Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/612 E. 2023/12655 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/612
Karar No
2023/12655
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1581 E., 2022/1511 K. HÜKÜM/KARAR : Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına İstinaf başvurusunun kabulüne Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.10.2017 tarihinde davacının kullandığı araç ile davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek bu kaza nedeniyle oluşan maluliyet zararının giderilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/8019 sayılı soruşturma dosyası kapsamında yapılan soruşturma kapsamında uzlaştıkları, celp edilip incelenen uzlaştırma tutanaklarının içeriğinden davacı ve dava dışı sigortalı araç sürücüsüne usulüne uygun olarak uzlaşmanın hukuki neticelerinin ihtar edildiği, bu şekilde uzlaşma tutanağı her iki tarafça imzalanarak uzlaşmanın sağlandığı, bu hali ile davacının dava konusu olaya dayalı tazminat istemlerinden feragat etmiş sayılacağı gerekçesi ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının uğramış olduğu zararın miktarı kesin olarak tespit edilemediğinden kısmi dava açıldığı, kısmi davada kesinlik sınırının dava edilen miktara göre değil zararın tümüne göre belirlendiği, yerel mahkemenin kararının kesin olduğu yönündeki tespitinin hukuka aykırı olduğu, ceza dosyasında müvekkilinin, kusurlu sürücü ile uzlaşmasının işbu davada müvekkilinin dava konusu tazminat isteminden feragat edeceği anlamına gelmeyeceği, davacının zararı tamamen giderilerek kaza nedeniyle bir ibralaşma yapılmadığı, ödeme miktarı kadar sigorta şirketinin sorumluluktan kurtulacağı, zarar görenin bakiye zararını sigorta şirketinden talep edebileceği, mahkemece taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın kesin olmadığı, davalı ... şirketinin araç işleteninin üçüncü kişilere olan hukuki sorumluluğunu sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstlenmesi nedeniyle, sürücü/ işleten ile yapılan uzlaşmanın davalı ... şirketine de sirayet ettiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşma usulünün tamamlandığı, anılan Kanun'un 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrası uyarınca soruşturma konusu suçtan dolayı tazminat davası açılamayacağı ve açılmış olan davadan feragat sayılacağı hükmü nazara alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza yargılamasında müvekkiline uzlaşmanın hukuki sonuçlarının açıklanmadığını, davacı ile araç sürücüsü arasındaki uzlaşmanın sigorta şirketine karşı açılmış bu davadan feragat edeceği anlamına gelmediğini, uzlaşma dosyasında davacının avukatla temsil edilmediğini, uzlaştırmacının hukukçu olmadığını, uzlaşmanın sonuçlarının detaylı açıklanmadığını, uzlaşmanın sigorta şirketine karşı açılan davanın hükümsüz kalacağını kapsamadığını, sigorta şirketinin durumunu ağırlaştırmayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 02.10.2017 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 inci maddesi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu, 51 inci, 54 üncü maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası. 3. Değerlendirme Davacı vekili, 02.10.2017 tarihinde davacı sürücü ile davalıya sigortalı araç sürücünün karıştığı trafik kazası neticesi davacının malul kaldığını belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş; İlk Derece Mahkemesi'nce davacının karşı taraf ile soruşturma dosyası kapsamında uzlaştığı, uzlaşma ile davacının dava konusu olaya dayalı tazminat istemlerinden feragat etmiş sayılacağı değerlendirilerek dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi' nce, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddenin (19) numaralı fıkrası gereğince soruşturma konusu suçtan dolayı tazminat davası açılamayacağı ve açılmış olan davadan feragat etmiş sayılacağından, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 253 üncü maddesi 19 uncu fıkrasına göre uzlaşmanın sağlanması halinde "soruşturma konusu suçtan dolayı tazminat davası açılamaz ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" şeklindeki yasal düzenleme ışığında uzlaşma raporunun düzenlenmesi halinde davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporunun ilam mahiyetinde olacağından uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı kabul edilmekteydi. Ancak; Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihinde 2023/43 Esas, 2023/141 Karar numaralı dosyada, 5271 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “...Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş, karar 18.10.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi iptal kararları derdest davalarda derhal uygulanacağından, söz konusu uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/612, K. 2023/12655, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-612-e-2023-12655-k-3076bcaf0c01