Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7111 E. 2023/13154 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7111
- Karar No
- 2023/13154
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-Şelale Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2-Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş vekili Avukat ... 3-... (TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş) vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulü/Birleşen Davanın Kabulüne
Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacının kimlik bilgileri kullanılarak adına GSM şirketlerinden sahte hatlar alındığını, davacı adına 274 adetten fazla hat açıldığının anlaşıldığını, hat alınması ve hattın açılması işlemlerinin davalılar Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş ve ... (TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş) ile diğer davalı alt bayiler tarafından yapıldığını, adına alınan bu hatlar sebebiyle borcu olduğu gerekçesiyle bir çok haciz işlemine ve soruşturmaya maruz kaldığını ve mesaisinin çoğunu yapılan haksız fiil nedeniyle uğradığı mağduriyetleri gidermek için harcadığını belirterek asıl dava dosyasında 20.000,00 TL manevi tazminatın, birleşen dava dosyasında 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/685 Esas sayılı dosyasında sahte hatlarla ilgili davacı tarafından açılan dava nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, aksi kanaatte olunması halinde söz konusu dosya ile asıl dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin doğrudan hat satışı yapmadığını, hattın satışının müvekkili davalı şirketin bayisi tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla bu konuda davalı şirkete husumet düşmeyeceği gibi kusur da atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalı şirketin alt bayii olarak hizmet verdiğini, davacı taraf adına açılan hatların davalı veya çalışanları tarafından da açılmadığını, davalı şirkete kusur atfedilemeyeceğini ve davacı tarafından sahte hat alımı nedeniyle manevi zarara uğradığının ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... (TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş) vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminat koşulları oluşmadığından davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davalı şirketin yapılan sahte abonelik işlemlerinden dolayı herhangi bir yükümlülük veya sorumluluğu bulunmayıp davanın sahtecilik fiilini gerçekleştirenlere yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.12.2015 tarihli, 2015/490 Esas ve 2015/639 Karar sayılı ilamı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın satış ve iş görmeyi içeren sözleşme türlerinden olup bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 05.10.2016 tarihli, 2016/8502 Esas ve 2016/9431 Karar sayılı ilamı ile; ''...Dava konusu olayda, davacı adına yapılan abonelik sözleşmesinin davacının adı ve imzası kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişki "haksız fiilden" kaynaklanmaktadır. Davalı ile sözleşmeyi akdeden davacı değil, davacının imzasını taklit ederek imza atan üçüncü kişilerin olduğunun anlaşılması karşısında taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceği açıktır. (HGK'nun 17.02.2010 tarihli ve 2010/461 Esas ve 2010/84 Karar sayılı ilamı). Dava konusu yapılan ve mahkemece de aynı şekilde kabul edilen olguların, 6502 sayılı Yasa’nın 3. maddesi gereğince “tüketici işlemi” olarak kabul edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Taraflar arasında 6502 sayılı Yasa’dan kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Hal böyle olunca, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından ve uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişki "haksız fiil"den kaynaklandığından, işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile tüketici mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından yapılan suç duyurusu neticesinde davacının adına usulsüz hatlar açıldığının ceza dosyalarında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu, ayrıca sahte hat nedeniyle davacı aleyhine ceza dosyasında koruma tedbirlerine hükmedildiği, yürütülen soruşturma kapsamında ifadeye çağrıldığı, davalılar tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı eylem ile davacının kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların kusurlu eylemi nedeniyle davacı adına 274 adetten fazla GSM hattının, kimlik bilgileri ve sahte imzası kullanılmak suretiyle açıldığını, akabinde de bu hatların sahte olarak sürekli numara taşıma yolu ile operatör değiştirdiğini, adına alınan bu hatlar sebebiyle borcu olduğu gerekçesiyle bir çok haciz işlemine ve soruşturmaya maruz kaldığını, bu nedenle asıl davada takdir edilen manevi tazminat tutarının az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinde; gerekçeli kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine aykırı olduğunu, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, derdestlik itirazları dikkate alınmayarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta müvekkili şirketin doğrudan hat satışı yapmadığını, hattın satışının müvekkil davalı şirketin bayisi tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla bu konuda davalı şirkete husumet düşmeyeceği gibi kusur da atfedilemeyeceğini, davacının kimlik bilgilerinin ele geçirilmesinde davalı şirketin herhangi bir dahlinin bulunmadığını, davacının kimlik bilgilerinin davacının kusur ve ihmaliyle ele geçirildiğini, davacının adına kayıtlı hattın dava dışı üçüncü kişilerce suç teşkil eden eylemlerde kullanılması sonucunda davacının hakkında soruşturma açılmasının suç işleyen üçüncü kişilerin kasıtlı hareketleri sonucu gerçekleştiğini, üçüncü kişilerin bu eylemlerinin, zarar ile davalı şirket arasındaki illiyet bağını kestiğini, davalı şirketin bayilerinin eğitimi ve denetimi konusunda bir eksikliğinin bulunmadığını, davalı şirketin gerekli tüm tedbirleri aldıktan sonra, insan faktörü nedeniyle ortaya çıkacak ve önceden öngörülmesi mümkün olmayan sonuçlardan sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ve davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulması istemiştir.
Birleşen davada davalı Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili davalı şirketin alt bayii olarak hizmet verdiğini, davacı taraf adına açılan hatların davalı veya çalışanları tarafından açılmadığını, söz konusu hat açılışlarının kota doldurmak amacı ile ana bayiler tarafından yapıldığını, davacının dava konusu eylem nedeniyle kişilik haklarının zarara uğradığını ispatlayamadığını, davalı GSM şirketleri tarafından gerekli kontrol ve denetimlerin yapılmadığını ve davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulması istemiştir.
Birleşen davada davalı ... (TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş) vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen gerekçeli kararda hukuki esaslara ve kurallara uyulmadığını, manevi tazminat koşulları oluşmadığından davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davalı şirketin yapılan sahte abonelik işlemlerinden dolayı herhangi bir yükümlülük veya sorumluluğu bulunmayıp davanın sahtecilik fiilini gerçekleştirenlere yöneltilmesi gerektiğini, davalı şirket bünyesinde yapılan abonelik taleplerinin, davalı şirketin bayileri tarafından yapıldığını, bu nedenle davalı şirketin, doğrudan abone ile muhatap olmayarak, kendisine bayi tarafından iletilen başvuruları sisteme aktardığını, davalı şirketin gelen kimlik bilgilerinin sahte olup olmadığını inceleme gibi ne imkânı ne de yükümlülüğü bulunduğunu, dava konu olayda kusursuz sorumluluk şartlarının gerçekleşmediğini, abonelik işlemini gerçekleştirenin sorumlu olacağı kanısına varılsa bile abonelik işlemini gerçekleştiren tüzel kişi ve tacir sıfatını haiz bayi sorumlu olacağından davalı şirketin sorumluluğunun söz konusu olmadığını ve davacı lehine takdir edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının kimlik bilgileri kullanılmak ve imzası taklit edilmek suretiyle adına sahte hat alınması nedeniyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi),
3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
269,85 TL 0.H. 59,30 TL P.H. 210,55 TL Kalan
1.366,20 TL 0.H. 1.143,25 TL P.H. 222,95 TL Kalan