Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3358 E. 2023/6246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3358
Karar No
2023/6246
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : KIT-2022/2214 HÜKÜM/KARAR : Davacının itirazının kabulüne/Başvurunun usulden reddine SAYISI : K-2020/61994 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 24.06.2019 tarihinde davalı ... nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ikinci bir aracın çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, maluliyete ilişkin raporun usul ve esasa aykırı olması nedeni ile başvurunun usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluklarının bulunmadığını, kusur durumunun açıklığa kavuşması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 24.07.2020 tarihli ve K-2020/61994 sayılı kararıyla; başvurucunun maluliyetine ilişkin düzenlenen raporun yönetmeliğe uygun olmaması nedeni ile değerlendirmeye esas alınamayacağından dava şartı yokluğu nedeni ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlendiği gerekçesi ile raporun hükme esas alınabileceğini iddia ederek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/İHK-22290 sayılı kararıyla; dosya kapsamında maluliyete ilişkin düzenlenen raporun yönetmeliğe uygun hazırlanmadığı, bu yönü ile başvuru sahibinin maluliyetine ilişkin hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.06.2022 tarihli ve 2021/12232 Esas, 2022/9703 Karar sayılı kararıyla; "...Yukarıdaki düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun 12 aylık bekleme süresinin de bu aşamada evleviyetle dolduğu dikkate alınarak, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile ... kararının davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacının itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılarak davanın kabulüne, 360.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Vl. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmemesi nedeni ile başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, kusur durumunun netleştirilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini savunarak ... kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı taraf, davacının istiap haddini aşar biçimde binek araçta şoför ile birlikte 7 kişi seyahat ederek zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; ... tarafından davalının itirazlarına değer verilmemiş, müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Somut olayda; davacı binek araçta şoför ile birlikte 7 kişi bulunduğu sırada kazanın gerçekleştiğini doğrulamaktadır. Bu hali ile meydana gelen olayda istiap haddinin aşıldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda, ... tarafından davalının bu yöndeki itirazının kabul edilerek %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir. VIl. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Dosya kapsamından, davacının yolcusu olduğu aracın binek otomobil olup 1 sürücü ve 6 yolcu ile seyir halinde iken davalının sigortalısına ait aracın davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araca arkadan çarpması suretiyle çift taraflı kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araçta her ne kadar sürücü dahil toplam 7 kişi bulunuyor ise de; kazanın meydana gelmesinde davalının sigortalısının % 100 kusurlu olduğu, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu, dolayısıyla olayın oluş şekline göre kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmadığı anlaşılmakla, istiap haddinden dolayı indirim yapılmamasının yerinde olduğu ve kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun istiap haddinin aşıldığı gerekçesiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği şeklindeki bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3358, K. 2023/6246, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3358-e-2023-6246-k-676102344de8