Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6908 E. 2023/10848 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6908
- Karar No
- 2023/10848
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/267 Değişik İş - 2021/258 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-8932 HÜKÜM/KARAR : Ret/Davacı vekilinin itirazının kabulü, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması, başvurunun usulden reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/34979 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin yolcu olduğu aracın 01.10.2016 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığını, davacı tarafından sunulan raporun hastane tarafından teyit edilmediğini, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının trafik kazası sonucu oluşmuş bir maluliyeti bulunmadığını, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun incelenmesi sonucunda trafik kazası sonucu oluşan bir maluliyetin söz konusu olmadığının anlaşıldığı, raporda belirtilen hususlar ile trafik kazası arasında nedensellik bağı olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, karara dayanak olan herhangi bir bilirkişi incelemesi söz konusu olmadığını, bilirkişi incelemesinin yapılması halinde maluliyetin kaza neticesinde oluştuğunun anlaşılacağını, maluliyetin söz konusu olup olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilebileceğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin zaten engelli olduğunu ve kaza nedeniyle bacağında bulunan artrodez çivisinin eğildiğini, artık ameliyat olmasının imkansız ... geldiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirlenen sağlık kurulu raporu ile davalıya başvuru yapılmadığı, bu nedenle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceği, geçerli bir başvuru yapılmadan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kazadan önceki bir tarihte düzenlenmiş olmasına, dava konusu olan kaza nedeniyle davacının maluliyetini belirleyen bir rapor ile davalıya başvuru yapılmamış olması ve eldeki başvuruya da böyle bir raporun sunulmamış olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2 nci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Davadan önce sigorta şirketine eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2 nci maddesi gereği maluliyet raporundaki eksikliğin tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemizin yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Somut olayda; davacıda oluşan maluliyetin tespitine yönelik olarak Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 05.02.2014 tarihli raporun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenmediği görülmektedir. İtiraz Hakem Heyetince, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği ve yeterli maluliyet raporuyla başvuruya ilişkin ön şartın yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, eksikliklerin giderildiği yeni bir rapor alınarak karar verilmesi mümkündür. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut raporlar da irdelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, maluliyet oluşup oluşmadığı hususunun belirlenmesi (kazadaki yaralanma ile illiyet bağı bulunan maluliyet oranının tespiti) amacıyla üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmayıp kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.