın, davalı bankadan çektiği kredi için imzaladığı Bireysel Kredi Başvuru Formu ve Ekinin 13/C son maddesi “ Banka, tüm teminatlar ve kredi şartı tüm sigortalama işlemlerini sigorta primlerinin kredili müşteri tarafından ödenmemesi durumunda, gerekli görüleceği hallerde ve tamamen kendi yetkisi ile gerekli göreceği her türlü rizikolara karşı, dilediği şart, kayıt ve müddetlerle, lehtarı kendisi olmak üzere dilediği sigorta şirketine sigorta ettirebilir ve bu primleri kredili müşteriden bu kredi sözleşmesi şartları dahilinde talep edebilir ve bu pirimleri kredili müşteriden bu kredi sözleşmesi şartları dahilinde talep edebilir." hükmünü içerdiği, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin “İhtiyari sigortalar” başlıklı 6 ncı maddesinin 2 ncı fıkrasında da “İhtiyari sigortalarda, kredi süresi içerisinde yenileme sorumluluğu kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir.” olduğu, sigortayı yenileme yükümlülüğü kredi kullanana ait olmakla beraber Yönetmelik gereği bildirim yapma ve bilgilendirme yükümlülüğü kredi kuruluşuna ait olduğu halde davalı bankanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, sözleşmede yenilenmeme halinde kendiliğinden sigorta ettirebileceği belirtilmiş, ancak bundan dolayı bankaya sorumlululuk yüklenemeyeceği belirtilmiş ise de böyle bir hak kendisine verilmiş olmasına ve süresi biten poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin, bankaya bağlı kuruluş olduğu da dikkate alındığında, bankaya %40 oranı gibi düşük bir oranda müterafik kusur takdir edilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin “İhtiyari sigortalar” başlıklı 6 ncı maddesinin 2 ncı fıkrasında da “İhtiyari sigortalarda, kredi süresi içerisinde yenileme sorumluluğu kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir.” denildiği, sigortayı yenileme yükümlülüğü kredi kullanana ait olmakla beraber Yönetmelik gereği bildirim yapma ve bilgilendirme yükümlülüğü kredi kuruluşuna ait olduğu halde davalı bankanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, sözleşmede yenilenmeme halinde kendiliğinden sigorta ettirebileceği belirtilmiş olduğundan, böyle bir hak kendisine verilmiş olmasına ve süresi biten poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin, bankaya bağlı kuruluş olduğu da dikkate alındığında, davalı bankanın müterafik kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacılar murisinin sözleşme uyarınca vefat tarihinden sonra ödemesi gereken toplam kredi borcunun 23.772,78 TL olduğu, davalı bankanın %65 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.452,30 TL'nin 10.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı İng Bank A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, davalı .... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın üzerine düşen bütün sorumlulukları eksiksiz yerine getirmiş olması ve hayat sigortasının otomatik yenilenmesine ilişkin aynı grup şirket bünyesindeki davalılara yükümlülük getirilmiş olması nedeniyle, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek, müteveffa ile aralarında akdedilen sözleşmeyi yenilemeyen davalı sigorta şirketi ile aynı şirket bünyesindeki davalı bankanın kusurlu olduğunu, davalıların ağır kusuru nedeniyle, sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde müteveffaya kusur izafe edilmesi ve müterafik kusurun varlığının kabulünün hatalı olduğunu, bozma sonrasında mahkemece davalı banka lehine de karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir.

Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; davanın öncelikle müvekkili banka açısından husumet yokluğundan reddi gerektiğini, gerek sözleşme hükümleri gerekse de yasal mevzuat çerçevesince kusurun müteveffada olduğunu, müvekkil bankaya kusur yöneltilelemeceğini ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigortası nedeniyle kredi borcundan sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1487 vd maddeleri, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozma ilamında belirtilen bozmaya uygun şekilde değerlendirme yapılarak müterafik kusurun %65 uygulanmasının yerinde olmasına göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Mahkemenin 14.12.2017 tarihli hükmünün davacı ... davalı .... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 2021/10173 Esas-2022/2554 Karar sayılı 15.02.2022 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava kısmen kabul edilmiştir.

Mahkemenin 14.12.2017 tarihli kararının 7 nci bendinde "Davalı .... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2 nci maddesi gereğince 787,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine" karar verilmiş, bu karar davalı .... tarafından temyiz edilmemiştir.

Bozma ilamından sonra mahkemenin 12.01.2023 tarihli kararının 10 uncu bendinde "Davalı .... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takdiren 4.600,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine" karar verilmişse de karar davalı .... tarafından temyiz edilmediğinden davacının usuli kazanılmış hakkı ihlal edilerek daha yüksek vekalet ücretinden sorumlu tutulması bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm ve davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 10 uncu bendinde yer alan "4.600,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "787,39 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8026, K. 2023/14093, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8026-e-2023-14093-k-cc7f7ef101ce