Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4127 E. 2023/12927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4127
- Karar No
- 2023/12927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/215 Değişik İş, 2021/209 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/Davacının İtirazının Kabulü ile Davanın Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Silivri'de 26.09.2019 tarihinde meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle davacıya ait konutun ağır hasar gördüğünü, yapının riskli yapı olduğunun yetkili kurumca saptanıp tahliyesine karar verildiğini, davalıya yapılan başvuru üzerine kısmi tazminat ödendiğini ancak zararlarının tamamen karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksper raporu ile kısmi hasarlı olduğu saptanan taşınmaz için gerekli ödemeyi yaptıklarını ve sorumluluklarının son bulduğunu, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu binanın riskli yapı durumuna gelmesi ile Silivri'de 26.09.2019 tarihinde meydana gelen deprem arasında illiyet bağı bulunduğunun somut delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; taşınmazın deprem nedeniyle yıkıldığının idari makamlarca ve bilirkişilerce ortaya konulmuş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmenin hatalı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 24.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre deprem öncesi binanın hasarlı olup olmadığına dair bilgi bulunmadığı, sigorta poliçesinde binanın hasarsız olduğunun belirtildiği, eksper raporuna göre sigortalı konut ortak alanında bodrum katta kolon hasarı olduğunun tespit edildiği ve sigortalıya payı oranında ödeme yapıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığında akredite kuruluş Avrasya Mimarlık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan inceleme ve tespitler sonucu hazırlanan teknik rapora göre deprem sonrası numuneler alınırken deprem kaynaklı çatlaklar tespit edildiği, binanın genelinin riskli olduğunun tespit edildiği, Üsküdar Belediyesi'nin mühürlediği binayı riskli yapı olarak onayladığı tespitinin mevcut olduğu, bu kapsamda davacıya ait dairenin deprem nedeniyle tam hasara uğradığı kanaatine varıldığı, poliçede öngörülen 71.400,00 TL sigorta bedelinden davalı tarafından ödenen 2.937,12 TL ile poliçe özel şartlarına göre sigorta bedelinin %2'si oranında hesaplanan 1.428,00 TL'nin mahsubuyla davacıya ödenmesi gereken tutarın 67.034,88 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile 10.000,00 TL'nin 01.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; üniversitelerin jeoloji mühendisliği bölümünden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak rizikonun depremden meydana gelip gelmediği konusunda rapor alınması gerektiğini, eksper raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'nda sayılan teminat dışı kalan hallerden birinin de belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar olduğunu, bu nedenle binanın kötü koşullar nedeniyle uğradığı eskimenin davalıya yüklenmesinin uygun olmadığını, riskli yapı kararı ile deprem arasında bir nedensellik ilişkisi olmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait, davalıya zorunlu deprem sigortası ile sigortalı konutta deprem nedeniyle meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, 26.09.2019 tarihinde Silivri'de meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle davacıya ait konutun ağır hasar gördüğünü ve meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamı içinde olduğunu belirterek tazminat talebinde bulunmuş; davalı taraf ise binanın mevcut zararının depremden değil binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluştuğunu savunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davaya konu binanın riskli yapı durumuna gelmesi ile deprem arasında illiyet bağı bulunduğunun somut delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 24.09.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre poliçede öngörülen 71.400,00 TL sigorta bedelinden davalı tarafından ödenen 2.937,12 TL ile poliçe özel şartlarına göre sigorta bedelinin %2'si oranında hesaplanan 1.428,00 TL'nin mahsubuyla davacıya ödenmesi gereken tutar 67.034,88 TL'nin davalı Kurum sorumluluğunda olduğu belirlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; davacıya ait konutun deprem nedeniyle hasar gördüğü ve riskli yapı haline geldiği resmi kurumlar tarafından tespit edilmiştir. Bu tespitler dikkate alındığında, sigortalı konutun bulunduğu binanın yapımının gerçekleştirildiği dönemden bu yana zaman içinde binada oluşan yapısal bozulma ve yapım eksiğinin mi yoksa depremin doğrudan etkisinin mi zarara neden olduğu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktasıdır. Açıklanan bu uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği her tür izahtan uzaktır. Teknik değerlendirme yapılırken de, depremin meydana geldiği yer (merkez üssü), depremin şiddeti, sigortalı konutun bulunduğu yer ile depremin merkez üssü arasındaki mesafe vs. gibi birçok verinin detaylı irdelenmesiyle sonuca ulaşılması gerekli olup belirtilen bu değerlendirmeler, konusunda uzmanlığı bulunan jeoloji mühendisi ile inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından yapılmalıdır. Tahkim Heyetince, davalının sorumlu olup olmadığı hususunda inşaat mühendisi ve jeofizik mühendisi bilirkişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmışsa da 24.09.2020 tarihli bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava konusu binaya ait yapı ruhsatı, proje vs. belgeler ve binanın riskli yapı olduğunun tespitine ilişkin tüm belgelerin ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra konusunda uzman bir jeoloji mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden, deprem ile binanın riskli yapı haline gelme durumu arasında illiyet bağının olup olmadığı, sigortalı konutun riskli ve ağır hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin tespiti ile depremin doğrudan etkisiyle hasarın oluştuğunun (zararın zorunlu deprem sigortası teminatında olduğunun) saptanması halinde, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları ve Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine , 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.