Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6384 E. 2023/10440 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6384
- Karar No
- 2023/10440
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/74-2021/105 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-2388 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/90357 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.02.2020 tarihinde davacının aracı ile davalı nezdinde İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü, davalıya sigortalı aracın ZMSS sigortacısının da yine davalı ... şirketi olduğunu, davalının ZMSS kapsamında eldeki davadan önce 13.04.2020 tarihinde davacıya 41.000,00 TL tazminat ödediğini, davacının aracındaki hasarın daha fazla olduğunu, davalının İMSS poliçesi kapsamında bakiye zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL araç hasar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 49.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının zararının poliçede belirlenen muafiyetin altında olduğunu, davalının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, dosya kapsamında sigorta eksperi bilirkişiden alınan 15.10.2020 tarihli ek rapora göre davacının aldığı ekspertiz raporunda mutabık kalınan araç hasar/onarım bedelinin 90.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı tarafından ZMSS teminat limiti kapsamında dava açılmadan önce 13.04.2020 tarihinde davacıya 41.000,00 TL tazminat ödendiği, 90.000,00 TL hasar/onarım bedelinden daha önce ödenen 41.000,00 TL’nin mahsup edilmesi halinde davacının İMSS kapsamında talep edebileceği bakiye hasar tazminatının 49.000,00 TL olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 49.000,00 TL araç hasar tazminatının 28.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 7.170,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; poliçede trafik sigortası ve İMSS sigortası ödendikten sonra ortaya çıkacak olan zararın 50.000,00 TL'nin üzerinde olması şartının olduğunu, bilirkişi raporunda davacının zararının 49.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, poliçede 50.000,00 TL'nin altında kalan zararlar bakımında muafiyet bulunduğundan, davalının davacının zararından sorumluluğu bulunmadığını, bilirkişi raporunda aracın piyasa rayicinin yüksek belirlendiğini, rapora karşı itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, ek bilirkişi raporu alınması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakem heyetince davalı vekiline araç için belirlenen 97.200,00 TL sovtaj miktarının hangi kriterlere göre belirlendiği, bu miktarda sovtaj teklifini kimin verdiği, davacının bu miktarda sovtaj teklifini kabul ettiğine ilişkin mutabakatname, ibraname, hasar ekspertiz raporuna ilişkin belgeleri sunması için e-posta gönderildiği, davalı vekilinin cevabında bu belgeler hakkında bir beyanda bulunmadığı, bu nedenle davalı vekilinin sadece muafiyete ilişkin itirazının incelendiği, davalının davaya konu karşı aracın ZMSS poliçesini ve buna ek İMSS poliçesini düzenlediği, İMSS Genel Şartlarının 1 nci maddesinde; “Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder.” hükmünün bulunduğu, buna göre davalıya sigortalı araç tarafından ZMSS’nin limitlerini aşan bir zarara sebep olunması halinde ek teminat oluşturabilmek için münferiden İMSS poliçesi yaptırılmış olduğunun anlaşıldığı, ZMSS poliçesinde yer alan teminat miktarını aşan tutardaki zararların 50.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere İMSS poliçesi kapsamında sigortacı tarafından karşılanması gerekeceği, davacı lehine AAÜT'ye göre tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle talep edilen araç hasar tazminatına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesinin 1 inci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davaya konu İMSS poliçesinin teminat limitinin 50.000,00 TL tutarında olduğu, poliçede 50.000,00 TL'nin altında kalan zararlar bakımında muafiyet bulunduğuna ilişkin bir belirlemenin bulunmadığı, davalının ZMSS teminat limitini aşan zarardan poliçe teminat limiti kapsamında sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesinin 1 inci fıkrası gereği sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan gerçek zararı gidermekle yükümlüdür. Davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın nitelik ve niceliğinin belirlenmesi, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK'nın 266 ıncı maddesi gereği gerçek zararın belirlenmesi için rapor alınması gerekeceği açıktır. Dosya kapsamında sigorta eksperi bilirkişiden alınan 24.08.2020 tarihli raporda, davadan önce davacının aynı zamanda ZMSS sigortacısı olan davalıya başvuru yaptığı, hasar dosyasının açıldığı, araçtaki hasarın 68.275,95 TL tutarında olduğunun anlaşıldığı, aracın ağır hasarlı olarak işlem gördüğü, çekme belgesinin düzenlendiği, aracın ikinci el hasarsız piyasa rayiç bedelinin 165.000,00 TL, sovtaj bedelinin 97.200,00 TL olduğunun tespit edildiği, aracın rayiç bedeli ile sovtaj bedeli arasındaki farkın 67.800,00 TL kadar olduğunun hesaplandığı, davalı tarafından ZMSS teminat limiti kapsamında dava açılmadan önce 13.04.2020 tarihinde davacıya 41.000,00 TL tazminat ödendiği, 67.800,00 TL’den 41.000,00 TL’nin mahsup edilmesi halinde davacının İMSS kapsamında talep edebileceği bakiye hasar tazminatının 26.800,00 TL olduğu kanaatine varıldığı, tarafların rapora itirazı üzerine bu kez farklı bir sigorta eksperi bilirkişiden alınan 15.10.2020 tarihli ek rapora göre davacının aldığı ekspertiz raporunda mutabık kalınan araç hasar/onarım bedelinin 90.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı tarafından ZMSS teminat limiti kapsamında dava açılmadan önce 13.04.2020 tarihinde davacıya 41.000,00 TL tazminat ödendiği, 90.000,00 TL hasar/onarım bedelinden daha önce ödenen 41.000,00 TL’nin mahsup edilmesi halinde davacının İMSS kapsamında talep edebileceği bakiye hasar tazminatının 49.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı, davalı vekilinin ek rapora itiraz ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 15.10.2020 tarihli ek rapor benimsenmek suretiyle davacı lehine 49.000,00 TL araç hasar tazminatına hükmedildiği, davalı vekilinin karara itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 15.10.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunun değerlendirilmediği, yine tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde piyasa rayiç bedelinden sovtaj bedelinin mahsup edilmesinin gerekeceğinin anlaşılmasına göre, raporda aracın sovtaj bedelinin de değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Şu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz olup gerçek zararın belirlenmesi bakımından yapılan araştırma yetersizdir. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince, davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi konularında bilirkişiden rapor alınıp, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin de giderilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.