Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2628 E. 2026/1725 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2628
Karar No
2026/1725
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/53 E., 2023/143 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/375 E., 2022/385 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... Mühendislik ... ile ..... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle); kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2016 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalılar vekili Avukat ... geldi. Davacı tarafından gelen olmadı. Davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.02.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın talebi üzerine 19.03.2013 tarihinde ... Belediyesi tarafından en fazla 2 gün içinde kaldırmak ve araziyi eski hale getirmek şartıyla, dava konusu İstanbul İli, ... İlçesi ... Ada 2-3-4-5 ve parseller arasında, park alanında kalan taşınmaza hafriyat toprağı depo ederek kaldırması yönünde izin verildiğini, müvekkili tarafından da aynı mahiyetteki talep üzerine 08.04.2013 tarihinde hafriyat döküm izni verildiğini, ancak yapılan incelemede hafriyat toprağının sıkıştırılarak tevsiye edilmek suretiyle yol yapıldığının ve bu yol ile arazinin doğal topografik yapısının değiştirildiğinin, bu yolu kullanan kamyonların dışarıdan getirilen taşları alandaki konkasörlerle kırarak depoladığının ve yoğun toz oluşumuna neden olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle idari yaptırım kararı da alınarak iznin iptal edildiğini, dolgu malzemesinin 15 gün içinde kaldırılmasının istenildiğini, arazinin eski hale getirilmediği gibi bedelinin de ödenmediğini belirterek hafriyat kaldırma bedeline yönelik fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 30.12.2016 tarihli dilekçesi ile dava değerini 593.197,14 TL'ye; 02.08.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.311.859,60 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İSKİ'nin müteahhidi olarak Avcılar ilçesinin değişik noktalarında yaptığı kazı çalışmalarında çıkan toprağı taşıyacak büyük kamyonların, inşaat sahasına ve dar olan sokaklara girmesi imkansız olduğundan belediyeye başvurarak çıkan hafriyatı geçici olarak depolayacak arsa talebinde bulunduğunu, verilen izinler üzerine dava konusu parsellerin kullanıldığını, müvekkilinin dürüstlük kurallarına uyarak üstlendiği işi yerine getirdiğini, buna rağmen idari yaptırım kararı düzenlenip dava açıldığını, idari yaptırım kararlarının iptali için İdare Mahkemelerinde davalar açıldığını, dava konusu taşınmazların üzerindeki hafriyat kaldırılarak ve eski kotlarına getirilerek ... Belediyesine teslim edildiğini, ... Belediyesinin 01.10.2013 tarihli yazısında da dava konusu taşınmazların 02.09.2013 tarihi itibarıyla eski kotlarına getirilerek teslim edildiği, olumsuz bir durum olmadığının belirtildiğini, taşınmazın eski hale getirilmesi nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 30.12.2016 tarihli ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 593.197,14 TL'nin 10.000,00 TL'si için dava tarihinden, kalan kısım açısından ıslah tarihi olan 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporundaki hesaplamanın eksik olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ilk keşif sonrası düzenlenen rapora itiraz edilmesi üzerine düzenlenen ek raporda görüşün değişmediğini, mahkemece sözlü yargılamaya geçilmesi üzerine dava değerinin arttırıldığını, sonrasında mahkemece sözlü yargılamadan sarfınazar edilerek yeniden keşif kararı alındığını ve keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca davanın ıslah edildiğini, mahkemece ikinci dilekçenin ikinci ıslah olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahallinde keşif yapılarak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken dosya üzerinden inceleme yapılmasının yerinde olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları taşınmaza dolgu yapıldığını kanıtlar nitelikte olsa da bu dolgunun araziyi 2013 yılının Mart ve Eylül ayları arasında 6 ay kullanan müvekkillerince yapıldığını göstermeyeceğini, taşınmazın bulunduğu bölgede uzun yıllardır yoğun yapılaşma olduğunu, bu süreçte dava dışı kişilerce de hafriyat toprağı atılabileceğini, 2013 yılı ve öncesine ait hava fotoğraflarının incelenmesi gerektiğini, müvekkillerinin taşınmazları alınan izin doğrultusunda kullanmalarının ardından 02.09.2013 tarihinde teslim ettiklerini, buna ilişkin resmi belgenin dosyada mevcut olduğunu, hükme esas alınan raporda bu hususun değerlendirilmediğini, çelişkilerin giderilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından verilen izne aykırı şekilde hafriyat dökülmesi ve dökülen hafriyatın kaldırılmaması nedeniyle eski hale getirme bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmamış olmasına, kısmi davada ikinci kez ıslah yapılmasının mümkün olmamasına, zarar miktarının yapılan keşifler üzerine arazinin hafriyat dökümünden önceki topografik durumu ile keşif tarihlerindeki topografik durumu gözetilerek belirlenmiş olmasına, arazinin eski kotlarına getirildiği iddiasının davalı tarafından ispatlanamamış olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılar ...Mühendislik... ile .... San. ve Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2628, K. 2026/1725, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2628-e-2026-1725-k-27344877535d