Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9951 E. 2023/2981 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/9951
Karar No
2023/2981
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/903 E., 2019/1017 K. HÜKÜM/KARAR :Davanın Kısmen Kabulüne / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/85 E., 2019/384 K. Taraflar arasındaki trafik kazasından dolayı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sürücünün idaresindeki araç ile müvekkilin aracına çarpmak sureti ile kaza meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, davalı sürücünün kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kaza sonrası maddi ve manevi kayba uğradığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata (kaza sonrası mahkeme dışı müvekkile yapılan ödemenin mahsubu ile) davalı ...'den kaza tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen 02.11.2011 tarihli kazaya karıştığı belirtilen aracın müvekkil şirkete poliçede teminat limitlerinin kişi başı 200.000,00 TL olduğunu, dava öncesinde dava konusu kaza sebebi ile müvekkil şirkete başvurulduğunu, müvekkil şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, davacıya maluliyeti nedeniyle 16.09.2013 tarihinde %75 kusur ve %13 maluliyet oranları esas alınarak 8.153,83 TL ödeme yapıldığını, davacıya yapılan ödemenin tüm zararı karşıladığının tespit edileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; fahiş oranda talep edilen manevi tazminata konu bilgi ve evrakın dosya kapsamına sunulmamış olmasına rağmen davacı tarafça kötüniyete dayalı 100.000,00 TL değeriyle belirsiz alacak davası açıldığını, maddi tazminatın konusunu hangi hususların oluşturduğu dahi ifade edilmeksizin fahiş oranlar belirtilmek suretiyle davacı tarafça yasal dayanaklardan yoksun olarak tazminat talep edildiğini, söz konusu trafik kazasına yönelik Körfez 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/116 E sayılı dosyası kapsamında müvekkil hakkında her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) hükmedilmiş olsa da meydana gelen kazaya yönelik yapılan tespitin hatalı olduğunu ancak buna rağmen davacıya 16.09.2013 tarihinde müvekkilinin kusuru sebebine dayanarak 8.153,83 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada %75 kusurlu olduğunun alınan uzman bilirkişi raporuyla tespit edildiği; davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının % 19 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, ceza dosyasının mahiyeti, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutularak manevi tazminata hükmedildiği" gerekçesiyle, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 12.060,67 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin sigorta limitiyle sınırlı olmak üzere 02.07.2013 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden olay tarihi 02.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ...’den olay tarihi olan 02.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, tazminat miktarlarının faizinin olay tarihinden itibaren olması gerekirken farklı tarihlerde hatalı olarak faiz işletildiğini, bilirkişi raporunda müvekkiline % 25 kusur verilmesini kabul etmediklerini ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili, Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranının yüksek olduğunu, dosyanın davacının maluliyeti yönünden yeniden incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davalı sürücünün %75 oranında asli, davacının ise %25 oranında tali kusurlu kabul edilmesinin oluşa uygun bulunduğu, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre ATK'dan alınan maluliyet raporu esas alınarak aktüerya bilirkişi tarafından 16.09.2013 tarihli sigorta ödemesi güncellenmek suretiyle yapılan tazminat hesaplamasının yerinde olduğu, takdir olunan manevi tazminat miktarının yaralanmanın mahiyetine, kusurun ağırlığına ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile paranın satın alma gücüne ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili ve davalı ... istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davalı ... tarafından kullanılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...'nin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nın 56 ncı maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli, davacının yaralanma derecesi ve meydana gelen kazada kusurunun az olması, davalı sürücünün kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında; davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesini kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ye yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/9951, K. 2023/2981, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-9951-e-2023-2981-k-a654f96efbbd