Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7076 E. 2023/11115 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7076
- Karar No
- 2023/11115
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/233 E., 2023/33 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın Erciş Şubesinden konut kredisi kullanan müvekkillerinin kredili konutu ile ilgili olarak davalı banka tarafından yaptırılması zorunlu DASK sigortasının, davalı ... şirketi tarafından yapıldıktan sonra, süresi bittiği halde davalılar tarafından usule ve yasaya uygun şekilde yenilenmediğini, bu nedenle müvekkillerinin Van İli Erciş İlçesinde meydana gelen depremler sebebiyle oluşan zararını DASK kapsamında alamadığını belirterek, oluşan zararın karşılığı olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 41.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın deprem tarihi olan 23.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep etmiş, 05.05.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 77.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin DASK sigortasını kendiliğinden yenilemek gibi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirketi arasında düzenlenen konut poliçesindeki deprem teminatının devreye girebilmesinin ön şartının mevcut bir zorunlu deprem poliçesinin olması gerektiğini, bu hususun poliçe üzerinde açıkça belirtildiğini, ortada zorunlu deprem poliçesi yokken ihtiyari nitelikteki konut poliçesindeki deprem teminatının devreye girmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Türkiye Garanti Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; acente durumunda olan davalı banka hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın sadece davacı ile diğer davalının yaptığı sözleşmeye aracılık ettiğini, sözleşmede taraf da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.05.2015 tarihli ve 2014/34 Esas, 2015/236 Karar sayılı kararı ile; ilk yıl için düzenlenen poliçeden haberdar olan davacının daha sonraki yıllar içinde poliçe düzenlemesini bilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.07.2018 tarihli ve 2015/17394 Esas, 2018/7161 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda,(her ne kadar DASK sigortasını yapan başka bir sigorta şirketi olsa da) davalı bankanın, zorunlu olan bu sigortanın da yenilenmesi için davacıya bilgilendirme yapması gerektiğinden kusuru vardır. Ne var ki davacı sigortalının da, zorunlu olan DASK sigortasının süresinin dolup dolmadığını takip etme ve sigortayı yeniletme konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden müterafik kusuru vardır. Bu durumda mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular ışığında,davalı banka yönünden Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 5/2 ve 6/2.maddeleri değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. 3-Somut olayda; ihtiyari deprem sigortasına ilişkin poliçenin incelenmesinde, 23.10.2011 deprem tarihi de içinde olacak şekilde 29.12.2010-29.12.2011 tarihlerini kapsadığı, poliçenin özel şartlar kısmında; “Poliçe ile bina deprem teminatı verilmiş ise de; 587 sayılı zorunlu deprem sigortasına dair kanun hükmünde kararname uyarınca temini gerekli zorunlu deprem sigortası teminat limitlerinin üzerindeki limitler için ihtiyari deprem sigortası olarak hüküm ifade eder” hükmünün yer aldığı, dava konusu konut için deprem tarihini kapsayacak şekilde 29.12.2010-29.12.2011 tarihleri arasında ihtiyari deprem sigortasının yenilendiği ancak zorunlu deprem sigortasının yenilenmediği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında ise davalı ... şirketi tarafından davacı sigortalının söz konusu tarihler aralığında DASK sigortası yaptırmadığından dolayı ihtiyari deprem sigortasının da geçerli olmayacağını ifade etmesi TMK'nın 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralına aykırı olup hakkın bu tarz kötüye kullanılması hukuken korunamaz. İhtiyari Deprem Sigortası Poliçesi tanziminden sonra gerçekleşen deprem nedeniyle binanın orta derecede hasar gördüğü anlaşılmıştır. O halde mahkemece; 2. bentteki borçlar göz önünde bulundurularak inşaat mühendisi bilirkişiden, binada deprem nedeniyle oluşan gerçek zararın piyasa rayiçlerine göre tespit edilerek davalı ... şirketi tarafından düzenlenen ihtiyari deprem teminatını içeren Konut Sigorta Poliçesinde bulunan özel şartlara göre; oluşan gerçek zararın DASK teminatı içinde kalıp kalmadığı belirlenerek, DASK teminatı üzerinde gerçekleşen zarar varsa sonucuna göre davalı ...Ş.’nin DASK teminatını aşan kısımdan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı ... şirketi yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 36.146,78 TL maddi tazminat alacağının dava tarihi 30.05.2012'den itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalı ... A.Ş. den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 18.073,40 TL maddi tazminat alacağının dava tarihi 30.05.2012'den itibaren işleyecek ticari faizle birlikte davalı ...Ş. den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın manevi tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; 587 Sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince; bildirim yapma yükümlülüğünün poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine ait olduğunu, davalı bankanın davaya konu poliçede acenta sıfatıyla yer aldığını, yasal mevzuat gereği DASK poliçesinin yenilenmesinin asli sorumlusunun davacılar olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddiasının daha önce düzenlenen DASK poliçesinin süresinin sona ermesi üzerine resen yenilenmemesi olduğunu, müvekkili şirketin böyle bir sorumluluğu bulunmadığını, poliçelerin yenilenmesinin tamamen hak sahiplerinin tasarrufunda olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında düzenlenen konut poliçesindeki deprem teminatının devreye girebilmesinin ön şartının ise mevcut bir zorunlu deprem poliçesinin olması olduğunu, ortada zorunlu deprem poliçesi yokken ihtiyari nitelikteki konut poliçesindeki deprem teminatının devreye girmeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, DASK poliçesinin yenilenmemesinden kaynaklanan maddi tazminatın kredi veren bankadan ve ihtiyari deprem sigortası şirketinden tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 5 inci maddesinin 2 inci fıkrası, 6 ıncı maddesinin 2 inci fıkrası, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları, 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 9 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ...Ş. yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.