Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3990 E. 2023/13121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3990
- Karar No
- 2023/13121
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/KIT-373 Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 25.04.2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, sürekli bakıma muhtaç ... geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile beraber davalı sigortadan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti doğrultusunda sorumlu olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, usule uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamanın aktüer uzmanı kişilerce yapılması gerektiğini, ceza davası varsa sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı yolcunun emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması ve takılı olmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının avans faiz talebinin yersiz olduğunu ve hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi itibari ile ZMSS poliçe limitinde yer alan kişi başı ölüm ve sakatlanma teminatının 360.000,00 TL olduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı maddesine göre bakıcı giderlerinin bu teminat kapsamı ile sınırlı olmak kaydıyla sürekli sakatlık kapsamında olduğu, 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik ödeneğinin davacıya ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 16.05.2020 tarihli 2020/İHK-10500 sayılı kararı ile, davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 18.01.2022 tarihli 2021/8731 esas ve 2022/667 karar sayılı kararı ile " ...Davacının davaya konu kazada %98 oranında malul kaldığı, sürekli bakıma muhtaç olduğu alınan uzman bilirkişi heyeti raporuyla sabit olduğu gibi, İtiraz Hakem Heyeti'nin de kabulündedir. Taraflar arasındaki ihtilaf, bakıcı gideri tazminatının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları gereğince poliçe teminatı kapsamı dışında bırakılıp bırakılmadığı noktasında toplanmaktadır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı tarafın bakıcı gideri tazminatının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları gereği poliçe teminatı kapsamı dışında bırakıldığı gerekçesiyle bu kalem yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığı yönünde karar verilmiştir. ZMSS Genel Şartları'nın A.5-c maddesiyle, zarar görenin tedavisinin tamamlanmasından sonra tespit edilen sürekli maluliyetine bağlı sürekli (ömür boyu) bakıcı giderlerinden, sürekli sakatlık teminatı ve bu teminata ilişkin limit dahilinde sigortacının sorumlu olacağı düzenlemesi yapılmıştır. Ancak; 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'na karşı yapılan başvurular üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu iptal kararı gereği; sigorta teminatına giren ve girmeyen zararların belirlenmesi; zarar sigorta teminatına girmekle birlikte, poliçedeki hangi teminata girdiği belirlemesinin, ZMSS Genel Şartları'na göre yapılması mümkün değildir. Anılan belirlemelerin, KTK ve bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde de Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla; Anayasa'ya aykırı olduğu için bir kısım hükümleri iptal edilen ZMSS Genel Şartları'na ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin kararı, KTK, BK ve yerleşik Yargıtay uygulamaları dahilinde belirleme yapılması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gereği, ZMSS Genel Şartları'nın A.5-c maddesine göre bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı; bakıcı gideri zararının, AYM iptal kararı da dikkate alınarak Dairemizin önceki yerleşik uygulamaları gereği, tedavi giderleri teminatında yer aldığı hususu hep birlikte ele alındığında, İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan değerlendirmenin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davaya konu edilen sürekli bakıcı gideri zararının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulduğu, 19.01.2023 tarihli hesap raporunun hükme esas alınması gerektiği, davacının 2.131.370,40 TL sürekli bakıcı gideri tazminatına hak kazandığı, davalı ... şirketinin poliçe teminat limitinin 360.000,00 TL olması nedeniyle limitin aşılamadığı, davacı yolcunun traktör rümorkunda yolculuk etmesi nedeniyle %20 oranında müterafik kusurun teminat limiti olan 360.000,00 TL üzerinden yapılması gerektiği , hatır taşıması indiriminin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 288.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, gerçek zarar üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, poliçe teminat limiti üzerinden indirim yapılmasının davacıyı hak kaybına uğratacağını, bu durumda tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 25.04.2018 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak sürekli bakıma muhtaç ... gelmesinden kaynaklanan sürekli bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Dosyanın incelenmesinde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma ilamına uyularak davacının sürekli bakıcı gideri talebi yönünden hesap raporu alındığı, 19.01.2023 tarihli bilirkişi hesap raporunda davacının %98 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunun ve sürekli bakıma muhtaç olduğunun sabit olduğu, sürekli bakıcı gideri hesabının brüt asgari ücret üzerinden yapıldığı, olay tarihinde 54 yaşında olan davacının 22 yıllık bakiye ömrünün kaldığı, yapılan hesaplamada davacının toplam 2.131.370,40 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı talep hakkı olduğu açıklanmıştır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı aleyhine traktörün römorkunda yolculuk yapması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmiş, indirimin bilirkişi raporunda hesaplanan toplam tazminat üzerinden değil, davalı ... şirketinin poliçe limiti olan 360.000,00 TL üzerinden yapılması gerektiği gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 288.000,00 TL tazminata hükmedilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusur indiriminin davalı ... şirketinin poliçe limitinden değil, bilirkişi raporu sonucu belirlenen gerçek zarar üzerinden yapılarak (davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti gözetilerek) sonuca gidilmesi gerekirken, poliçe limiti üzerinden müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.