Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7396 E. 2023/10039 K.
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7396
- Karar No
- 2023/10039
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/141 E., 2021/427 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı ... aleyhine açılan dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı .... aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... aleyhine açılan dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı .... aleyhine açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.12.2010 tarihinde davacılardan ...'ın eşi, ...’ın babası ...'ın idaresindeki araç ile seyir helinde iken beton rögara çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, davaya konu aracın davalı ... şirketi nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğunu, kazanın meydana geldiği caddenin davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın sorumluluğunda olduğunu, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün ise rögarların bakım ve onarımlarını yapma görevini gereği gibi yerine getirmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 10.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, (davalılardan ....'nin poliçede belirtilen limitle sınırlı sorumlu olması ve faiz yönünden de dava tarihinden itibaren sorumlu olması kaydıyla) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL olmak üzere 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ASKİ Genel Müdürlüğü'nden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde davacılardan ... için karşılanmamış destek zararının 214.167,47 TL olduğunu, bu miktar kapsamında 133.526,63 TL'nin davalı ASKİ'den, geri kalan 80.640,84 TL'nin davalı ....'den tahsilini talep ettiklerini, ... ...'ın ise karşılanmamış destek zararının 26.380,12 TL olduğunu, bu miktar kapsamında 16.447,18 TL 'nin davalı ASKİ'den, geri kalan 9.932,94 TL'nin davalı ....'den tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunması halinde sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davaya konu trafik kazası sebebiyle davalılardan ASKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde görevli personel hakkında görülen ceza davasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, caddede bulunan rögar kapaklarının yol seviyesine çıkarılması işleminin Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın meydana geldiği iddia olunan yerde imalat, tamirat, bakım, denetim, kontrol sorumluluğu bulunmadığını, kazanın olduğu yerdeki sitenin gereken önlemleri almadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.01.2013 tarihli 2012/367 E., 2013/15 K. sayılı kararı ile; "Davalı ... yönünden niteliği itibariyle TTK.nun 4. maddesi uyarınca sigorta hukukundan doğan uyuşmazlığa ilişkin olup dava ticari davadır ve davanın Ticaret Mahkemesinde bakılması gerekir. ASKİ yönünden ticari dava değilse de davalar arasında bağlantı olduğu için ayırma kararı verilmemesi gerekir. Bu nedenle davalılar HDI Sigorta ve ASKİ Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden hizmet kusuruna dayanıldığından davanın tefrik edilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle davalı Ankara Büyükşehir Belediyesi yönünden açılan davanın tefrikine, davalılar ASKİ Genel Müdürlüğü ve .... hakkında açılan davada dava dilekçesinin görev nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde istem halinde dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. ONAMA KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.03.2014 tarihli 2013/4976 E., 2014/4563 K. sayılı kararı ile; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiş, kararın 01.07.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine davalılar .... ve ASKİ Genel Müdürlüğü yönünden dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden açılan davanın tefrikine karar verildiği anlaşılmıştır. V. MAHKEME KARARI Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli 2014/1271 E., 2016/352 K. sayılı kararıyla; "... davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan üçüncü şahsa ait aracın davacıların murisinin sevk ve idaresinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında murisin vefat ettiği, davacıların murislerinin vefatından dolayı sigorta şirketine ve kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan Aski'ye karşı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebi ile derdest davayı açtıkları, dosyadaki bilgi belgeler ile bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, kazanın meydana gelmesinde muris sürücünün % 50, logar kapağını yol seviyesinden yüksek yapması nedeniyle ASKİ'nin % 50 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle desteklerini kaybeden davacıların davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunduğu, davacı eş ...'ın toplam destek zararının 267.053,26 TL, davacı çocuk ...'ın 32.894,35 TL olup, davalı ... şirketinin Yargıtay Genel Kurulu ve 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları uyarınca davacıların sigorta poliçesi nedeniyle üçüncü şahıs sayıldıkları ve bundan dolayı destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri sigorta şirketinin bu tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olduğu, yargılama aşamasında ödediği miktar tenzil edilerek geri kalan miktarın tahsiline karar verilmesi gerektiği, davalı Aski'nin ise üçüncü şahıs olup haksız fiilden dolayı kusuru ile sorumlu olduğu, davacıların murisinin % 50 müterafik kusurunun bu davalı yönünden indirilmesi gerektiği, buna göre davalı eş ... için % 50 kusur indirimi yapıldığında 133.526,63 TL'den davacı çocuk ... için 16.447,18 TL 'den sorumlu olduğu, bu miktarın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların geriye kalan tazminat miktarlarından davalı ... şirketinin yargılama aşamasında ödediği miktar indirildiğinde davacı eş ... için 80.640,84 TL davacı çocuk ... için 9.932,94 TL'nin davalı ... şirketi daha önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu kazada murisleri vefat eden davacıların TBK 56/2 maddesi uyarınca ölümün meydana gelmesinde % 50 kusuru bulunan davalı Aski'den manevi tazminat talep etme hakları bulunduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılardan ... için 133.526,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 07.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ASKİ'den tahsili ile davacıya verilmesine, ... için 80.640,84 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 04.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, ... için 16.447,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 07.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ASKİ'den tahsili ile davacıya verilmesine, ... için 9.932,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 04.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, her bir davacı için 30.000,00’er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ASKİ'den tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, davalı .... vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.01.2019 tarihli 2016/12507 E., 2019/314 K. sayılı kararı ile "...Davacılar vekili, 31.10.2014 tarihli “davalı ... şirketi ile yapılan sulh anlaşmasının ibrazı” konulu dilekçe ile davalı ... şirketi ile anlaşmaya vardıklarını, anlaşma içeriğindeki faiz ve ferileriyle birlikte toplam 72.440,00 TL’nin taraflarına 19.12.2013 tarihinde ödendiğini, davalı ... şirketi yönünden davanın konusuz kaldığını bildirmiştir. "İbraname, Feragatname ve Makbuz" başlıklı belge incelendiğinde; davacılar vekilinin "toplam 72.440,00 TL'nin ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile işbu hasara ilişkin her türlü dava ve hukuki işlem başlatma haklarını da kapsar şekilde mutlak ve kesin şekilde ibra ettiklerini" imzasıyla tevsik ettiği görülmüştür. Mahkemece, yargılama sırasında alınan "İbraname, Feragatname ve Makbuz" başlıklı belge makbuz hükmünde kabul edilerek ödemeler düşülmüş ise de anılan belgenin içeriğine göre makbuz hükmünde kabul edilmesi isabetli değildir. O halde, davacılar vekili tarafından davalı ...’ye verilen ve davacılar vekilince dosyaya sunulan "İbraname, Feragatname ve Makbuz" başlıklı belgenin davayı sonuçlandıran işlemlerden olduğu..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, davacılar vekili ve davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. Davacılar vekili ve davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilince kararın düzeltilmesi talep edilmişse de Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 18.12.2020 tarihli 2019/2956 E., 2020/8733 K. sayılı ilamı ile davacılar vekili ve davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacılar tarafından davalı ASKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın bozma kapsamı dışında bırakıldığı görülmekle, kesinleşen karar uyarınca yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmek gerekmiştir. Davalı .... Yönünden yapılan değerlendirmede ise; dava tarihinden sonra, davacılar vekili tarafından davalı ... şirketine verilen "İbraname, Feragatname ve Makbuz" başlıklı belgeyle, davacı ile davalı ... şirketinin 19.12.2013 tarihinde sulh oldukları, tazminat, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerine karşılık sigorta şirketi tarafından davacı yana 72.440,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. "İbraname, Feragatname ve Makbuz" başlıklı belge, davayı sonuçlandıran belge niteliğinde olduğundan açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmış olup, bu aşamadan sonra yapılan ıslaha herhangi bir hüküm ve sonuç bağlanması da mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davacıların davalı ... şirketi aleyhine açtığı maddi tazminat davasının konusuz kaldığı..." gerekçesiyle davacılar tarafından davalı ASKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın bozma kapsamı dışında bırakıldığı ve kesinleştiği anlaşılmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacılar tarafından davalı .... aleyhine açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesine aykırı olduğunu, anılan maddeye göre tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini, davalı ... şirketi tarafından dava aşamasında davacılara ödenen tazminat miktarının 53.000,00 TL, faiz olarak ödenen tutarın ise 6.400,00 TL olduğunu, bilirkişi incelemesi neticesinde davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının poliçe limiti nedeniyle 175.000,00 TL olarak tespit edildiğini, davalı ... şirketi tarafından ödenen tazminat miktarının faiziyle birlikte 59.400,00 TL olup, bu miktarın ödenmesi gereken bakiye tazminat miktarının yarısına yakın olduğunu, aradaki bu önemli farkın, yapılan anlaşmanın fahiş ölçüde yetersiz olduğunun kanıtı olduğunu, bu durumun hakkaniyet dengesini bozduğunu, ancak bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, sadece ibranameye değer verilerek karar verildiğini, davacı tarafın ibranameyi müzayaka haliyle ve davalının şart olarak koşması nedeniyle imzaladığını, henüz 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinde belirlenen iki yıllık süre dolmamışken işbu ibra belgesinin iptali için mahkemeden açıkça talepte bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün davaya konu yolda bulunan rögarların bakım ve onarımını gereği gibi yapmaması sebebiyle, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 90,91 ve 111 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VIII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.