Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2722 E. 2023/6417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2722
- Karar No
- 2023/6417
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1071 D. İş 2022/1149 SAYISI : 2022/KİT-1913 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü SAYISI : 2017/49556 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.09.2009 tarihinde davacı yayaya davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortasını (...) yaptığı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sigorta şirketi tarafından başvuruya olumlu cevap verilmediğini iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 16.000,00 TL kalıcı iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 150.000,00 TL' ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağının %20’ sini temlik ettiğini, temlik alanın sigorta şirketine başvurarak alacağın %20’ sini talep ettiğini, bu nedenle kime hangi oranda ödeme yapılacağının belirli olmadığını, davacı tarafın maluliyeti kusuru ve zararı ispat etmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan bir gelir olup olmadığının sorulması gerektiğini, uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, savunarak talebin reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, temlik edilen %20 alacak nedeniyle 30.000,00 TL’ lik kısmın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 120.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.08.2017 tarihinden itibaren avans faiz ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını ve karara esas alınamayacağını, tazminat hesap biçiminin ve kusur tespitinin hatalı olduğunu, rapor giderinin ... teminatında olmadığını, tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin yaptığı itirazın yargılama giderleri yönünden kabulüne, diğer itirazların reddine, kararın yargılama giderlerine ilişkin maddesinin çıkarılarak yerine “Başvuru sahibi tarafından ödenen 2.250,00 TL başvuru harcı, 350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.600,00 TL tutarındaki yargılama gideri üzerinden %80 kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.080,00 TL' nin SBN Sigorta A.Ş.' den alınarak başvuru sahibi ...' a ödenmesine, bakiye giderin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. ... kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.02.2022 tarihli 2021/10478 E., 2022/3560 K. Sayılı ilamı ile; Somut olayda; dosya içindeki bilgilerden sigortalı sürücü aleyhinde taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan soruşturma yapıldığı anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60/1. maddesi gereğince haksız eylem nedeniyle açılacak tazminat davaları bir yıllık zamanaşımına tabidir. Ne var ki aynı Kanun’un 60/2. maddesine göre, davalının bedensel zarara yol açan eyleminin suç teşkil etmesi durumunda (uzamış) ceza zamanaşımının uygulanması gerekir. Dava konusu eylem suç niteliğindedir. Bu durumda, BK’nın 60/2. maddesi ve TCK’nın 89/2-b ve 66/1-e. maddeleri uyarınca olayda uygulaması gereken zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımı, borcu ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu nedenle zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan BK.'nın 133. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler sayılmış olup bunlardan biri de dava açılmasıdır. Davanın tamamen ıslahında dava baştan beri (dava dilekçesinden itibaren) ıslah edildiği için ıslah edilen kısım içinde davanın açıldığı tarihte zamanaşımı kesilmiş olur. Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu yaralanma olayı 21/09/2009 tarihinde meydana gelmiş, başvuru Sigorta Tahkim Komisyonuna 23/08/2017 tarihinde kısmi dava olarak yapılmış, ıslah dilekçesi 16/10/2017 tarihinde verilmiş, davalı vekili tarafından ıslaha karşı süresinde zamanaşımı def’i ileri sürülmüştür. Şu durumda; ıslah dilekçesinin verildiği tarih itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/3 ve 66. maddeleri uyarınca olayın bağlı olduğu 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi geçmiştir. Şu durumda, ıslah edilen maddi tazminat miktarı yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum da kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3-Davalı ... kazaya neden olan aracın trafik zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91’inci maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davacının maluliyetine neden olan sigortalı aracın ruhsat kayıtları dosya içinde bulunmamaktadır. Bu nedenle kusurlu sigortalı aracın trafik tescil kayıtları getirtilerek aracın ticari araç olduğunun anlaşılması halinde avans fizine hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde değildir. 4-Kabule göre; Sigortacılık Kanun’unda 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesine "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada araca ait kayıtlar getirtilerek aracın ticari araç olduğu belirlenmiş, ıslaha karşı zamanaşımı def' i ileri sürülmesi karşısında ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı kabul edilmiş, davacının itirazlarının reddine, davalının itirazlarının kabulüne, karar kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü ile 16.000,00 TL tazminatın 21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile kısmen red kararı verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, kısmi dava olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, davalı yanın cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmediğini, zamanaşımı süresinin maluliyet raporu tarihinden başladığını, temliknamenin iptali için dava açmış olduklarını, İlk Derece Mahkemesince temliknamenin iptaline karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, bu kararın bekletici mesele yapılması gerektiğini, bekletici mesele yapılmasının sigorta yargılamasına uygun olmadığı kanaatinde ise İtiraz Hakem Heyetinin dosyadan el çekmesi gerektiğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5 oranında kabulünün hatalı olduğunu, tam olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen ... kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.