Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5405 E. 2023/10261 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5405
- Karar No
- 2023/10261
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1771 E., 2023/41 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine/ Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne/ Davanın Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/46 E., 2022/315 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.12.2013 günü davacının yolcusu olduğu aracın karıştığı üç taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, kazaya karışan aracın sigortası olmadığını, bu yüzden ...'na müracaat edildiğini ve kısmi bir ödeme alındığını, fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla 3.000,00 TL daimi mululiyet tazminatının, davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, taleplerini ilk olarak 87.672,24 TL ye ikinci olarak da 237.824,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 02.04.2015 tarihinde 7.088,00 TL, 25.06.2015 tarihinde 5.088,00 TL olmak üzere toplam 12.176,00 TL maluliyet tazminatı ödediğini ve bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davacı tarafça imzalanan ibranamelerin hukuken geçirli olduğunu, bu dava ile ibranamenin iptalini istemesi gerektiğini ve müvekkil kurumdan ek maluliyet tazminatı talep etmesinin hukuken geçerli olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk hüküm maluliyete ilişkin raporun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe uygun olmaması ve hatır taşıması indirimi yapılması halinde davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyeti oluştuğunun belirlendiği, kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın trafik sigortası olmaması nedeni ile Güvence Hesabının teminatı kapsamında yer alan araçlardan olduğu, soruşturmanın aslında şikayet yokluğu nedeni ile sona erdiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 87.672,24 TL'nin temerrüt tarihi olan 25.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; talebin zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığını, ceza zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerektiğini, davaya konu kazanın ölümlü kaza olması nedeni ile uygulanacak ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili; hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğinden kabulünün mümkün olmadığını, maluliyet raporu mevzuata uygun olmadığından başvuru şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, dosyadaki maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, dava konusu kazada hatır taşıması söz konusu olduğunu, davacının emniyet kemeri takmadığını, davacının kaza tarihinde 23 yaşında olduğunu, dosya içeriğinde davacının askerlik görevini ifa edip etmediğine dair bilgi bulunmadığını açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı maluliyet yönünden davacı vekilinin itirazı olmaması nedeni ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek maluliyetin %15,2 olarak hesaplanması gerektiği, dava konusu kazanın ölümlü kaza olması nedeni ile 15 yıllık ceza zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile 70.117,79 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 25.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, 24.02.2023 tarihli ek karar ile hükümde maddi hata yapıldığı gerekçesi ile hükmün B-1 bendinin ikinci cümlesinin "Fazlaya ilişkin istemin zamanaşımı nedeniyle reddine" kısmından "zamanaşımı" kelimesinin çıkartılmasına karar verilmişir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili ile davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramamasına, maluliyete ilişkin raporda hata olmamasına, hesaplama yönteminde hata olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi