Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6212 E. 2023/12322 K. – Haksız Eylemden
Konu: Haksız Eylemden Kaynaklanan Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6212
- Karar No
- 2023/12322
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Eylemden Kaynaklanan Alacak
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/460 E., 2021/625 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul / Yeniden Hüküm Tesisi
Taraflar arasındaki haksız eylemden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesisine, davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nun dava dışı 'a ait Ayka Döviz isimli büroda tüm para giriş ve çıkışlarını bizzat yöneten kişi olarak görev yaptığını, davalı ...'nun ise, davalı ...'nun babası olduğunu, davacının alacağına karşılık olarak keşidecisi dava dışı olan 02.01.2007 tarihli 100.000,00 Euro bedelli ve 02.02.2007 tarihli 70.000,00 Euro bedelli iki adet bono karşılığında toplam 170.000,00 Euro parayı Ayka Döviz'in yetkilisi olan davalı ...'ya teslim ettiğini, daha sonra davalı ... ile dava dışı 'a ulaşamadığını, davacının alacağını tahsil amacıyla Trabzon 1. İcra Dairesinin 2008/887 esas sayılı dosyası üzerinden keşideci aleyhine icra takibine giriştiğini, takibin sonuçsuz kaldığını, dava dışı n davacı ve davalı ...'dan şikayetçi olması üzerine davacının resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığını ve beraat ettiğini, beraat kararının kesinleştiğini, ceza yargılamasında bonolardaki imzaların davalı ... eli ürünü olduğunun sabit olduğunu, davalı ... ile davalı ...'ın alacaklı olan davacıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmaz satın aldığını, gerçekte ... adına satın alınan, ancak nam-ı müstear yoluyla muvazaalı olarak tapuda davalı ... adına tescil edilen İstanbul İli, Çekmeköy 3409 parsel numaralı bağımsız bölüm tapusunun iptali ile davalı ... adına tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla iki adet bononun bedeli olan 170.000,00 Euro tutarındaki alacağın 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen yabancı para (döviz) cinsinden aynen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı aleyhine yapılmış bir takip bulunmadığını, aciz vesikası alınmadan dava açılamayacağını, bu nedenle dava şartının oluşmadığını, bonoların vade tarihleri itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalının davacının iddia ettiği işlemleri dava dışı adına yaptığının ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, muvazaa iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı ... arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle husumetin hatalı yöneltildiğini, davacının iddialarının muhatabının dava dışı olduğunu,davalı ...'nun davalı ...'ın kızı olduğunu, uzun süredir dava dışı 'a ait Ayka Döviz'de çalıştığını, borç para alan ve karşılığında faiz ödeyeceğini vaad eden dava dışı 'ın Trabzon'u terk etmesi sonucu bu kişiye faizle borç veren kişilerin mağdur olduğunu, bu arada kızının da mağdur olduğunu, hakkında çeşitli davalar açıldığını, eşinden boşandığını, İstanbul'daki işyeri ve evinin tarafından kredi kullanılarak alındığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlığın alacağın tahsiline ilişkin olduğu, davalı ...'ın çalıştığı döviz bürosuna davalının toplamda 170.000,00 Euro para teslim ettiği, karşılığında iki adet bono düzenlendiği, bonoda bulunan imzaların davalı ...'a ait olduğu, davalı hakkında bu eylemi nedeniyle Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/641 esas 2017/690 karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verildiği, ilgili kararın kesinleştiği, davacının bu işlemler karşısında zarara uğratıldığı, davacının alacağının sübuta erdiği, davacının tapu iptali ve tescil talebine ilişkin davasının bu dosyadan tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının alacak talebine ilişkin davasının kabulüne, 170.000,00 Euro alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Euro üzerinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı vekilinin tapu iptal ve tescil talebine ilişkin davasının bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde; kararın gerekçesiz olduğunu, mahkemenin davalıyı hangi gerekçe ile sorumlu tuttuğunun belli olmadığını, davalı aleyhine açılan bir icra takibi olmadığını, asıl borçlunun dava dışı olduğunu, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılmış bir icra takibi olmadığını, davacı ile davalı arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığını, senetlerin yalnızca bir tanesinde davalının imzası olduğunu, davacının dava açmakta iyiniyetli olmadığını, alacağını asıl borçlu dava dışı dan alamayan davacının davalılar aleyhine açtığı bu dava ile dolaylı olarak alacağına kavuşmak istediğini, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kararın gerekçesiz olduğunu, mahkemenin davalıyı hangi gerekçe ile sorumlu tuttuğunun anlaşılamadığını, davalının davaya konu senetlerle bir bağlantısı olmadığını, sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davalının tanık olarak başka mahkemede verdiği beyanın davacı yararına ikrar olarak değerlendirilemeyeceğini, davalının hesaplarının incelenmesinde herhangi bir para alışverişinin olmadığının anlaşıldığını, davacının açılan davada iyiniyetli olmadığını belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların sorumluluğunun Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan haksız fiili sorumluluğuna dayandığı, Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/641 esas ve 2017/690 karar sayılı dava dosyasında davalı ...'nun dolandırıcılık suçundan yargılanıp cezalandırılmasına karar verildiği,ceza kararının içeriğinden davalı ...'ın davacıya yönelik suç teşkil eden eylemlerinin aynı zamanda haksız fiile sebebiyet verdiği, davalı ... yönünden verilen kararın hatalı olduğu, davalı ...'ın davalı ...'ın eylemlerine katıldığı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...'nun istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.2020 tarih ve 2012/68 esas, 2020/181 karar sayılı kararının kaldırılmasına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrası (b) bendinin 2 nci alt bendi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın davalı ... yönünden kabulü ile, 170.000,00 Euro alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4-a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Euro üzerinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının davalı ...'ya yönelik alacak davasının reddine, davacı vekilinin tapu iptali ve tescil talebine ilişkin davasının bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, davalı ...'ın davalı kızı 'ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla eylemlerine iştirak ettiğini, bu durumun mahkeme içi ikrar ile sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; asıl borçlunun dava dışı olduğunu, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılmış bir icra takibi olmadığını, davacı ile davalı arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığını, senetlerin yalnızca bir tanesinde davalının imzası olduğunu, davacının dava açmakta iyiniyetli olmadığını, alacağını asıl borçlu dava dışı'dan alamayan davacının davalılar aleyhine açtığı bu dava ile dolaylı olarak alacağına kavuşmak istediğini, tüm işlemlerin davacının bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını, resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanıp beraat ettiğini, ancak mahkemenin beraat kararına değinmediğini, haksız fiil sorumluluğunu gerektirecek maddi olguların hangi hususlar olduğunun kararda açıklanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız eylemden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 74 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ceza mahkemesinde suç teşkil eden eylemlerin maddi olgu kapsamında belirlenmiş olmasına, ceza mahkemesi kararının kesinleşmiş olmasına, davalı ...'ın dolandırıcılık eyleminin sabit olmasına, davalı ... yönünden red kararının yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ...'nun temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı ...'nun tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalı ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
269,85 TL 0.H. 59,30 TL P.H. 210,55 TL Kalan
Davalı ...: 27.159,78 TL 0.H. 6.849,60 TL P.H. 20.310,18 TL Kalan