Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4177 E. 2024/6720 K. – Trafik Kazasında

Konu: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4177
Karar No
2024/6720
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/329 Esas - 2023/263 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar Mustafa Kepçeli, ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.11.2015 tarihinde davacının yolcu olduğu, davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı, davalı ...' ın maliki olduğu, davalı ...' in sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptığı, davalı ...' nin maliki, davalı ... ' nin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, büyük acılar çektiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 70.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 20.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsilini, 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının olay sırasında davalılardan ...'in sevk ve idaresinde bulunan davacı ...'in de içinde bulunduğu traktörün sahibi olduğunu ancak bu aracın, dava dışı ... Toprak San. ve Tic. A.Ş.'ye kira sözleşmesi ile bu şirket bünyesinde kullanılmak üzere, uzun süreli olarak kiraya verildiğini, araç içinde bulunan davalı ... ve davacı ...'in bu şirketin sigortalı çalışanları olduğunu, dava konusu edilen olayın hukuki olarak iş kazası kapsamında olduğunu, davalının zarardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı trafik sigortacısı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının bakıma muhtaç olduğunun kesin şekilde tespit edildikten sonra yapılacak hesaplamada somut olayın özelliklerinin büyük önem taşıdığını, başvuru sahibinin bakıma ihtiyaç duyduğunun kesin şekilde tespitine ek olarak bakım ihtiyacının karşılanması için bir yardımcı kişinin filli olarak çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, maluliyet oranının tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü'ne sevkini, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda karşı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, maluliyet oranının davacı tarafın iddia ettiği oranda olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin reddini talep ettiklerini, ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılar Mustafa Kepçeli ve ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan diğer aracın asli kusurlu olduğunu, bu durumun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, diğer bir yandan davacının karşı araç traktörde yolcu olarak bulunduğunu, kazaya karışan traktörde davacı ile beraber 3 yolcunun bulunduğunu, traktör ile sürücü dışında bir kimsenin taşınmasının mümkün olmadığını, traktörün çamurluklarının üstünde 3 yolcu taşınmasının başlı başına tam kusur olduğunu, davacının yaralanmasında kendi kusuru da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre "...12.11.2015 günü saat 14:15 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki 60 EU 055 plaka sayılı (davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...Ş. tarafından sigortalı) traktör ile Yıldırım Sokak tarafından gelip, Yeşilkent istikametine seyirle olay mahalli Kavşağa girdiğinde, gidiş yönüne göre yolun sağındaki Lale Sokak üzerinden düz seyirle aynı kavşağa giren davalı sürücü Mustafa Kepçeli sevk ve idaresindeki 60 TR 888 plaka sayılı (davalı ... üzerine kayıtlı ve davalı ...Ş. tarafından sigortalı) kamyonetin ön tarafıyla traktörün sağ yan kısmıyla çarpışması neticesi traktörde yolcu davacı ...‘in yaralanmasıyla sonuçlanan dava konusu olay meydana gelmiştir. Yaşanan kazadaki kusur durumunun tespiti bakımından ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmıştır. 27.03.2017 tarihli ATK raporu ile davalı sürücü ...’in %60 (Yüzde altmış) oranında kusurlu, davalı sürücü Mustafa Kepçeli‘nin %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu, davacı ...‘in kendi yaralanmasında %15 (yüzde on beş) oranlarında kusurlu olduğu sabit ... gelmiştir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 12.11.2015 tarihinde gerçekleşmiş olması nedeniyle davacının maluliyeti Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmelidir. ATK’nın 13.02.2020 tarihli raporu ile davacının engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %36.0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacının maddi zararının hesaplanması için aldırılan denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli 14.07.2021 havale tarihli rapor ile davacının geçici iş göremezlik zararının 19.871,72 TL, maluliyet zararının 369.045,72 TL, bakıcı gideri zararının ise 2.282,42 TL olduğu sabit ... gelmiştir. Davacının maddi zararından 60 EU 055 plaka sayılı araç sürücüsü ..., 60 EU 055 plaka sayılı araç maliki ..., 60 TR 888 plaka sayılı araç sürücüsü Mustafa Kepçeli, 60 TR 888 plaka sayılı araç maliki ... ve kazaya karışan araçların ZMMS poliçelerini düzenleyen davalı ... (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen sorumludur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Hukuk Dairesinin 2021/162 Esas, 2021/281 Karar sayılı emsal kararında izah edildiği üzere manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da göz önünde tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davacı yararına 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalı ... dışındaki diğer davalılar işbu manevi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Her ne kadar davalı ... vekili kazaya karışan 60 EU 055 plaka sayılı aracın dava dışı ... Toprak Sanayi Ticaret AŞ’ye sözleşme ile kiralandığından bahisle müvekkilinin sorumlu olmadığını savunmuş ise de, kira sözleşmesinin 25.08.2013-25.08.2015 tarihlerinde geçerli olduğu, kaza tarihinde kira sözleşmesinin devam ettiği hususunun dava dışı ... Toprak Sanayi Ticaret AŞ’den sadır yazılı belgelerle kanıtlanamadığı, davalı ... vekilinin dosyaya sunduğu diğer bir kısım vergi kayıtları ile sigorta kayıtlarının ispat konusunda yeterli olmadığı anlaşıldığından bu savunmasına itibar edilmemiştir. Tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 19.871,72 TL geçici iş göremezlik zararı, 369.045,72 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 2.282,42 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 391.199,86 TL maddi tazminatın davalı ... Kepçeli, davalı ..., davalı ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 01.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketinin sorumluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Kepçeli, davalı ..., davalı ... ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar Mustafa Kepçeli, ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğundan ve verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne dair yeniden hüküm kurulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar Mustafa Kepçeli ve ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece uygulanan müterafik kusur oranının yerleşik uygulamaya göre az olduğunu, tazminat tutarının hatalı olarak TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplandığını, kararın gerekçesinin anlaşılır olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kaza tarihinde kira sözleşmesinin devam ettiği hususunun ispatlanamadığı tespitinin dosya kapsamındaki delillerle çeliştiğini, müvekkilinin traktörün sahibi olduğunu ancak işleteni olmadığını, trafik kazası sonucu doğan zarardan sorumlu tutulamayacağını, davacının maluliyetinin tespiti ve tazminat miktarının hesabında hatalar yapıldığını, davanın ıslahına karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet hesaplamasında TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, müvekkili aleyhine haksız ve fahiş sonuç doğurduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; maluliyete ilişkin hükme esas alınan ATK’nın 13.02.2020 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiş olmasına, davacı araçta yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamasına, yapılan indirimin davacının müterafik kusuru olarak değerlendirilmesine, kazaya karışan araçların ZMMS poliçelerini düzenleyen davalı ... şirketinin poliçe limitleri dahilinde zarardan sorumlu olmasına, davalı ...'ın işleten sıfatı bulunmadığının usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olmasına, aktüer raporunda THR 2010 ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, davacının maluliyeti, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında davacı için takdir olunan manevi tazminatın yerinde olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından..." gerekçesi ile davacı vekili, davalılar Mustafa Kepçeli ve ... vekili, davalı ... vekili ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, zararı karşılamaya yeterli olmadığını, davacının artık çalışmasının mümkün olmadığını, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, güncel asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, daha önce rapor alınmış ve davacı tarafından itiraza uğramamış olsa bile hükme en yakın tarihteki asgari ücret ile hesap yapılması gerektiğini, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu, istemle bağlılık ya da usuli kazanılmış hak ilkelerinin burada uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenen araçların karıştığı trafik kazasında yolcunun, araçların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirketten, araçların malik ve sürücülerinden sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri ve sigorta şirketi dışındaki davalılardan manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve maluliyet zararının hesaplanmasında hata bulunmamasına, manevi tazminatın yasaya Yargıtay içtihatlarına ve hakkaniyete uygun belirlenmiş olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4177, K. 2024/6720, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4177-e-2024-6720-k-95bab1a5ef01