Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11217 E. 2024/9975 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11217
- Karar No
- 2024/9975
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/594 D.İş-2022/595 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/İtirazın kısmen kabulü SAYISI : K-2022/70551 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu ve davalı tarafından Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza sonucunda aracın tamamen yanmak suretiyle kullanılamaz ... geldiğini, müvekkinince dava açılmadan önce davalıya başvuru yapılsa da davalı tarafından ödeme yapılmadığını beyan ederek şimdilik fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 5.000,00 TL hasar bedeli ile yargılama gideri olan noter nezdinde vekaletname düzenlenmesine ilişkin olarak ödenen 181,11 TL'nin 16.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş talebini 185.500,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait aracın müvekkili tarafından Tüm Oto Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, mezkur aracın ihaleden kısmen onarılmış olarak satın alındığının taraflarınca öğrenildiğini, olaya ilişkin video kaydının kazadan çok kısa süre sonra çekilmesine rağmen aracın tamamının yanık olduğunu, sürücü kapısının tamamen kapalı olması durumunun sürücünün araçtan ne şekilde indiği konusunda şüphe uyandırdığını, araç geçmişinin ağır hasarlı oluşu nedeniyle aracın kısa süre içerisinde 3 kez el değiştirdiğini ve düzenlenen poliçenin araç görülmeden düzenlendiğini ve tüm bu hususların aracın kasten yakıldığına ilişkin şüphe uyandırdığını, bu nedenle ispat külfetinin yer değiştirdiğini, olayın meydana geliş şeklinin yargılamayı gerektirdiğini ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, araç hasarının objektif kriterlere göre belirlenmesi gerektiğini, hasar hesaplamasında Katma Değer Vergisi'siz ve ayrıca iskontolu hesaplama yapılması gerektiğini, işletilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini beyan ederek başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 185.500,00 TL'nin 10.01.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 21.435,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; karar altına alınan miktara uygulanması gereken faizin türünün yasal faiz olması gerektiğini, yargılama esnasında çekme belgesinin davacı tarafça ibraz edilmediğini, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 4.9. maddesine göre aracın rayiç değerinin belirlenmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek itiraz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, hurda belgesinin ibrazının ödeme aşamasında gözetileceği, hükmedilmesi gereken faiz türünün taraflar arasında TTK kapsamına giren bir sözleşme olduğundan avans faizi olması gerektiğinden buna yönelik itirazların reddine; davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın tamamının 1/5'i oranında olması gerektiği, bu şekilde belirlenen vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği dikkate alınarak buna yönelik itirazın kabulüne ve 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; sigortalı aracın ihaleden kısmen onarılmış olarak satın alındığının taraflarınca öğrenildiğini, olaya ilişkin video kaydının kazadan çok kısa süre sonra çekilmesine rağmen aracın tamamının yanık olduğunu, sürücü kapısının tamamen kapalı olması durumunun sürücünün araçtan ne şekilde indiği konusunda şüphe uyandırdığını, araç geçmişinin ağır hasarlı oluşu nedeniyle aracın kısa süre içerisinde 3 kez el değiştirdiğini ve düzenlenen poliçenin araç görülmeden düzenlendiğini ve tüm bu hususların aracın kasten yakıldığına ilişkin şüphe uyandırdığını, bu nedenle ispat külfetinin yer değiştirdiğini, olayın meydana geliş şeklinin yargılamayı gerektirdiğini, nitekim ifade olunan hususlara ilişkin tanık bildireceklerini ve mobese görüntülerinin celbini talep edeceklerini ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aracın kimde kalacağı belirlenmeden ve buna ilişkin olarak sigortalının seçimlik hakkı kullandırılmadan sovtaj bedelinin düşülmesinin hatalı olduğunu, araç hasarının taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin 4.9. maddesine göre belirlenmesi gerektiğini, hasar hesaplamasında KDV'siz hesaplama yapılması gerektiğini ve ayrıca iskontolu hesaplama yapılması gerektiğini, işletilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigortası poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda; davacının aracının yanarak kullanılamaz ... gelmesi nedeniyle, araç hasar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacı ile davalı arasında 24.05.2021-24.05.2022 vade tarihli genişletilmiş kasko poliçesi imzalanmıştır. Kolluk görevlilerince tanzim olunun 11.07.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında; "meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının yapılan incelemesinde; 34 KJ 3024 plakalı araç sürücüsü Gökhan Koyun'un Kumbağ istikametinden Uçmekdere istikametine seyir halinde ilerlediği esnada krokide belirtilen mevkiiye geldiğinde aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre sağ taraftan yoldan çıkarak yaklaşık 4 metre yol seviyesinden beton su kanalının içerisine düşmesi neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğu ve aracın tamamen yanarak kullanılamaz ... geldiği tespit edilmiştir." hususlarına yer verildiği görülmüştür. Davaya konu edilen trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağı kolluk görevlilerince aracın yanarak kullanılamaz ... gelmesinden sonra tanzim edilmiştir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde, araştırma raporunda şifai olarak görüşüldüğü beyan olunan kolluk görevlisinin kaza tespit tutanağının davacının beyanları üzerine tutulduğunu beyan ettiği görülmüştür. Davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde yer aldığı ifade edilen araştırma raporunda; aracın kasten yakıldığı şüphesinin oluştuğu ancak bu hususu doğrulayacak herhangi bir delile ulaşılamadığının ifade edildiği görülmüştür. Olay sonrası kolluk güçlerince düzenlenen 11.07.2021 tarihli olay mahalli tespit raporu ve diğer toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; olayın Karayolları Trafik Kanunu ve taraflar arasındaki mevcut poliçe teminatı kapsamında meydana gelen trafik kazası mahiyetinde olduğu hususu sübuta ermediğinden davanın tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,21.10.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davalı vekili, aracın kasten yakıldığının tespit edildiğini ve ispat yükünün yer değiştirdiğini, poliçe kapsamında olan bir kaza olduğu hususu sübuta ermediğinden hasarın teminat dahilinde olamayacağını ileri sürmüştür. TTK’nın 1409. maddesi uyarınca, ‘‘Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. ” hükmü uyarınca, uyuşmazlık konusu olayda, hasarın teminat dışında kalan olaylar sebebiyle gerçekleştiğini ispat yükünün davalı ... üzerinde olduğu hususu tartışmasızdır. Somut dosya verilerinde, sigorta şirketi aracın kasten yakıldığını iddia etmekte ise de, öncelikle ispat külfetinin sigorta şirketinde olacağı açık olup bu iddiayı ispata yönelik dosya içerisinde delil bulunmamakla araştırma raporunda dahi "aracın kasten yakıldığına dair şüphe oluştuğu, ancak şüpheleri doğrulayacak delile ulaşılamadığının" belirtildiği ve sigorta şirketinin aracın kasten yakıldığı ve hasarın teminat dışı olduğu hususunu itiraza getirmediği gözetildiğinde, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.