Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/434 E. 2023/10238 K.
Konu: Haksız Fiil Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/434
- Karar No
- 2023/10238
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Fiil Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1429- 2022/1618 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/50 Esas - 2022/394 Karar Taraflar arasındaki haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı - karşı davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı - karşı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in davalı tarafından 21.12.2006 tarihinde bıçakla ağır şekilde yaralandığını, davalı aleyhine açılan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/78 esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, müvekkili ...'in şimdilik %45 oranında tüm vücut fonksiyonlarına etki eden sürekli özürlülük halinin tespit edildiğini, sol kolunun tamamen işlev kaybına uğradığını, bu haliyle müvekkili ...'in maddi ve manevi olarak zarara uğradığı gibi diğer müvekkili ...'in de eşinin yaşadığı bu olay sebebiyle manevi olarak zarara uğradığını belirterek belirsiz alacak davası olarak müvekkili ... için şimdilik 130.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminat ile müvekkili ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile davacı ... için 196.700,64 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı / karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ceza dosyasında müvekkili lehine haksız tahrik hükümleri uygulanması sebebiyle zarar hesabında bu hususun dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak maluliyet tespiti yapılması gerektiğini, kaldı ki davacının iyileşmiş olduğunu, davacı ...'ın tazminat talep hakkının bulunmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, ayrıca davacı ...'in saldırısı sebebiyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, bu eylemi sebebiyle yargılanan davacı-karşı davalı ...'in cezalandırılmasına karar verildiğini, bu yaralanma sebebiyle müvekkilinin de bakıcı gideri, tam iş göremezlik ve geçici iş göremezlik sebebiyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile müvekkili için şimdilik 15.000,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 22.09.2008 tarihinden itibaren davalı - karşı davacı ...'ten tahsiline ve asıl davanın kabulü halinde takas-mahsup yapılmasına karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.660,00 TL maddi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2020 tarih, 2014/539 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararı ile; davacı ...'ın davalı ... aleyhine açmış olduğu maddi tazminat istemli davasının ve karşı davacının maddi tazminat istemli davasının birlikte kabulü ile, davalı karşı davacının mahsup talebi de göz önünde bulundurularak davacı ... lehine 180.040,00 TL maddi, ... lehine 10.000,00 TL manevi, davacı ... için ise 3.000,00 TL manevi tazminatın 21.12.2006 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı Mehmet'ten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, ...'ın, ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat istemli davasının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davalı -karşı davacı ... istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/9-65 E-K sayılı kararı ile; ''... davalı-karşı davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yerel mahkemece aktüer bilirkişiden davacı-karşı davalının olay tarihindeki yaşının 25 olduğu kabul edilerek ve davalı-karşı davacının 1 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu gözetilerek ek rapor alınması, davalı-karşı davacı lehine manevi tazminat şartlarının oluştuğunun gözetilmesi ve davalı-karşı davacı lehine hesaplanacak maddi tazminat tutarı üzerinden davalı-karşı davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği de dikkate alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi... '' gerektiğinden bahisle, yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 05.07.2022 tarih, 2021/50 Esas, 2022/394 Karar sayılı ilamı ile; "I-ASIL DAVA BAKIMINDAN 168.013,94.TL Maddi tazminatın 21/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı ...'dan tahsili ile davacı-karşı davalı ...'a ÖDENMESİNE, Takas/Mahsup yapılan kısım dışındaki fazlaya ilişkin 9.032,79.TL lik istemin REDDİNE, Takdiren 2.000,00.TL Manevi tazminatın 21/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı ...'dan tahsili davacı-karşı davalı ...'a ÖDENMESİNE, Takas/Mahsup yapılan kısım dışındaki fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Takdiren 3.000,00.TL Manevi tazminatın 21/12/2006 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, II-KARŞI DAVA BAKIMINDAN, 1-Davalı-karşı davacı ...'ın, davacı-karşı davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasında, asıl davada yapılan takas/mahsup sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı, 2-Davalı-karşı davacı ...'ın, davacı-karşı davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasında, asıl davada yapılan takas/mahsup sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı, ...6-Davacı karşı davalı ... davada kendini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat yönünden davanın kabul edilen miktarı üzerinden, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin, davalı karşı davacı ...'dan tahsili ile davacı karşı davalı ...'a ödenmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı-karşı davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava ve bedel artırım dilekçesi ile talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı-karşı davalının bizzat Adli Tıp Kurumuna sevkedilmeden maluliyet raporu alınmasının hatalı olduğunu, davacının sol kolunun muhtemelen olaydan sonra başka bir yaralanmaya maruz kaldığını, olay tarihinden itibaren geçen 14 yıllık süre nazara alındığında hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, müvekkili hakkında düzenlenen maluliyet raporunun hatalı olduğunu, sadece kolundan aldığı kurşun yaralanması sebebiyle eksikte olsa değerlendirme yapıldığını ancak halen şikayetlerinin devam ettiği karaciğer yaralanması ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, dolayısıyla maluliyet oranının da eksik tespit edildiğini, müvekkili lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğunu, davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat talebi yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazlarını yineleyerek dava ve bedel artırım dilekçesi ile talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı-karşı davalının bizzat Adli Tıp Kurumuna sevkedilmeden maluliyet raporu alınmasının hatalı olduğunu, davacının sol kolunun muhtemelen olaydan sonra başka bir yaralanmaya maruz kaldığını, olay tarihinden itibaren geçen 14 yıllık süre nazara alındığında hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğunu, müvekkili hakkında düzenlenen maluliyet raporunun hatalı olduğunu, sadece kolundan aldığı kurşun yaralanması sebebiyle eksikte olsa değerlendirme yapıldığını ancak halen şikayetlerinin devam ettiği karaciğer yaralanması ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, dolayısıyla maluliyet oranının da eksik tespit edildiğini, müvekkili lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın az olduğunu, davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat talebi yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf aşamasında itirazlarının incelenmediğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada bıçakla kasten yaralama eylemine dayalı maddi ve manevi tazminat, karşı davada silahla öldürmeye teşebbüs nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24 üncü maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 52, 54 ve 58 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Davalı ...'ın davacı ...'a yönelik temyiz itirazları yönünden; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesinin (1) inci bendinin (a) fıkrası ve 362 nci maddesinin 2 nci maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre, hükmedilen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Bu nedenle, davalı ... vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 2.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK'nın 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı- karşı davacı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 3. Davalı karşı davacı ... vekilinin asıl davaya dair diğer temyiz itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki asıl davada davacı ... hakkındaki bıçakla yaralama eylemi 21.12.2006 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda mahkemece; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre maddi ve manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4. Davacı - karşı davalı ... vekilinin karşı davaya dair diğer temyiz itirazlarına gelince; Karşı davacı ... tarafından, 22.09.2008 tarihinde karşı davalı ... tarafından silahla yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 01.03.2019 tarihli raporu ile ...'ın 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümlerinden yararlanılmak suretiyle sağ ön kol kemiklerinde kırığa neden olan kurşun yaralanması nedeniyle iyileşme (iş göremezlik / iş ve güçten kalma) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 1 (bir) ay süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği, geçici işgöremezlik süresi sonundan itibaren mevcut bulgulara göre kalıcı olduğu değerlendirilen sağ el bileğinde hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle E cetveline (yaşına) göre %4.2 (yüzdedörtnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Ne var ki anılan rapor incelendiğinde davacının olay sırasında "... sağ ön kol, karaciğer ve diafragmada kurşun yaralanması olduğu," yönünde belirleme yapılmış olmasına rağmen yalnızca sağ el bileğinde hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle maluliyet belirlendiği anlaşılmış olup, karaciğer ve diafragmada yer alan kurşun yaralanmaları nedeniyle iyileşme gerçekleşip gerçekleşmediği, kalıcı bir maluliyet bulunup bulunmadığı hususlarında yeterli açıklama içermeyen rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı ...'ın yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...'ın davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan, (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle ... vekilinin asıl davaya, (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle karşı davaya dair temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı karşı davacı ...'a iadesine, Dosyanın, İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.