Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/8132 E. 2023/11195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8132
- Karar No
- 2023/11195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5252 sayılı Kanun) Ağır hapis cezasının dönüştürülmesi başlıklı 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Hapis cezalarında kanunlarında aksine bir hüküm yoksa alt sınır bir ..., üst sınır beş yıl olarak, uygulanır." şeklindeki düzenlenme karşısında; sanığın işlediği iddia edilen,1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen üste fiilen taarruz suçunun az vahim hal cümlesinin beş yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği belirlenmekle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemleri için, belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçların işlendiği 15.02.2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye üste hakaret suçu bakımından uygun, üste fiilen taarruz suçu bakımından aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.