İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/753 E. 2025/835 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/753
- Karar No
- 2025/835
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/753 Esas KARAR NO : 2025/835 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2025 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 25.05.2025 tarihinde İzmir Konak, Turgut Reis Mahallesinde yaya olarak yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isterken davalı sigorta şirketi tarafından... Poliçe numarası ile sigortalı olan ve olay tarihinde sigortalı sürücüsü ...sevk ve idaresindek...plakalı aracın yaya müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, ani çarpma sonucunda müvekkilinin bilincini kaybettiğini, ambulansla dokuz eylül üniversite hastanesi'ne kaldırıldığını, ameliyata alındığını, 13 gün Hastane de tedavisinin sürdüğünü, müvekkilinin kırıklar ve yaralar neticesinde geçirdiği operasyonlar ile uzun süre yataktan çıkamadığını ve hala tedavisinin devam ettiğini, kazada meydana gelen kalçada kırık ve çivi takılması, diz kapağı üstünde kırılma sebebiyle 2 adet çivi takılmasının, hayat fonksiyonlarını etkileyecek nitelikte olduğunun saptandığını, müvekkilinin maruz kaldığı kaza neticesinde, kalıcı olarak maluliyetine sebep olduğunu ve bu durumun hayatını tamamen etkilediğini ve etkilemeye devam edeceğini, kaza sonrası müvekkilin efor kaybına uğradığını, müvekkilinin uzun süre hareket edemediğini ve hala destek olmadan yürüyemediğini, maddi ve manevi anlamda büyük kayıplar yaşadığını, kaza sonrası travmaya bağlı stres bozukluğu yaşadığını, talep edilen maddi tazminat taleplerine ilişkin davalı sigorta şirketine ... tebligat numarası ile başvuru yapıldığını, ilgili başvuru neticesinde olumlu bir sonuç alınamadığını, başvurunun 09.07.2025 tarihinde... Sigorta Anonim Şirketi'ne tebliğ edildiğini, arabuluculuğa başvuru yapılmadığını, söz konusu dava için ara bulucuğun dava şartı olmadığına dair, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Karar sayılı dosyasında emsal teşkil edecek kararı ekte sunduklarını beyanla HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak davası niteliğindeki davada şimdilik ; Efor Kaybı, sürekli işgücü kaybından doğan maddi tazminat-100,00TL, Geçici iş göremez kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı-100,00 TL, Tedavi,Bakıcı ve İyileşme giderleri-100,00 TL (Toplam 300,00 TL) olmak üzere davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, hükmedilecek tazminatların davalı...Sigorta Anonim Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihinden, işleyecek avans faizi ile tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı TBK md. 54 gereğince bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat (geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri ve bakıcı gideri) istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 18.fıkrası göz önüne alındığında KTK m. 97 kapsamında başvuruda bulunulmuş olduğundan artık zorunlu arabuluculuk başvurusunun gerekli olmadığı belirtildiğinden durumun değerlendirilmesi için öncelikli olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ne olduğu konusu üzerinde durulması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97’nci maddesine göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin talepler kapsamında dava veya tahkim yoluna başvurmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması zorunludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davacının dayanak gösterdiği bazı kararlarında KTK m.97 kapsamında yapılan zorunlu başvuruyu, bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak değerlendirmiş ve bu halde arabuluculuğa ilişkin giderleri arabuluculuğa başvuran tarafa yüklemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiş, arabulucuya başvuru dava şartı olarak nitelendirilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesinde; ''Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanunda 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A. maddesi açısından getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, diğer taraftan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak arabuluculuk müessesesi benimsenmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A-18, “Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.” hükmünü ihtiva etmektedir. Buna göre, sigorta kuruluşuna yapılan başvurunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olup olmadığı değerlendirilmelidir. Genel çerçevede, alternatif uyuşmazlık çözümünden maksat, tarafsız ve objektif konumda bulunan üçüncü bir kişinin, aralarında uyuşmazlık bulunan tarafları, ortaklaşa bir çözüme ulaşmaları için bir araya getirerek iletişim kurmalarını ve bu suretle sorunlarının çözümünü kendilerinin bulmalarını sağlamasını yahut onlara somut olayın koşullarına ve özelliklerine uygun olarak, üzerinde mutabakata varabilecekleri optimal çözüm önerileri üretip sunmak suretiyle, uyuşmazlığın halli bağlamında destek vermesini öngören ve Devlet mahkemelerinde cereyan eden yargılamaya nazaran seçimlik bir yol olarak işlerlik kazanan ve tümüyle gönüllülük esası üzerine bina edilmiş olan uyuşmazlık çözüm yolları bütünüdür. (TANRIVER, Süha: "Hukuk Uyuşmazlıkları Bağlamında Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları Ve Özellikle Arabuluculuk" , TBB Dergisi, Sayı 64, Yıl 2006, s. 151-177). Yukarıda yer verilen alternatif uyuşmazlık çözümü tanımında da belirtildiği üzere, devlet yargısı dışında tarafların kendi çözümlerini ürettikleri bir çözüm yolunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak nitelendirilebilmesi için üçüncü bir kişinin müdahalesi ve katılımı gereklidir. (Aynı yönde bkz. ILDIR, Gülgün: "Alternatif Uyuşmazlık Çözümü ve Hak Arama Özgürlüğü”, TBB Dergisi, 75. Yaş Günü İçin Baki Kuru Armağanı, Ankara, 2004, s.386; BÜYÜKAY Ferhat: Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirlik Şerhi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2018, s.25; YILMAZ, Ejder: “Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi (Avukatlık Kanunu m. 35/A)”, TBB Dergisi, 75. Yaş Günü İçin Baki Kuru Armağanı, Ankara, 2004, s.846; ÖZBAY, İbrahim: “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri”, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 10(3-4), 2006, s.463; DOĞRUSÖZ KOŞUT, Hanife: “Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk Sisteminin Sigorta Hukukundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklara Uygulanması ve Sigortacılık Tahkimi ile Karşılaştırması” içinde Sermaye Şirketleri Hukukunda Güncel Gelişmeler Sempozyumu, MERSİN, Bilge Utkan/ALIŞKAN, Murat/SARIKAYA, Sinan (Ed.), On İki Levha Yayınları, İstanbul, 2020, s.13). Özel Hukuk ve Ceza Hukuku ile İdari Uyuşmazlıklar Çerçevesinde Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Sempozyumu neticesinde açıklanan ve halen ...umu Sonuç Bildirgesi'nde de alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri uzlaşma, hakem heyeti, arabuluculuk, tahkim ve sulh şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan tüm bu hususlar bağlamında alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında çözüme ulaşmada üçüncü kişinin müdahalesi gereklidir. Zira alternatif uyuşmazlık çözümü, çatışmaların taraflarca giderilmediği ve uyuşmazlığa dönüştükten sonraki aşama için bir çözüm getirir. Çözüme ulaşmada faaliyet gösteren üçüncü kişi, genel anlamda tarafsız üçüncü kişi olmalıdır. Dolayısıyla tarafların ikili diyalog dahi kurmaksızın hiçbir şekilde görüşme sağlamadıkları, yasal düzenleme gereğince dava ikame edilmeden önce tek taraflı olarak uyuşmazlığın tarafı olan sigorta şirketine yapılan başvuru ile bu başvurunun güçlü tarafı konumundaki sigorta şirketi tarafından olumlu veya olumsuz şekilde cevap verilmesi veya hiç cevap verilmemesi üzerine sonlandığı başvuru yolunun alternatif çözüm yolu olarak kabulü mümkün görülmemektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. maddesinde ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlendiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davalı sigorta şirketi yönünden sigorta hukukundan kaynaklanması sebebiyle davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibarıyla arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, ancak dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı bir suretinin mahkememize ibraz edilmediği gibi, dava dilekçesinde sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartı açısından başvuru yapıldığına dair herhangi bir iddianın da bulunmadığı, bu sebeple davalı yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinden bahsedilemeyeceği, dava şartlarının bulunup bulunmadığının mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmesi gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın doğrudan dava açılmış olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı göz önünde bulundurulduğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalıya karşı açılan davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-TTK.'nun 5/A maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL red harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen ilgilisine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/09/2025 Katip... E imza Hakim... eimza¸