Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7697 E. 2023/10776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7697
- Karar No
- 2023/10776
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/1946-2020/215 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/İHK-9031 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddi/ İtirazın kabulü ile başvurunun kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/7665 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına ve başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.11.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 22.08.2019 tarihinde 76.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 9.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 85.000,00 TL kısmi ödeme yaptığını, söz konusu ödemenin yetersiz olması sebebiyle bakiye tazminat talep ettiklerini, davalının davacı taraftan kısmi ödeme sırasında ihtiyari arabuluculuk adı altında bir belge aldığını, ancak davacı tarafın ihtiyari arabulucuya başvuru yapmadığını, söz konusu belgede arabulucu olarak gösterilen kişinin arabulucu sıfatı taşımadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 49.298,78 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya tahkim başvurusundan önce 22.08.2019 tarihinde 85.000,00 TL tazminat ödendiğini, davalının sorumluluğunun kalmadığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmünün bulunduğu, taraflar arasında arabuluculuk anlaşmasının düzenlendiği, bu husustaki belgenin davacı vekili Avukat ... tarafından imzalandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; usulüne uygun yürütülmüş bir ihtiyari arabuluculuk sürecinin mevcut olmadığını, dosyadaki belgenin ibraname ve arabuluculuk anlaşma belgesi niteliği taşımadığını, davanın reddinin doğru olmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usulüne uygun yürütülmüş bir ihtiyari arabuluculuk sürecinin mevcut olmadığı, imzalanan belgenin ibraname hükmünde olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 17 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 22.08.2019 tarihinde 76.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediği, kısmi ödemenin ödeme tarihinde yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin tazminattan mahsup edilmesi suretiyle bakiye tazminatın hesaplandığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 49.298,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, 350,00 TL adli tıp rapor ücretinin makul gider kapsamında yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 22.08.2019 tarihinde 85.000,00 TL tazminat ödediğini, kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması, tazminat hesabında davacının son 3 aylık vergilendirilmiş gelirine ait belgelerin esas alınması, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davalının adli tıp rapor ücretinden sorumlu olmadığını, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa araştırılıp tazminattan mahsup edilmesi, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihi itibariyle faize hükmedilmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 22.08.2019 tarihinde 76.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediği, kısmi ödemenin ödeme tarihinde yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin tazminattan mahsup edilmesi suretiyle bakiye tazminatın hesaplandığı, kısmi ödeme sırasında imzalanan belgenin ihtiyari arabuluculuk anlaşması kapsamında olduğunun ispat edilemediği, davacının yolcu olarak bulunduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, kazanın oluş biçimine göre kaza tespit tutanağında kusur dağılımının isabetli olarak tespit edildiği, davacının gelirinin asgari ücret kadar olduğunun kabulü ile tazminatın usulünce hesaplandığı, sigortalı aracın sürücüsünün davacının kardeşi olması nedeniyle olayda hatır taşımasının bulunmadığı, davalının adli tıp rapor ücretinden sorumlu olduğu, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, faiz başlangıç tarihinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, Hakem Heyetince hükme esas alınan Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi'nin 19.06.2019 tarihli raporunun hangi yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılamamış, ayrıca raporun Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde düzenlenmediği görülmüştür. 27.11.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.