Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8034 E. 2023/13926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8034
- Karar No
- 2023/13926
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/948 E., 2023/663 K. DAVALILAR : 1...., 2.... vekili Avukat ... Birleşen Maden Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/46 Esas Sayılı Dosyasında; DAVA TARİHİ : 29.03.2019 (asıl dava), 19.04.2019 (birleşen dava) HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulü-Birleşen Davanın Kabulü/ Asıl Davaya Yönelik İstinaf İstemlerinin Esastan Reddi- Davalı .... Vekilinin Birleşen Davaya Yönelik Temyiz İsteminin Esastan Reddi- Davacı Vekilinin Birleşen Davaya Yönelik İstinaf İsteminin Kabulü ile Asıl Davanın Kısmen Kabulü-Birleşen Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Maden Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/35 E., 2022/4 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin asıl dava dosyası ile maddi tazminat istemine ilişkin birleşen dava dosyasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davaya yönelik istinaf istemlerinin esastan reddi ile davalı .... vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin esastan reddine, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın maliki olduğu ve davalı ...'ın yönetimindeki aracın, 27.02.2018 tarihinde davacının yolcu konumunda bulunduğu araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu, davacının kaza sonucu üzüntü ve acı yaşadığını, sosyal düzeninin bozulduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 27.02.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla oluşan çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp % 31 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini davalının poliçe limiti ile sorumluluğu sınırlı olmak kaydıyla 901,267.64 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranını kabul etmediklerini, talep edilen manevi zararın fahiş düzeyde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen davada davacının meydana gelen trafik kazasından dolayı %31 oranında malul kaldığının tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 13.02.2020 tarihli raporuna göre davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının duyduğu elem ve üzüntü, kaza tarihi, olayın oluş şekli, tarafların kusur ve mali-içtimai durumları, paranın alım gücü birlikte gözetildiğinde davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminatın asıl dava davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 300.000,00 TL'nin 10.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalılar ... ile ... vekili ve birleşen davada davalı .... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; asıl dava yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz kaldığını, birleşen dava yönünden davalı ... şirketinin poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğunu, bu limit üzerinden karar verilmesi gerekirken 300.000,00 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Asıl davada davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Birleşen davada davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmediğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kaza tarihi itibarıyla geçerli olan poliçedeki teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu gözden kaçırılarak davanın 300.000,00 TL üzerinden kabulünün hatalı olduğu, birleşen davada davacı vekilinin buna yönelik istinaf itirazının yerinde olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli olduğu, kusur ve hesap yönünden alınan raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle asıl dosyada davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin ve birleşen dosyada davalı .... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin birleşen dosya bakımından maddi tazminatın miktarına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması suretiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 330.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Birleşen davada davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespiti yapılması gerektiğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmediğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl dava yönünden trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle karşı aracın işleteni ve sürücüsüne karşı manevi tazminat ve birleşen dava yönünden trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle karşı aracın trafik sigortacısına karşı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 13.02.2020 tarihli raporuna göre davalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edilmesine, faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmiş olmasına ve hesaplama yönteminin içtihatlara uygun bulunmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Birleşen davada davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davalı (Sigorta (SBN Sigorta) A.Ş.): 22.543,00 TL 0.H. 5.635,57 TL P.H. 16.907,43 TL Kalan