Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4233 E. 2024/6914 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4233
- Karar No
- 2024/6914
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2843 E., 2023/55 K. DAVA TARİHİ : 29.10.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü - Davalının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/1296 E., 2021/1039 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü müvekkili ile sigortasız motosiklet sürücüsü arasında 05.07.2018 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili; her ne kadar hesaplama daha fazla çıkmış ise de poliçe limiti dikkate alınarak toplam talebini 360.000,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, sigortasız sürücünün kaza tespit tutanağına göre kazada kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile motosiklet sürücü davacı ile sigortasız motosiklet sürücüsünün 05.07.2018 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının malul kaldığı beyan edilerek maddi tazminat isteminde bulunulduğu, maluliyet raporunda, %49 özür oranı olduğunun belirtildiği, kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla rapor alındığı ve sigortasız araç sürücüsünün kazada tam ve asli kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüerya bilirkişi tarafından verilen raporda, davacının 9.688,34 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 783.458,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilebileceğinin ifade edildiği, davacının poliçe limiti dahilinde talebini artırdığı, davacı lehine 21.01.2021 nolu celsede 20.000,00 geçici ödemeye karar verildiği, hüküm kurulurken bu miktarın dikkate alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne TBK 76 ncı maddesi gereğince 22/01/2021 tarihli celsenin 4 nolu ara kararı ile hükmolunan 20.000,00 TL geçici ödemenin davacı tarafından tahsil edilmesiyle toplam tazminat tutarından mahsubuna, 340.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yine geçici ödeme tutarı olan 20.000,00 TL'ye dava tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiz tutarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı Kadir idaresindeki motor trafikten çekilmiş olup,bu araç için trafik sigortası poliçesi düzenlenemeyeceği için vekil eden Güvence Hesabının da sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığını, maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ayrıca hükme dayanak raporun Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınan sağlık kurum ve kuruluşlarından alınması gerektiğini, yine raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmeliğine göre alınması gerektiğini, bir heyetten kusur raporu alınmadan hesap yapılıp karar verilmesinin doğru olmadığını, kaldı ki kaza tutanağında sigortasız araç sürücüsüne hiç kusur verilmemiş iken, temin edilen raporda tam kusur verildiğini ve çelişki giderilmeden yetersiz rapora itibar ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine hesap usulünün hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, son olarak davacı motor sürücüsü ehliyetsiz ve koruyucu tertibat kullanmadığı için müterafik kusurlu olduğu nazara alınarak hesap edilen tazminattan kusur tenzili yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararına karşı davalının istinaf başvurusunda bulunduğu, kazaya sebebiyet veren motor her ne kadar trafikten çekilmiş olsa da motor gücüne göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) hükümlerine tabi vasıta olduğunun anlaşılmasına, sigortasızlığı sebebiyle Güvence Hesabına husumet yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, geçici iş göremezlik zararından 2918 sayılı KTK ve Genel Şartları hükümleri uyarınca davalının sorumluluğunun bulunmasına, temin edilen maluliyet raporunun davacı kazazede muayene edilerek ve olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenmiş olmasına, her ne kadar kaza tutanağında sigortasız motor sürücüsüne kural ihlali verilmemiş ise de soruşturma, kovuşturma sırasında ve mahkemece temin edilen raporlarda şerit ihlali yapan sigortasız motor sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtilmesine, davalının sigortasız vasıtanın sürücüsünün daha az kusuru bulunduğuna ilişkin somut savunma ve delil ileri sürememiş olmasına, kaza ile ilgili sigortasız araç sürücüsünün tam kusurlu görerek cezalandırılmasına ilişkin mahkeme kararının istinaf denetiminden geçerek düzeltilerek istinafın reddi ilamı kesinleşmiş olmasına göre kusur tayininde bir usulsüzlük bulunmamasına, hesaplama yönüyle; her ne kadar mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosu yerine PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınması usulsüz ise de bu yaşam tablosunda hayat süresinin daha kısa olduğu dolayısıyla sonucu itibariyle davalının lehine olmakla bu istinaf itirazı yönüyle davalının hukuki yararının bulunmamasına, 2918 sayılı KTK'nın 90 ve 92 nci maddelerinin kimi ibarelerinin AYM'nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilam ile iptal edilmesi üzerine Genel Şartlar ekinde düzenlenen maluliyet hesaplamasında "devre başı ödemelerde belirli süreli rant formülü" yerine usulüne uygun biçimde "progresif rant yöntemi" kullanılmasında bir hukuka aykırılık bulunmamasına, davacı motor sürücüsünün ehliyetsiz seyretmesinin bir başına müterafik kusur oluşturmamasına, yine maluliyet raporuna göre davacının sağ ayak diz üstünden ampute olması sebebiyle kendisine kalıcı iş göremezlik verildiğinden kasksızlığın zararın doğması yada artmasında bir etkisi bulunmamasına göre somut olayda Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinin tatbik edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; sigortasız aracın karıştığı 05.07.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği 9/d. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; sigortasız motosikletin motor gücünün dikkate alınması halinde tescile tabi araçlardan olmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmasına, kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmış olmasına, kaza tespit tutanağında sigortasız sürücüye kusur izafe edilmemiş ise de dosyaya alınan kusur raporları ve ceza mahkemesinden alınan kusur raporu dikkate alındığında sigortasız sürücünün kazada tam ve asli kusurlu olduğunun anlaşılmasına, yaralanma bölgesi ile kask takılmaması arasında illiyet bağı olmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.