Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/811 E. 2023/3157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/811
Karar No
2023/3157
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/435 Değişik İş-2020/435 Karar SAYISI : İHK-2020/25452 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine SAYISI : K-2020/63402 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.02.2014 tarihli kazada motosiklet sürücüsü olan davacının yola kaygan bir madde dökülmüş olması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yapması neticesinde %23 oranında malul kaldığını, yola bu maddeyi döken aracın belli olmadığını, savcılık soruşturmasında şikayetçi olmaması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini iddia ederek belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Davacı 27.08.2020 tarihinde dava değerini 105.115,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğu nedeni ile ret kararı verilmesi gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsi ile araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğini, kazanın ispatlanamadığını, kusur oranlarının tespitini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödeme var ise tenzilini talep ettiklerini, poliçe limiti kadar sorumlu olduklarını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre asliye mahkemeleri için hükmedilen vekalet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuranın yola ıslak bir madde dökülmesi nedeni ile motosikletinin kayarak devrilmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutağında başvuranın kusurunun olmadığının belirlendiği, Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin aldığı kusur raporu ile davacının %25, yola dökülen ıslak maddenin kazanın oluşumuna %75 oranında etki ettiğinin rapor edildiği, ibraz edilen maluliyet raporu ile Çalışma Gücü ve ve meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %23 oranında maluliyetinin hesap raporu ile davacının 105.115,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı gerekçesiyle ile başvurunu kabulü ile 105.115,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.02.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava öncesinde müvekkiline başvuru yapıldığını, başvurucunun T.C. Sağlık Bakanlığı Eskişehir Devlet Hastanesi'nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmiş bir Sağlık Kurulu Raporu sunması halinde talebin değerlendirileceğinin başvuran vekiline bildirildiğini ancak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmiş bir Sağlık Kurulu Raporu sunulmaksızın başvuru yapıldığını, bu nedenle usulüne uygun başvuru şartı yokluğu nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğunun ispat edilemediğini, kusur raporu alınmadan bu konuda karar verilemeyeceğini, ortak kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, Komisyona başvuru tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, avans faizi değil kanuni faize hükmedilmesi gerektiğini, başvuru sahibi dehine tam vekalet ücretine değil 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun 4 öğretim görevlisi tarafından tanzim edildiği, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulduğu, dosyaya ibraz edilen kusur raporu ile kazanın oluşunda yola dökülen ıslak maddenin %75 oranında etkili olduğu, tam ve nispi vekalet ücreti verilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı, davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yol üzerine kaygan bir maddenini döküldüğünün ispatlanması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın tespiti ile böyle bir araç ve sürücüsünün varlığının ispatlanamadığını, başvuranın müterafık kusuru bulunduğunu, vekalet ücretinin başvuran lehine nispi ve tam oranda verildiğini belirtmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yola kaygan madde dökmesi sonucu meydana gelen 05.02.2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. KTK’nın (KTK) 91 inci maddesi gereğince aynı Kanun’un 85 inci maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ... karşılayacaktır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür. Sigortanın kapsamı ise Genel Şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır" şeklinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta; başvuran yola kaygan bir madde dökülmesi nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığı ve yaralandığının iddia etmektedir. Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında kazanın yola yeni döküldüğü tespit edilen bir madde nedeni ile davacının direksiyon hakimiyetini kaybederek meydana geldiğini yolda 23 metre sürüklenme izi olduğunu belirtirken, dosyada bulunan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde yola dökülen kaygan maddenin %75 oranında, başvuranın ise yola gereken dikkati vermemesi ve hızlı olması nedeni ile %25 oranında kusurlu olduğu beyan edilmiştir. Ancak dosya kapsamında yola döküldüğü belirtilen kaygan maddenin herhangi bir araçtan sadır olduğuna dair delil bulunmamaktadır. Sigortanın kapsamına dair yukarıda yapılan açıklamalarda motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne ya da yaralanmasına neden olunması gerektiği belirtilmiştir. Ancak somut olayda kazanın motorlu bir araçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, olayın oluş şekli net bir şekilde ispatlanamamışken ve böyle bir durumda sigortanın dahi sorumlu olmayacağı açıkken, motorlu araçtan döküldüğü belli olmayan kaygan maddenin varlığı nedeni ile davalı ... Hesabının sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Bu gerekçelerle başvurunun reddi gerekirken kabulü hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/811, K. 2023/3157, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-811-e-2023-3157-k-cb7e135824a8