Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21550 E. 2023/14096 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21550
Karar No
2023/14096
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/186 Esas, 2021/90 Karar . DAVA TARİHİ : 29.12.2014 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1661 Esas sayılı dosyasında görülen tazminat davasında verilen davanın kabulü kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dosyanın İstanbul 3.Tüketici Mahkemesi'nin 2020/143 Esas sayılı kaydından sonra bu kez mahkemece yetkisizlik kararı verilmiştir. Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine Hopa Asliye Hukuk Mahkemesinde(Tüketici Mahkemesi sıfatı ile) görülen tazminat davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müteveffaın, dava dışı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Hopa Şubesinden konut kredisi çektiğini, müteveffanın bu esnada Konut Kredilerine Yönelik Grup Hayat Sigortası Poliçesi de imzaladığını, müteveffanın davalı Ziraat Hayat ve Emeklilik A.Ş. ’nin Bireysel Kredi Müşterileri Grup Hayat Sigortası kapsamında 55.000,00 TL bedelle sigortalandığını, sigorta poliçesinin devamı esnasında sigortalı 'ın 09.02.2014 tarihinde trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, vefatıyla geride davacıları mirasçı olarak bıraktığını, murisin ölümüyle davacılar tarafından sigorta bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine talepte bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketinin sigorta primlerini tahsil ettiği halde haksız ve mesnetsiz olarak sigorta bedelini ödemediğini bildirdiğinden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla sigorta bedeli olan 55.000,00 TL’nin müteveffanın ölüm tarihi olan 09.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu talebin T.C. Ziraat Bankası A.Ş ile müvekkili şirket arasında imzalanan Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi kapsamında sigortalı olarak kapsama alınan davacılar murisinin sigortasının devam edip etmediğine, yenilenmesi gerekip gerekmediğine ve haksız yere prim tahsilatı yapılıp yapılmadığına dayanmakta olup gerek Grup Kredi Hayat Sözleşmesi ve gerek Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta hukukunu düzenleyen hükümleri uyarınca rizikonun konusunu teşkil eden 'sigortalı' davacıların, sigortacı olan müvekkili şirkete karşı dava ve talep hakkı bulunmadığını, Ziraat Bankası A.Ş ile sigortalı arasında imzalanmış bulunan Bireysel Kredi Sözleşmesinin 16. maddesi ile de Bankanın gerek görmesi halinde sigorta yaptırılmasını isteme ve yaptırma hakkı düzenlendiğini ve daini mürtehin olarak da sigorta bedelinin tamamı üzerinde hak sahibinin olduğunun kararlaştırıldığını, Grup Hayat Sigorta Sözleşmesinin 9. Maddesi uyarınca da hak sahibinin lehtar sıfatı ile Banka olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta, kredi müşterisi sigortalının, Grup Kredi Hayat Sözleşmesi başta olmak üzere banka ile de imzalamış olduğu kredi sözleşmesi de esas alınarak hukuki statüsünün doğru bir şekilde ortaya konulmasının zaruri olduğunu, 18-85 yaş arasında konut, taşıt kredisi ve İBFK (İpotekli Bireysel Finansman Kredisi) müşterileri zorunlu olarak hayat sigortası kapsamına alınacaktır.' hükmü getirildiğini, ancak banka ile müvekkili şirket arasındaki Grup Hayat Sözleşmesine ilişkin olarak 11.03.2013 Tarihli Düzenleme ile ‘Sözleşmenin Konusu ve Kapsamı’ değiştirilerek, önceki düzenlemede yer alan yaş sınırı 18-85’den 18-70 yaş aralığına indirildiğini, bankanın 70 yaş üzeri kredi kullanan kişiler bakımından sözleşmede yapılan değişiklikler birlikte bu gerekliliğe son verdiğini, bu nedenle bankanın müvekkili şirket ile yaptığı sözleşme kapsamında sigortalı davacının sigortalanmasının da mümkün olmadığını, sözleşmenin yıllık Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi olup uzun süreli bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmeye ilişkin tarife ve teknik esasların bir yıllık olarak belirlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.05.2016 tarihli ve 2014/1661 Esas 2016/360 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 16.maddesinde sigortaya yer verilmiş olup buna göre müşteri 'ın krediye ilişkin banka lehine hayat sigortası yaptırmayı, sigorta prim ve diğer masrafları kendisi tarafından karşılanmak üzere yapılacak hayat sigorta poliçesini ifade eden zeyilnameyi bankaya ciro ve devretmeyi, kredi vadesinden önce süresi biten sigortaların poliçe yenilemelerinin kendisi tarafından düzenli olarak yapılarak poliçe vade tarihinden önce bankaya iletileceğini, bankanın vade tarihinde yenilenmeyen poliçeler için yenilemeleri herhangi bir sigorta şirketinden yaptırmaya yetkili olduğunu, mevcut/yapılacak /yenilenecek tüm sigorta poliçelerinin üzerinde bankanın adının dain ve mürtehin olarak gösterileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ile Ziraat Hayat ve Emeklilik A.Ş. arasında imzalanmış olan grup hayat sigortası sözleşmesi gereğince banka şubelerinden konut, taşıt kredisi ve ipotekli bireysel finansman kredisi kullanan gerçek kişilerin herhangi bir nedenle ölümleri halinde bankanın kredi riskinin teminat altına alınması amacıyla 18-85 yaş aralığındaki kredi müşterilerine zorunlu olarak hayat sigortası kapsamına alındığını, Ziraat Bankasının 08.03.2013 tarihinde bireysel kredi müşterileri için yapılan hayat sigortalarında uygulanan yaş sınırını 85'ten 70 yaşa indirdiği ve davalı sigorta şirketinin acentesi bankanın bu kararı üzerine müteveffa ’a 24.07.2013 tarihli yazı yazarak banka tarafından sigortaya giriş yaşı ve sigortanın süresinin 70 yaş olarak belirlenmiş olması nedeniyle sigorta poliçesinin 19.09.2013 tarihi itibariyle sona ereceğini bildirdiğini, kredi kullandığı tarihte grup hayat sigortasına dahil edilen ’ın baştan var olan bu hakkının sözleşmeye aykırı olarak ortadan kaldırılmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 55.000 TL nin müteveffanın ölüm tarihi olan 09.02.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 2016/12040 Esas-2019/4685 Karar sayılı ve 15.04.2019 tarihli kararı ile; "davalı ile davacılar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanunu'nun 3/1. maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığı, bu nedenle 29.12.2014 tarihinde davacıların açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin görevsizlik kararı verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/527 Esas- 2020/8 Karar sayılı 15.01.2020 tarihli kararı ile bozmaya uyularak verilen görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinin 2020/143 Esas - 2020/246 Karar sayılı dosyasında 15.01.2020 tarihinde mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın Nöbetçi Hopa Asliye Hukuk Mahkemesine (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar verilmiştir. Hopa Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların miras bırakanının T.C. Ziraat Bankası Hopa Şubesinden sabit faizli konut finansmanı kredisi sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu bir tarihte hayat sigortası yapma yaş sınırının 70'e indirilerek davacıların miras bırakanının sigorta kapsamından çıkarıldığı, bu durumda kredi kullandığı tarihte grup hayat sigortasına dahil edilen 'ın baştan var olan bu hakkının sözleşmeye aykırı olarak ortadan kaldırılmasının mümkün olamayacağı, her ne kadar bireysel kredi müşterileri grup hayat sigortası sertifikası özel şartı gereğince ın 09.02.2014 ölüm tarihi itibariyle kredi borcunun bulunması nedeniyle 55.000.00 TL'lık poliçe teminatının T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Hopa Şubesine ödenmesi gerekir ise de banka kredi borcunu mirasçılara bölerek taksitlendirdiği, mirasçıların da bu taksitleri sorun çıkmadan ödediklerinin bankadan gelen yazıdan anlaşıldığı, bankanın dilerse sigortadan doğan alacağı haciz yoluyla tahsil etme imkanına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 55.000,00 TL'nin müteveffanın ölüm tarihi olan 09.02.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı banka ile müvekkili şirket arasında yapılan grup kredi hayat sözleşmesi uyarınca sözleşmede değişiklik yapılarak 70 yaş üzerinde kredi kullananlar lehine hayat sigortasının yenilenmeyeceği yolundaki düzenleme sonucu sigortalının hayat sigortasının yenilenmediğini, davacının yıllık yenilemelerini grup kapsamından çıkartıldığını, müvekkil Şirket tarafından sigortalı murise gönderilen iadeli taahhütlü mektup / posta ile açıkça sigortalıya poliçenin yenilenmeyeceğini konusunda bilgilendirme yapıldığını, mahkemenin bilirkişi raporuna dayalı olarak TTK 1456 maddesi uyarınca ayni hak sahibi bankaya sigortaya devam edip etmeyeceği yönünde sigorta şirketi tarafından bilgilendirme yapılmadığı ve bu nedenle sözleşmenin devam ettiği şeklindeki gerekçesinin tamamen dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konut kredisi sebebiyle düzenlenen hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 saylı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1487 ve 1496 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Davacılar, murisinin 2012 yılında dava dışı bankadan kullandığı 10 yıl vadeli konut kredisinin temini için hayat sigorta poliçesi düzenleten dava dışı bankanın, 19.09.2013 tarihinde poliçeyi iptal edip yenilememesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu iddia ederek davalı sigorta şirketine husumet yöneltmiştir. Mahkeme ise, bireysel kredi müşterileri için yapılacak hayat sigortalarında yaş sınırını 85'ten 70'e düşüren tek yanlı işlemin bağlayıcı olmayacağı ve ölümü kapsayan poliçe yenileme işleminin yapılmamış olmasından dolayı sigorta şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacılar lehine de olacak biçimde tazminata karar vermiştir. Davacı murisi için sigorta şirketi tarafından düzenlenen bir döneme (2012-2013) ait hayat sigorta sertifikasında, "sertifikanın, banka ile sigortacı arasındaki grup hayat sigorta sözleşmesine tabi olduğu" açıkça belirtilmiştir. Grup Hayat Sigortası Sözleşmesinin 3.maddesinde, sigorta kapsamına alınacak kişilerle ilgili 18-85 yaş aralığı şeklinde sınırlama yapılmış olup; sigorta ettiren sıfatındaki dava dışı Ziraat Bankası'nın 86 nolu Yönergesi ile de hayat sigortası kapsamında sigortalatılacak kredi müşterileri için yaş haddi 70'e düşürülmüştür. Yönerge gereği sigorta yaş haddinin düşürüldüğü ve mevcut poliçenin yenilenmeyeceği hususu, davacılar murisi sigortalıya 24.07.2013 tarihli yazı ile iadeli taahhütlü mektup ile bildirilmiştir. Sigorta ettiren/ kredi kullandıran dava dışı bankanın, hangi müşterileri için hayat sigortası yaptıracağını serbestçe belirleme ve bu manada yaş sınırlaması getirme serbestisi bulunduğu; yapılan yaş sınırlamasından kredi müşterisini haberdar ettiği ve bu bildiriminin geçerli (bildirim için sigorta genel ve özel şartları ile kanun- yönetmelik gibi mevzuat hükümlerinde özel şekil şartı bulunmadığından) olduğu açıktır. Diğer yandan, davacı murisi ile dava dışı banka arasındaki kredi sözleşmesinin sigortaya ilişkin 16. maddesinde ve Konut Kredileri İçin Sözleşme Öncesi Bilgi Formu'nun 3. maddesinde, yıllık olarak yapılacak hayat sigortalarını yeniletme konusunda davalı bankaya sadece yetki verildiği ve yeniletme konusunda zorunluluk yüklenmediğinin açıkça düzenlendiği, ayrıca isteğe bağlı nitelikteki hayat sigortasının tüketici talep etmedikçe yaptırılmasının zorunlu olmadığı düzenlemesinin yapıldığı görülmektedir. Açıklanan tüm bu vakıalar karşısında; zorunlu olmayıp tamamen ihtiyari nitelikte olan hayat sigortasını yapma/ yaptırma/ yenileme konusunda sözleşme ile bir yükümlülük üstlenmeyen dava dışı banka ile teminatı veren davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu gerektirir bir hukuki sebep bulunmadığı; davacılar murisi sigortalının, poliçesinin yenilenmeyeceği konusunda usulünce bilgilendirildiği halde bireysel olarak hayat sigortası yaptırma yoluna (bu imkânı bulunduğu halde) gitmediği; dava dışı banka ile sigortacı arasındaki grup sigorta sözleşmesine tabi olarak sigortalanmayı peşinen kabul eden davacılar murisinin, grup sigortalarında tüm gruba uygulanacak 86 nolu Banka Yönergesi gereği sigorta kapsamında kabul edilmeyişine itiraz hakkı bulunmazken ve bu hususta bir itirazı da (iptalden sonraki 7 ay boyunca) olmamışken, acente konumunda olan davalı bankanın şahsi kusurundan da (bireysel kredilere bağlı hayat sigortaları yönetmeliği) bahsedilemeyeceği; yenilenip primi ödenmiş ve ölümü kapsayan geçerli bir poliçe bulunmadığı hususları dikkate alınarak hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21550, K. 2023/14096, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21550-e-2023-14096-k-d3adf610b53e