Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4712 E. 2023/10157 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4712
Karar No
2023/10157
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/517 E., 2023/109 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi (kapatılan)'nin 06.02.2018 tarih ve 2016/2379E-2018/621K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi(kapatılan)'nin 02.03.2021 tarih ve 2020/8972E-2021/2116K sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçeleri kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 04.09.2013 günü dava dışı ...'ın idaresindeki kamyonu ile seyir halinde iken, aynı istikamette seyretmekte olan ...'ın idaresindeki aracın çarpışması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin murislerinin iş bu kazada vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tüm müvekkilleri için ayrı ayrı 2.500,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin davalı şirketten faizi ile birlikte alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasınta talebini tüm davacılar yönünden toplam 466.086,66 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın murisin kendi kusuru ile meydana geldiğini, sorumluluklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemece; davanın kabulüne, davacılardan ... için 250.000,00 TL, davacılardan ... ... için 67.014,56 TL, davacılardan ... için 131.153,78 TL ve davacılardan ... için 17.918,32 TL olmak üzere toplam 466.086,66 TL'nin temerrüt tarihi olan 29.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir IV.İLK BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) 06.02.2018 tarih ve 2016/2379E-2018/621K sayılı illamı ile; "... desteğin ve destek ihtiyacı olanların muhtemel yaşam süreleri belirlenirken Population Masculine Et – Feminine (PMF) yaşam tablosu esas alınmalıdır. Ayrıca, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar açısından ise; bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanma yapılması gerektiği,trafik kazasına karışan ve davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç ticari kullanım niteliğinde olmayıp hususi araç olduğundan uygulanabilecek faiz oranının yasal faiz olması gerektiği, hükme esas alınan aktüer raporunda, destekler ... ve ...'ın, gelirlerinin %45'i oranında eşine ve %10 oranında çocuğuna pay ayıracağı varsayılarak hesaplama yapıldığı, desteklerin anne ve babalarının hayatta olup olmadığı araştırılarak, hayatta iseler desteklerin gelirinden anne ve babasına da pay ayrılması gerektiği, muris ...'ın ölümü nedeniyle davacılar Hediye ve ... ... yönünden poliçe teminat limitinin aşıldığı, garameten hesaplama yapılması gerektiği" gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, ... için 172.217,58 TL, ... ... için 28.416,90 TL, ... için 3.382,21 TL ve ... için taleple bağlı kalınarak 17.918,32 TL olmak üzere toplam 221.935,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. İKİNCİ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin ikinci kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) 02.03.2021 tarih ve 2020/8972E-2021/2116K sayılı illamı ile; ".... davalı vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin reddine, davacılar vekilinin tüm; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin davacı ... dışındaki davacılar yönünden hesaplanan tazminatlara dair temyiz itirazlarının incelenmesinde; somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her iki muris yönünden destekten çıkan annenin payı babaya eklenmeliyken tüm pay sahipleri arasında dağıtılmasının ve desteklerin 2.çocuklarının olacağı varsayımının dikkate alınmamasının doğru olmadığı, mahkemece, aynı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyulması suretiyle, yeniden alınan ek hesap raporunun karar vermeye yeterli olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, ... için 186.788,50 TL, ... ... için 22.183,00 TL, ... için 3.382,21 TL ve ... için taleple bağlı kalınarak 17.918,32 TL olmak üzere toplam 230.272,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 29/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkeme'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebebleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararda davacılar lehine oluşan usulü müktesep hakların ihlal edildiğini, vefat eden müvekkiller murislerinin yaşarken anne ve babalarına destek olmadıklarını, onlara pay ayrılmayacağını, bilirkişi ek raporunda ikinci çocuğun hesaba katıldığı varsayımında başlangıç tarihinin hatalı hesap edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme hükmü ve yapılan yargılamada usuli kazanılmış haklara zarar verildiğini, Yargıtay'ın bozma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacıların murisi ...'ın 65 yaşında emekli olacağı varsayımı üzerine aktif dönemin 65 yaşına kadar hesaplanmasının hatalı olduğunu, hesap raporu ile yapılan tazminat hesabında murisin vefat etmese idi ikinci çocuğu olacağı ve bu cocuk için gelirinden pay ayıracağı ihtimalinin değerlendirilmediğini, kararda murisin gelir paylaşımı ve destek payları yönünden tamamen hatalı olarak hazırlanan rapora itibar edildiğini, davacıların murisi ...'ın sigortalı aracta hatır için taşındığını, desteğin kusurunun yansıması neticesinde davacıların işleten'den tazminat talep edemeyeceğini, vekalet ücretleri yönünden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu sürücünün ve yolcunun ölümü nedeniyle ölenlerin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulamasının devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Bozma ilamından önce yürütülen yargılamada mahkemece verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 02.03.2021 tarih ve 2020/8972E-2021/2116K sayılı ilamı ile davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin davacılar ..., ... ve ... ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her iki muris yönünden destekten çıkan annenin payı babaya eklenmeliyken tüm pay sahipleri arasında dağıtılmasının ve desteklerin ikinci çocuklarının olacağı varsayımının dikkate alınmamasının doğru olmadığı, bu sebeple, aynı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar davalı Ege Sigorta AŞ lehine bozulmuştur. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozmadan önceki hükme esas alınan hesap raporundaki hataların düzeltilmesi için yeniden hesap raporu alınmış; 12.12.2022 tarihli rapor ile (2022 yılı verileriyle hesaplama yapan) davacı ... için 186.788,50 TL, ... ... için 22.183,00 TL, zarar belirlemiş ve bu miktar tazminatlara hükmedilmiştir. Diğer davacılar ... ve ... yönünden bir önceki tazminatlara aynen hükmedilmiştir. Davacı ... yönünden bir önceki bozma kararı ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğinden bu davacı ve davalı bakımından karar kesinleşmştir. Ancak bozma ilamında destek ... yönünden de destekten çıkan annenin payı babaya eklenmeliyken tüm pay sahipleri arasında dağıtılmasının ve desteğin ikinci çocuğunun olacağı varsayımının dikkate alınmamasının hatalı olduğu belirtildiği halde, ek hesap raporunda bu husus dikkate alınmamış, muris ... yönünden hesap yapılmamıştır. Mahkemece bozmaya uyularak karar verildiği belirtilmişse de bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkeme ikinci kararının davalı yararına bozulduğu gözetildiğinde, davacılar lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden yapılan hesap ile, davacı ... yönünden tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, diğer davacı ... yönünden yeni hesap tarihindeki verilerin uygulanması, muris Süheylanın pay sahipleri yönünden bozma gereklerinin yerine getirilmemesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecek niteliktedir. Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; bozma öncesindeki ikinci karara esas alınan 18.03.2020 tarihli hesap raporundaki verilere göre, davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamında belirtilen " her iki muris yönünden destekten çıkan annenin payının babaya eklenmesi tüm pay sahipleri arasında dağıtılmaması ve destek ...'nın da ikinci çocuğunun olacağı varsayımının dikkate alınması" hususunda hesaplama yapılıp belirlenecek tazminatların hükme esas alınması gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde 12.12.2022 tarihli hatalı ve eksik bilirkişi raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4712, K. 2023/10157, T. 03.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4712-e-2023-10157-k-486e78b75084