Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6726 E. 2026/3762 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6726
Karar No
2026/3762
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1968 E., 2022/2329 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, olay tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karışmış olduğu 06.09.2012 tarihli çift taraflı trafik kazasında, araç sürücüsü davacıların eş/babaları ...'ın vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacı eş için 1.000,00 TL, davacı çocukların her biri için 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 10.04.2020 tarihli talep artırım dilekçesiyle ... yönünden 200.000,00 TL, ... yönünden 12.500,00 TL ve ... yönünden 12.500,00 TL olmak üzere toplam 225.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın tazminat talebinin ...'nın teminatı kapsamında olmadığını, davacılar aynı zamanda mirasçı konumunda olduklarından ödenecek tazminatın kendilerine rücu edileceğini, alacaklı ve borçlu sıfatları birleştiğinden tazminat sorumluluğunun ortadan kalktığını, kusur oranlarının Adi Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, uzman bilirkişi aracılığıyla tazminat hesabı yapılması ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmış bir ödeme varsa hesaplanan tutardan mahsubu gerektiğini, hükmedilmesi gereken faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 29.883,17 TL, davacı ... için 6.902,60 TL, davacı ... için ise 8.191,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 21.01.2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan yasa ve genel şartlar hükümleri ve Yargıtayın yerleşiklik içtihatlarına göre davacıların talebinin teminat kapsamında kaldığı gözetilerek tarafların talepleri ile bağlı kalınarak 7/8 kusur oranına göre destek tazminatına hükmedilmesi gerekirken, 1/8 kusur oranına göre tazminata hükmedilmesi ve gerekçeli kararda davacılar ... ve ...'ın adlarının yazılmamasının hatalı olduğu ancak bu yanılgıların yargılamanın yenilenmesini gerektirmediği gerekçesiyle düzelterek esas hakkında yeniden bir karar vermek üzere mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 12.500,00 TL, davacı ... için 12.500,00 TL olmak üzere toplam 225.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 21.01.2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sürücülerin kendi kusuruyla sebep olduğu zararlar Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) kapsamında olmadığından ...’nın sorumluluğu bulunmadığını, destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin trafik sigortası teminatı kapsamında da olmadığını, nitekim bu hususun gerek genel şartlar gerekse yasada yapılan değişiklikler ile yasal olarak da düzenlendiğini, öte yandan ... tarafından davacılara tazminat ödemesi yapıldığı takdirde, zarara sebebiyet veren sürücünün mirasçıları olmalarından dolayı, yapılan ödeme oranında ... tarafından kendilerine rücu edileceğini, bu nedenle davacıların alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğini, ...'nın sorumluluğu olmadığını, temerrüt oluşmadığından 21.01.2017 tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında yasal faize hükmedildiği belirtilmiş iken, hüküm kısmında sehven avans faizi yazıldığını, ilgili kararın düzeltilmesi gerekmekte iken Bölge Adliye Mahkemesi kararında da aynı şekilde tekrar edilmiş olmasının bozma sebebi olduğunu, yerel Mahkeme ilamında hükmedilen karar ilam harcı ve arabuluculuk ücreti için harç tahsil müzekkeresi yazıldığını ve ... Vergi Dairesi'ne ödendiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yerel mahkemece hükmedilen ilam harcı ile arabuluculuk ücreti düşülmeden, yeniden ilam harcı ile arabuluculuk ücretine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaza tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan aracın karışmış olduğu 06.09.2012 tarihli trafik kazasında ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. Davalı vekilinin, davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının, her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı ... yönünden 12.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı ... yönünden 12.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda; adı geçen davacılar yönünden davalı aleyhine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatı miktarları gözetildiğinde davalının, bu davacılara yönelik temyiz istemi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalının anılan davacılara yönelik istemleri bakımından temyiz kabiliyeti olmadığından temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) İlk Derece Mahkemesi tarafından bakiye 2.266,31 TL karar ve ilam harcı ile 263,86 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına karar verildiği, bu doğrultuda harç tahsil müzekkeresi düzenlendiği, davalı ... tarafından 263,86 TL arabuluculuk ücretinin gecikme zammı ile birlikte 27.05.2021 tarihinde, 2.266,31 TL karar ve ilam harcının ise gecikme zammı ile birlikte 03.09.2021 tarihinde ödendiği, ödemeye ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeni hükümde davalı tarafından ödenen karar ve ilam harcı ile arabuluculuk ücreti göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, ödenen kısım mahsup edilmeksizin tamamı yönünden karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI.KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalının davacı ... ve davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, 2. Yukarıda (2/a) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalının davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Yukarıda (2/b) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalının davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesince verilen 21.12.2022 tarih, 2020/1968 Esas, 2022/2329 Karar sayılı hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan " Alınması gerekli 15.369,75 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL ve 761,66 TL ıslah harcı toplam 806,06 TL'nin mahsubu ile arta kalan 14.563,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına" ibaresinin çıkartılarak yerine "Alınması gerekli 15.369,75 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL ve 761,66 TL ıslah harcı toplam 806,06 TL ile davalı tarafından ödenen 2.266,31 TL toplamı 3.072,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.297,38 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına" ibaresinin yazılması suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince verilen 21.12.2022 tarih, 2020/1968 Esas, 2022/2329 Karar sayılı hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan "Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesince icrasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'den davalı tarafından ödenen 263,86 TL arabuluculuk ücretinin mahsubu ile bakiye 1.056,14 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bu hususta 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesince icrasına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6726, K. 2026/3762, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6726-e-2026-3762-k-a61483ecef71