Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3601 E. 2024/2857 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3601
- Karar No
- 2024/2857
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/94 E., 2022/141 K. DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-...vekili Avukat ... DAVALILAR : 1-...İnşaat Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3-Ege Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.11.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.08.2012 tarihinde, davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacılar ...,......, ... ve ...' in babası,...' nin eşi ve davacılar ...,......, ... ve ...' in kardeşleri,...'nin kızının vefat ettiğini, davacılar...... ve ...'in babalarını, davacı ...'nin ise eşi ve kızını bu kaza sonucu kaybetmesi nedeniyle desteklerinden yoksun kaldıklarını, tüm davacıların bu kaza ve kayıpları nedeniyle büyük acı ve elem duyduklarını, kazaya karışan aracın malikinin davacı ... olduğunu ve araçta oluşan hasar nedeniyle de bu davacının zararının oluştuğunu, yolda çalışma yapan davalı şirket ile davalı ...'nün de yoldaki çalışma sırasında alınması gerekli önlemleri almaması sebebiyle kusurlu bulunduklarını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak,... için 100.000,00 TL, diğer davacılar için 70.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ...İnşaat Ticaret Ltd. Şti. ve ...'nden kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 1.000,00 TL,...... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, 200,00 TL cenaze giderinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, ... için 1.000,00 TL hasar bedelinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davacı ... için müteveffa eşi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini 95.511,00 TL'ye, müteveffa kızı nedeniyle talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı talebini 19.361,08 TL'ye, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 18.009,09 TL'ye, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 10.119,78 TL'ye artırmış, bozma sonrası verdiği ıslah dilekçesi ile... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 36.617,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yerde diğer davalı ... Şirketi tarafından yol yapım işinin devam ettiğini, olay yerinde gerekli tüm uyarı ve işaretlemenin yapıldığını, davalı kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın müteveffanın asli kusurundan kaynaklandığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, reeskont faizi de talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; yetki, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, kazanın oluşumunda kusurlarının bulunmadığını, gerekli her türlü tedbir ve önlemin alınmış olduğunu, kazanın müteveffanın tam kusuruyla meydana geldiğini, araçta gereğinden fazla yolcu taşındığını, müteveffanın görme kusurunun da bulunduğunu, talep edilen manevi tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Euro Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti, gerçek zarar ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, olayda müteveffa sürücünün kusuru olmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarını, davacının destek zararlarının ispatlanması gerektiğini, cenaze giderlerinin teminat dışı olduğunu, hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı genelgesine göre yapılması gerektiğini, davacılara SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın gelir durumunun resmi belgelerle ispatı gerektiğini, temerrüt oluşmadığından kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, avans faizi talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2015 tarihli ve 2012/606 Esas, 2015/366 Karar sayılı kararıyla; "... Davacıların uğradığı trafik kazası sonucu oluşan destekten yoksun kalma zararı sebebiyle maddi tazminat talebi 6098 sayılı yasanın 53,55,51ve 52 madde dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Maddi tazminat bu maddeler ve diğer mevzuat dikkate alınarak bilirkişi tarafından belirlenmiştir. Maddi tazminat yönüyle bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Diğer davalılar hakkında açılan maddi ve manevi tazminat yönünden ise diğer davalılara kusur verilmediği için davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar tarafından cenaze giderine ilişkin dosyaya bilg ive belge sunulmadığı için bu konuda açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... için faizin başlangıç tarihi dava tarihi olarak belirlenmiştir. Ayrıca davacıların reeskont faizi uygulanması talebi, yasal faiz uygulanması gerektiği için reddine karar verilmiştir. Arz edilen gerekçeler doğrultusunda davacılar tarafından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... ve davalı ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacı ... için 115.872,98 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, davacı ... için 18.009,09 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, davacı ... için 10.119,78 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, sigorta şirketine karşı açılan cenaze giderleri talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.11.2018 tarihli 2015/18323 Esas 2018/10294 Karar sayılı ilamı ile, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine ancak "...1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda 22.08.2012 tarihli trafik kazası tesbit tutanağına göre, kazanın oluşumunda müteveffa ... KTK 52/1-b uyarınca kusurlu bulunmuş, mahkemece yapılan keşif sonucu Trafik Polis memuru bilirkişiden alınan kusur raporunda sürücü... %87,5, karayolunun bakım onarımından sorumlu kuruluşun kazada ihmalinin olmadığı ancak levhaları betonla desteklediği için %12,5 kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 29.08.2014 tarihli raporda müteveffa Sürücü...'ın, %100 (yüzde yüz)oranında asli ve tam kusurlu olduğu kanaati bildirilmiş, olaya ilişkin soruşturma dosyasında Yıldızeli Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 10.03.2014 tarihli raporunda Karayolları Bölge Müdürlüğü ve taşeron firma ...Şirketi sorumlularının tali kusurlu, araç sürücüsü...'ın asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya ... Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. 3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde cenaze giderlerinin de ölüm nedeniyle meydana gelen zararlardan olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle zarar sorumlusu, ölüm halinde yapılan cenaze giderlerinden de sorumludur. Cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar. Davacılar vekili, dava dilekçesinde, desteklerinin ölümü nedeniyle müvekkillerinin katlandığı cenaze masraflarının da tahsilini istemiştir. Maddi tazminatın her türünün ispatı davacılara aittir. Ne var ki ölen her şahıs için yakınlarının veya ailesinin ya da ailelerden birinin mutlak surette bazı defin giderlerine katlandığının kabulü gerekir. Bu tür giderler her türlü delille ispatlanabilir. Bu konuda delil ibraz edilememesi halinde dahi mahkemece belediye, müftülük vs ilgili birimlerden bilgi alınarak karar verilebileceği gibi TBK'nın 50/2.maddesi uyarınca da bu kalem istek için takdir edilecek tazminata hükmedilmek gerekirken talebin ispat edilmediği gerekçesiyle reddi doğru değildir. 4-Türk Medeni Kanunu'nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı Yasa'nın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir. Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi (anne ve babadan birinin ya da her ikisinin çalışıp çalışmadığına ilişkin ayrıksı durumlar da göz önüne alınarak) gerekmektedir. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda annenin gelirinin %10'unu yetiştirme gideri olarak ayıracağı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de; bu oran Dairemiz uygulamalarına göre fazla olup, mahkemece, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da dikkate alınarak daha uygun oranda indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyetinden kusur oranlarının belirlenmesi için rapor ve ek rapor alınmış, tekrar aktüer hesabı yaptırılmış ve tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporları ve bozma ilamı doğrultusunda "...Toplanan tüm deliller ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya incelenmiş, cenaze masrafları yönünden ve yetiştirme gideri yönünden değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuştur. Mahkememizce bozma ilamına uyularak dosyanın 2019/94 Esasa kaydı yapılmış ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2018 tarih ve 2015/18323 Esas, 2018/10294 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... ve davalı ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile davacı ... için 133.128,90 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (tahsil edilen kısmın mahsubu ve infazda tekerrüre düşmeyecek şekilde) davalı ... şirketinden tahsiline, davacı ... için 18.009,09 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, davacı ... için 10.119,78 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, sigorta şirketine karşı açılan cenaze giderleri talebinin kabulüne, 380,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; müteveffa araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, kusura ilişkin değerlendirmenin eksik yapıldığını, olayın bütünüyle ele alınıp kusur dağılımı yapılmadığını, müteveffanın çarptığı uyarı levhalarının altına bordür taşı yerine kum torbası, su dubası gibi darbe emici unsurlar konmadığından zararın doğduğunu, bilirkişilerin bu hususu raporlarında tartışmadığını, müteveffanın çarptığı uyarı levhalarının asfalt üzerinde olduğunu, yol kenarında bulunmadığını, bilirkişilerin bu hususu atladığını, kusur oranının hatalı belirlenmesi nedeniyle manevi tazminat taleplerinin reddinin de yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili; tek taraflı trafik kazasında kazanın sürücünün kusuru ile oluştuğunu, sürücünün kusuru nedeniyle sebep olduğu kazada vefat etmiş olması sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, davacıların sigorta şirketini ibra ettiğini, ibra tarihi itibariyle hesap yapıldığında ödemenin tüm zararı karşıladığının görüleceğini, davalı ... ibra edildiğine göre kabul anlamına gelmemek üzere sadece fark alacak için hüküm kurulması gerektiğini, bozma ilamı dışındaki hususların usuli kazanılmış hak olduğunu, usuli kazanılmış hakkın karar ile ihlal edildiğini, ikinci kez yapılan ıslaha itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava öncesi sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, müterafik kusur değerlendirmesi yapılmadığını, Sena'nın emniyet kemerinin takılı olmadığını, ilk kararda PMF-1931 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılmış iken bozmadan sonra TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, dava dışı hak sahipleri için destek payı ayrılmadığını, müteveffa Halil'in anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı 22.08.2012 tarihli tek taraflı trafik kazasında vefat eden sürücü ve yolcunun desteklerinden yoksun kalan eş, çocuk ve annesinin destekten yoksun kalma tazminatı, eş, çocuk, kardeş ve annenin manevi tazminat ve cenaze gideri ile araç malikinin araçta oluşan hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 95 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan kusur raporunun çelişkileri giderir, olayın oluşuna uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor olmasına göre davacılar vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacılar vekili, meydana gelen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporunda PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapılmış, bu hesaplama esas alınarak İlk Derece Mahkemesince davanın sigorta şirketi yönünden kısmen kabulüne, davacı ... için kızı ve eşinin vefatı nedeniyle toplam 115.872,98 TL, diğer davacılar... ve ...'in babaları desteklerini kaybetmeleri nedeniyle... için 18.009,09 TL, davacı ... için 10.119,78 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm davacı yararına "kusur yönünden çelişkileri giderecek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, cenaze gideri taleplerinin reddinin yerinde olmadığı ve davacı ...'nin kızı Sena'nın vefatı nedeniyle hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından %10 yetiştirme gideri düşülmesinin fazla olduğu gerekçeleri ile" bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada yeniden bilirkişi raporu alınmış, bu raporda davacı ...' nin kızı Sena' nın vefatı nedeniyle istediği destekten yoksun kalma tazminatı TRH-2010 Yaşam Tablosu'na göre hesaplanmış, İlk Derece Mahkemesince de yapılan bu hesaplamaya itibarla davacı ...'nin kızı Sena'nın ve eşinin vefatı nedeniyle toplam destekten yoksun kalma tazminatının 133.128,90 TL olduğu kabulü ile karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2015 tarihli kararına esas alınan bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken açıklandığı üzere PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılmış ve bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak bozma kararından sonra davacı ...' nin kızı Sena'nın vefatı nedeniyle istediği destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken bu defa TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılmıştır. PMF-1931 Yaşam Tablosundan daha yüksek bir yaşam süresi belirleyen tabloya göre hesap yapılması usuli kazanılmış haklara aykırı olup hükmün davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...Ş.'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.