Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3685 E. 2026/3555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3685
- Karar No
- 2026/3555
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1745 E., 2022/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacıya 03.09.2016 tarihinde davalı ...'un işleten, davalı ...'un sürücü ve davalı ... şirketine sigortalı aracın çarpması neticesinde müvekkilinin %66 oranında malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL tekerlekli sandalye ile tedavi gördüğü süre zarfında kullandığı araç gereç giderleri, fizik tedavi giderleri ile psikolojik destek giderleri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 28.10.2019 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri için talebini 248.608,66 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kusur oranı ve maluliyetin Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, alınan kusur raporu ile davacı ve sürücünün eşit oranda kusurlu bulunduğu, davacının kaza nedeni ile %58 oranında malul kaldığı, 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğu, davacı vekilinin feragat dilekçesi ile manevi tazminat taleplerinden feragat ettiğini maddi tazminat bakımından davaya devam ettiğini ifade ettiği, alınan hesap raporu uyanca davacının taleplerini artırdığı gerekçesi ile davacının bakım gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne, 246.961,66 TL sürekli iş göremezlik zararının 100,00 TL'sinin kaza tarihi olan 03.09.2016 tarihinden 246.861,66 TL ıslah tarihi olan 28.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ. bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 1.647,00 TL bakım giderinin 50,00 TL'sinin kaza tarihi olan 03.09.2016 tarihinden 1.597,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 28.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... AŞ bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; dava açıldıktan sonra davacı ile davalılardan sürücünün 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca önceden anlaşma yaptıklarından ötürü edimsiz uzlaştıkları ve bu sebeple takipsizlik kararı verildiği, hatta bu uzlaşma işleminden önce davacı ile sürücü ve işletenin 18.08.2017 tarihli ibraname düzenledikleri, ibraname içeriğine göre davalıların davacıya 22.000,00 TL ödeme yaptıkları, ödeme yapıldığı takdirde sürücü ve işleten yönüyle maddi - manevi tazminat davasından feragat edileceğinin kararlaştırıldığı, buna göre davacı vekilinin dosyaya sigorta hakkındaki maddi tazminat davasına devam edeceklerine fakat davalılar sürücü ve işleten yönüyle maddi ve manevi tazminat davalarından feragat ettikleri yönünde dilekçe sunduğu, yine ikinci celsedeki beyanında davalı sürücü ve işleten yönüyle tazminat davasını takip etmeyeceklerini bildirdiği, davacı vekili davanın ikamesinden sonra davalılar sürücü ve işleteni belirli bir ödeme karşılığında ibra edip haklarındaki davadan feragat ettiği, ayrıca davanın görüldüğü sırada soruşturma esnasında davalı sanık sürücü ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşıldığı, uzlaşma ve feragatin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olan ZMSS'sına da sirayet edeceği, her ne kadar bu hususta istinafı bulunmasa da bu halin re'sen gözetilmesi gerekeceği, davalı ... şirketi hakkında daimi iş göremezlik zararı ve bakım gideri talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı biçimde yazılı gerekçe ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı vekilince davalı taraflı uzlaşıldığından ve haklarındaki tazminat davasından feragat edildiği halde davalılar sürücü ve işleten aleyhine tazminata hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalıların istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçeninde; sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat etmediklerini, uzlaşmanın geçerli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacı yayaya 03.09.2016 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle her ne kadar sigorta şirketi bakımından taraflar arasında savcılık aşamasında uzlaşma sağlandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz ibaresinin eklenmesi ile uzlaşma nedeni ile davanın reddine karar verilemeyecek olmasına ancak, davacının asıl sorumlu olan sürücü ve işletenden maddi ve manevi tazminat bakımından davadan feragat ettiği, müteselsil sorumlulardan sürücü hakkındaki davadan feragatin diğer müteselsil sorumlu yönünden de teselsülden feragat niteliğini taşıyacağı ve müteselsil sorumlu olan diğer davalının da sorumluluktan kurtulmuş olmasına, bu nedenle sonucu itibari ile verilen davanın reddine ilişkin kararın yerinde olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.