Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/808 E. 2023/11536 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Eski ... Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/808
Karar No
2023/11536
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Eski ... Getirme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2373 Esas - 2022/1692 HÜKÜM/KARAR : Pasif Husumet Yokluğu Nedeniyle Usulden Ret/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İdil Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/114 Esas - 2022/213 Karar Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve eski ... getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılardan Baraj Grup İnş. Taah. Tic. San. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; tapuda müvekkilleri adına kayıtlı olan Şırnak ili İdil ilçesi Yukarı Mahalle 353 ada 7 nolu parsel ve 354 ada 5 - 6 ve 9 nolu parsellerin 2016 yılından beri davalılar tarafından molozlar yığılmak suretiyle işgal edildiğini, müvekkillerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, bu nedenle taşınmazlar üzerindeki moloz yığınlarının kaldırılarak müvekkillerine ait taşınmazların eski ... getirilmesi için dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 72.652,80 TL eski ... getirme bedelinin işgal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Baraj Grup İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan bu davanın haksız ve yersiz olduğunu, delil tespiti dosyasının davacıların tek yanlı beyanı ile hiçbir delil ve belgeye dayanmaksızın açıldığını, iddia edilen el atmanın ve eski ... getirmeye yönelik zararın meydana gelmesinde davalı iş ortaklığına izafe edilecek bir kusur ve fiil ile illiyet bağı söz konusu olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan tespit raporundan anlaşıldığı kadarıyla dava konusu hafriyat ve molozların temel parçaları, beton vb. büyük inşaat artıkları ve molozlardan oluşmakta olduğunu, müvekkiline ait işle bir ilgisi bulunmadığını, tek yanlı beyanla ve davalı iş ortaklığı ile arasında illiyet bağı kurulabilecek bir delil olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Piramit Konut Müt. Dan. İnş. Yapı Malz. San. ve Tic A.Ş vekili cevap dilekçesinde; İdil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/35 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespite ve rapora karşı usul ve esas yönden itiraz edildiğini, yapılan tespitin usul ve yasalara uygun olmadığını, somut olayda zaruri ve acil bir durum söz konusu olmamasına rağmen yokluklarında delil tespiti yapıldığını, bu nedenle davada hükme esas alınamayacağını, davanın Uykurlar İnşaat Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye ihbar edilmesini, ayrıca davacı tarafından yapılan şikayet üzerine açılan İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/1002 Soruşturma sayılı dosyasında davanın ihbarını talep ettikleri şirketin yetkilisi tarafından verilen ifadede hafriyatın adı geçen işle ilgili olmadığının ve kendileri tarafından dökülmediğinin beyan edildiğini, müvekkili şirket aleyhinde açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı İller Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; bankalarınca 2016/487279 ihale kayıt numaralı ihale sonucu, diğer davalılar Baraj Grup & Piramit Konut ile "İdil içme suyu inşaatı yapım işi" için sözleşme imzalanarak işin yapımına başlandığını, işin yapım sorumluluğunun tamamen yüklenicilere devredildiğini, ikame olunan davada bankalarına husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava öncesinde yaptırılan tespit dosyasında delil tespit tutanağı ve bilirkişi raporu taraflarına tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların iddiaları doğrultusunda kolluk araştırılması yaptırıldığı ancak dava konusu taşınmazlara dökülen harfiyat yığınının kim ya da kimler tarafından döküldüğünün tespit edilemediği, dava konusu olayın aynı zamanda ceza soruşturma dosyasına konu olduğu, İdil Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/1002 Soruşturma sayılı dosyasında da dava konusu taşınmazlara kim ya da kimler tarafından hafriyat döküldüğünün tespit edilememesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davaya konu molozların ve hafriyatın davalılar tarafından dökülüp kaldırılmadığına yönelik iddiaya dair el atmanın ve eski ... getirmeye yönelik zararın meydana gelmesinde davalılara izafe edilecek bir kusur ve fiil ile illiyet bağının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, davacılar tarafından iddialarını ispat için tanık dinletilmiş olsa da tanıkların bu hususlarda somut, yeterli, ispata elverişli bilgileri olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan Baraj Grup İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dosyada dinlenen tanıkların açıkça davalı kurumların müvekkillerinin taşınmazlarına moloz yığını ve hafriyatı dökerek müdahalede bulunduklarını beyan etmelerine rağmen İlk Derece Mahkemesince hukuka aykırı olarak tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, moloz yığınının ve hafriyatın kimler tarafından dava konusu taşınmazlara döküldüğü yönünde araştırma yapılmasına yönelik taleplerin değerlendirilmediğini, kolluğa müzekkere yazılarak ayrıntılı bir araştırma yapılması ve dava konusu taşınmaza kimler tarafından moloz yığını ve hafriyat bırakıldığının tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza moloz ve hafriyatın kim ve yahut kimler tarafından bırakıldığı konusunda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne, İdil Belediye Başkanlığına ve davalı kurumlara müzekkere yazılarak ayrıntılı bir araştırma yapılması gerektiğini, delil tespiti dosyasında davalı kurumlarca dava konusu taşınmazlara müdahale edildiğinin sabit olduğunu, hiçbir duruşmaya katılmamış olan davalılar vekilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılardan Baraj Grup İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacılar tarafından ıslah edilen miktar dikkate alınarak müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ancak İlk Derece Mahkemesince maktu vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu edilen taşınmazlardaki zararın ve zarara davalıların hukuka aykırı fiilinin sebebiyet verdiği hususunda ispat yükünün davacılara ait olduğu ve davacıların iddiasını ispatlayamadığı, mahkemece toplanması kabil tüm delillerin toplandığı, yapılan yargılamada usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılar tarafından bildirilen dava değerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 72.652,80 TL olduğu ve ıslah dilekçesi ile dava değerinin 116.579 TL'ye yükseltildiği, davanın husumetten reddi halinde taktir edilecek vekalet ücretinin üst sınırının maktu vekalet ücreti olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin dava değeri üzerinden maktu vekalet ücretini geçmemek üzere nispi olarak vekalet ücreti taktir edilebileceği gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı Baraj Grup İnş. Taah. Tic. ve San. AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılar tarafından davacılara ait taşınmazlara hafriyat dökülmesi nedeniyle el atmanın önlenmesi ve eski ... getirme bedelinin tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.6098 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Somut olayda; davacılar vekili müvekkillerine ait olan taşınmazlara davalılar tarafından hafriyat döküldüğünü iddia etmiş; iddiasını ispatlamak amacıyla tanık deliline dayanmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarına göre davacılara ait taşınmazlara hafriyat döküldüğü sabittir. Keşif sırasında dinlenen davacı tanıkları davacılara ait taşınmazlara davalılar tarafından hafriyat döküldüğünü gördüklerini beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince davanın ispat edilememiş olması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosyada mevcut olan tüm deliller ve özellikle tanıkların keşif mahallinde alınan görgüye dayalı beyanları gözetildiğinde, dava konusu taşınmazlara davalılar tarafından hafriyat döküldüğü ve davalıların eylemi ile zarar arasında illiyet bağı olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda; İlk Derece Mahkemesince davalıların sorumlu olduğu kabul edilerek, zarar kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/808, K. 2023/11536, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-808-e-2023-11536-k-30f803a92b38