Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/430 E. 2024/2873 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/430
- Karar No
- 2024/2873
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/114 E., 2021/274 K. DAVA TARİHİ : 27.03.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/Davacının İstinaf Talebinin Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/12 E., 2019/329 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tek taraflı kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile (04.08.2009/2010) tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sigortalı aracın 15.11.2009 tarihinde dava dışı sürücü...'un yüksek oranda alkollü olarak sevk ve idaresinde iken tek taraflı ölümlü/yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müteveffaya ait sağlık raporunda alkollü olduğunun belirtildiğini, ayrıca kaza mahallinde bira şişelerinin bulunduğunu, meydana gelen kaza neticesinde sigortalı araç sürücüsü...'un vefatı üzerine iki çocuğuna Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/289 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu müvekkili şirketin 150.000,00 TL sorumlu tutulduğunu ve Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10296 sayılı takip dosyasına mahkeme kararı gereği ödeme yapıldığını, taraflarınca yapılan araştırmada müteveffanın anne ve babasının sağ olduğunun öğrenildiğini, anne baba payı ayrılmadığından dosyanın istinaf edildiğini, bu süreçte şirketin hasar servisine başvurulduğunu, aktüer bilirkişisinden alınan görüşe göre müteveffanın eş ve çocukları için limit gözetilerek 122.373,81 TL hesaplanmış olup, ferileri ve icra masrafları ile beraber toplamda 184.656,33 TL'nin icra dosyasına ödendiğini, anne ve baba payının ise 27.626,19 TL'sinin ibranamede belirtilen IBAN numarasına ödendiğini, sigortalı araç sürücüsü alkollü iken asli ve tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, alkollü araç kullanmanın rücu nedeni olması sebebiyle davanın açıldığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 212.195,52 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren başlayacak avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ikame etmiş olduğu davada kaza tarihi 15.11.2009 tarihi olduğundan öncelikle zamanaşımına uğradığını, müteveffa şahsın alkollü olup olmadığının bilinebilecek bir durum olmadığını, davacı tarafça da müvekkilince bilinebilen tek durumun Genel Adli Muayene Raporunda Acil Hekiminin Koklamakla Alkollü olduğuna dair tespit yapması olduğunu, acil hekiminin bahse konu raporu haricinde dosya içerisinde alkole dair başkaca bir tespit bulunmadığını, herhangi bir şekilde kan alınıp, alkolün sürüş yeteneklerine yaptığı etki açısından değerlendirme yapabilicek bir done bulunmadığını, hal böyle olunca da salt koklamakla alkollü olunduğuna dair bir tespit çerçevesinde davacı ... şirketince bahse konu durumun sürüş yeteneklerini etkilediği ispat edilmediği sürece rücu şartlarının oluşmayacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında sigorta hukukçusu, nöroloji uzmanı ve makine mühendisi bilirkişilerinden alınan 13.05.2019 tarihli raporda, kazaya karışan aracın seyir hızının yüksek olması nedeniyle sürücünün sağa virajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve yolun sağındaki evin dış demir kapısı beton direğine çarpması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, sürücü...'un kaza mahallinde öldüğü ve ölü muayene tutanağında sürücünün alkol durumu ile ilgili bir hususun bulunmadığı, dosya içeriğinde müteveffa...'a ait herhangi bir alkol muayenesi bulunmadığı, alkol nedeniyle güvenli sürüş yeteneğini kaybedip kaybetmediği yönünde bir görüş belirtilmesinin mümkün olmadığı tespitlerinin yer aldığı, 15.11.2009 tarihli ölü muayene tutanağında, ölümün meydana gelmesinde herhangi bir şüpheli durum bulunmadığı bu nedenle klasik otopsiye gerek olmadığına dair Dr....in beyanının bulunduğu, bu nedenle de ölü muayene tutanağı altında imzası bulunan Cumhuriyet Savcısının yapılan ölü muayene sonucunda meydana gelen kesin nedenin boyun kırığı ve kafa travması olduğu bu nedenle klasik otopsiye gerek olmadığına karar aldığının anlaşıldığından davacının alkollü araç kullanılmasına ilişkin iddiasını somut delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosya içerisindeki mevcut deliller arasında çelişkiler bulunduğunu, jandarma kolluk görevlilerinin inceleme ve fezlekesinde, "kaza mahallinde bulunan bira şişesi bulunduğu ve kazanın şahısların alkollü olarak araç kullanması sonucu meydana geldiği" tespiti ile tanık İrfan Girgin beyanı ile, İznik Cumhuriyet Savcılığının olaya ilişkin takipsizlik kararında "maktülün kaza esnasında alkollü olduğu" şeklindeki tespitinin dikkate alınmadığını, genel şartlarda, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmesi şartı bulunmayıp, sürücünün alkollü olmasının rücu için yeterli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İznik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009/1298 soruşturma nolu dosyada yer alan 15.11.2019 tarihli ölü muayene tutanağında dava konusu kaza sonucu ölen sürücü...’un davalıya ait araçta ölü olarak bulunduğunun yazılı olduğu, davacı vekilince, ölene ait olduğu ileri sürülen bilirkişi raporunda ise dava dışı İrfan Girgin’e ait olduğu belirtilen adli muayene raporunda, hakkında rapor düzenlenen kişinin adı anlaşılamamakta ise de koklamakla alkollü olduğu belirtilen kişinin sağ olduğu, başından yaralandığı şuuru kapalı olduğu, kafa travması nedeniyle başka bir hastaneye sevk edildiği, dolayısıyla ölen kişiye ait bir alkol kullandığına dair rapor bulunmadığı, davacının alkollü araç kullanılmasına ilişkin iddiasını somut delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına aracın sürücüsünün alkollü olması sebebiyle 3. kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının alkol sebebiyle ödediği tazminatı rücu edebilmesi için kazanın alkol etkisinde gerçekleştiğinin ispatlanamamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan peşin harcın temyiz eden davacıya geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.