Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4760 E. 2023/10769 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4760
- Karar No
- 2023/10769
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/184 E., 2023/184 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-2751 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/46186
Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.10.2017 tarihinde davacının idaresindeki araç ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 114.742,13 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 13 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 99.434,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 13.903,89 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.404,06 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 114.742,13 TL tazminatın 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 17.09.2019 tarihli 2019/İHK 9443 sayılı kararıyla; davacının tahkime başvurusu sırasında sunduğu 27.09.2018 tarihli maluliyet raporunun tek taraflı olarak alındığı ve davalı tarafın itirazına uğradığı, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, eksikliğin giderilmesi için davacı vekiline süre verildiği halde raporun sunulmadığı, 2 aylık inceleme süresinin 14.09.2019 tarihinde dolduğu ve davalının süre uzatımına muvafakatinin bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 28.05.2019 tarihli ve K-2019/46186 sayılı kararın kaldırılmasına, uyuşmazlık dosyasından el çekilmesine, davacı başvuru sahibinin görevli ve yetkili mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 02.03.2022 tarihli 2021/11383 E., 2022/3739 K. sayılı kararı ile "...Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak DEÜ Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 27.09.2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %13 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu açıktır. İHH tarafından davacının bu raporu tek yanlı olarak (mahkeme ya da savcılık görevlendirmesi olmadan) aldığı ve raporu davalının kabul etmediği; raporun, yönetmelikteki şekli şartlara uymadığı; İHH'nin karar verme süresi olan 2 ay içinde eksikliğin tamamlanamadığı ve davalı vekilinin süre uzatımına muvafakat etmediği gerekçesiyle dosyadan el çekilmiştir. Her ne kadar 5684 sayılı Kanun'un 30/12. maddesi gereği, İHH dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmadığı; ancak, davalının itiraz ettiği maluliyet raporundaki eksikliğin tamamlanmasına ilişkin usuli işlemlerin yapılmasına muvafakat vermeyişinin TMK madde 2'deki iyiniyet kurallarına uygun düşmeyeceği ve korunmayacağı hususları da gözetilerek inceleme yapılması gereklidir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; 27.09.2018 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin UHH kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; belge eksikliği olmasının başvurunun reddine karar verilmesi neticesini doğurmayacağı, davalı ... şirketinin maluliyet raporuna itiraz ettiği halde süre uzatımına muvafakat vermemiş olmasının hakkın kötüye kullanımı kapsamında olduğu, davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı ve hükme esas alınması gerektiği, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, kusur dağılımının isabetli olduğu, davalı vekilinin bu hususlardaki itirazlarının reddi gerektiği ancak Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin kısmın düzeltilmesine, davacı lehine 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabının 2022 yılının Aralık ayında güncellenen asgari ücrete göre yeniden yapılması gerektiğini, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kaza sonucunda uzlaşmanın gerçekleştiğini, davacının uzlaşma kapsamında haklarından feragat etmiş olması sebebiyle davanın reddedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacının Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmediği, bu nedenle anılan kararda hükmedilen miktar bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, buna göre davacı vekilinin tazminat miktarının güncel verilere göre yeniden hesaplanmasına ilişkin itirazının reddi gerektiği, davalı vekilinin uzlaşma hakkında daha önce itirazda bulunmadığı, bu nedenle bu husustaki itirazlarının reddi gerektiği, bozma ilamı uyarınca dosyadaki maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmadığı, davalıya sigortalı aracın davacının şeridine geçerek şerit ihlali yaptığı anlaşılmasına göre kusur dağılımında isabetsizlik olmadığı, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.