Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4588 E. 2023/9408 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4588
- Karar No
- 2023/9408
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/46 D.İş SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-891 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü- İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/85845 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 22.01.2017 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortaladığı araçla, motosikletin karıştğı çift taraflı trafik kazasında motorsiklette yolcu olarak bulunan Hasan Yakdi'nin vefat ettiğini, davacı ...'nin ölenin eşi, diğer davacıların ölenin çocukları olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak, her bir davacı için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 26.10.2020 tarihli belirli hale getirme dilekçesi ile taleplerini davacı ... için 129.392,21 TL, davacı ... için 19.605,10, davacı ... için 24.868,62 TL, davacı ... için 26.277,04 TL, davacı ... için 27.857,02 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun aktif ve pasif husumet nedeniyle reddi gerektiği, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığı, talebin zamanaşımına uğradığı, davacılara ödeme yapıldığı, poliçeden kaynaklanan sorumlulğun yerine getirildiği, ceza dosyası kapsamında uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, iş kazası olup olmadığıın araştırılarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) rücu şartlarının sorgulanması, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması, hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması, davacılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulü ile davacı ... için 129.392,21 TL, davacı ... için 19.605,10, davacı ... için 24.868,62 TL, davacı ... için 26.277,04 TL, davacı ... için 27.857,02 TL olmak üzere toplam 228.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiği; başvurunun mevzuata uygun olmadığını, aktif husumet yokluğu nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararına itiraz ettiklerini, müteveffanın eş ve çocuklarının olup olmadığının tespiti gerektiğini, dosyanın mahkemeye tevdii edilmesi, aktüer bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, yargılama öncesinde veraset ilamına dayanarak müteveffanın sadece anne ve babası dikkate alınarak hesaplama yaptıklarını ve fazla ödeme yaptıklarını, bilirkişi raporunda anne ve baba için yapılan fazla ödemenin davacılar için hesaplanan tutardan mahsup edilmesi, temerrüt faizinin başlangıcının hatalı tespit edildiğini, başvuru miktarı açısından başvuru tarihinden, ıslah edilen kısım için ise ıslah tarihinden faize hükmedilmesi, kusur durumuna itiraz ettiklerini, sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığından davalının sorumluluğunun bulunmadığı, hatır taşıması ve müterafik kusur durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması, davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, davacılar lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile itirazın reddine; davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden kesin, davacı ... yönünden temyizi kabil olmak üzere karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili davacı ... yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde açıkladığı nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. MÖHUK'un 48 inci maddesine göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca reddedilir. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 nci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. MÖHUK'ta dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.